Makas

Makas

Geçtiğimiz pazar benim için özel bir gündü.
Yaşlandığımı hissettirmesine rağmen mutlu bir pazar yaşadım.
Oğluma kız istemeye gittik.
Nişan yüzüklerini taktık.
Adetler, gelenekler ve buna bağlı olarak hoş bir koşturmaca vardı.
Ve derken akşam saatlerinde nişan töreni.
Yüzükleri ben taktım.
Damat ve gelin adayının yüzükleri parmaktaydı artık.

Ancak arada bir kurdela vardı.
Onu kesmek gerekiyordu.
Kız tarafından abla tepsiyi elinde tutuyordu.
Üzerindeki makasa uzandım.
Abla geri çekti, "Bu makas kesmez" dedi.
İşin raconu vardı.
Adetlerimiz ne diyorsa oydu.

Tepsiye yüklüce bir para bırakacaktın.
Yoksa o makas kesmezdi.
Salon hınca hınç doluydu.

Herkes pür dikkat bana bakıyordu.
Gayet sakin bir şekilde, "Hiç önemli değil" dedim.
Elimi ceketimin iç cebine attım.
Oradan kendi makasımı çıkardım. "Bu makas bana ait, gayet güzel keser" dedim.
Çok da güzel kesti gerçekten.
Kız evi kahkaha krizine girdi.

Makaslar çok önemlidir.

Bu ülkede yıllardır bize ait olmayanlarını kullanıyoruz.
Hep yabancılarla önce nişanlandık sonra nikah kıydık.
İngilizler 150 yıl önce geldi, kesip biçti bizi.
Kendi makasları ile geldiler hep.

Borçlandırdılar ve soyup soğana çevirerek paramızı aldılar yüz yılı aşkın süredir.
Beş parasız bıraktılar bizi.

Cebimizden kendi makasımızı da çıkartmadılar.
Yerli araba yaptık seneler önce.
Törenle görücüye çıktı.

Bir el benzin deposunu boşalttı gizlice. "Araba gitmiyor" diyerek fabrika kapattık.
Sonra "Yerli otomobil intihar olur" diyen aileler türedi bu memlekette.
Yabancı şirketlerle nikah kıydılar daima.

Onların mallarını montaj yaptık hemen her alanda.
Biz çalıştık onlar kazandı.

Şimdi Türkiye ilk defa elinde YERLİ MAKAS tutan bir lider gördü.
Hızla büyüyen bir ülke haline geldik.

Yoksulluğumuz ve mutsuzluğumuz bitecek bu hızla.
Enerji hatlarından tutun, ihracata kadar patlama yaşayan bir ülke haline geldik.
Bir işadamı ile beraberdim önceki gün.

Türkiye'de akla hayale gelmeyecek seviyede beyinler olduğunu söyledi.
Türk mühendisleri inanılmaz projelere imza atıyor.
Yerli savunma sanayi hızla büyüyor.

3000 dolara aldığımız bir silahı 200 dolara üretecek beyinler var bu ülkede.
Üstelik dışarıdan gelen o pahalı silahtan daha uzun ömürlü ve daha kullanışlı.
Füze olaylarını anlattı o işadamı bana.
Şaşırdım, şok geçirdim.

İnanılmaz projeler üretmiş Türk mühendisleri.

Ve bu projelerin sayısı o kadar fazla ki tek tek yazsam sayfalar sığmaz.
Tek problem bürokrasi duvarları.
Birileri makasla geziyor ve yol kesiyor.

Çünkü o makaslar arka tarafı YERLİ değil maalesef.
Korkunç oyunlar dönüyor.
O işadamı dostuma söz verdim detaya giremiyorum.
Çünkü detaylar yabancının işine yarıyor.
Bir haber okudum dün.

Güneş enerjisi vadisi kuruluyor Konya'da.
Rüzgar enerjisine fena halde dalmışız ayrıca.
Yılda 600 milyon dolar cebimizde kalmış.

Ve bir başka haber; Kimya ihtisas bölgesi kuruluyor.
5 milyar euroluk bir yatırım.

Türkiye akaryakıt, yağlar hariç kimyasallar dış ticaretinde 25 milyar dolar açık veriyor. 25 milyar dolar açık veriyor.

Yatırım tamamlandığında açığın yarısını biz üreteceğiz.

Yani 12.5 milyar dolar cebimizde kalacak.
Buna benzer binlerce proje sırada bekliyor.
Ve bizden korkuyorlar...

MİLLİ olmayan MAKASLARA geçit vermediğimiz sürece kazanan hep biz olacağız.

Bekir Hazar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız