Danıştay Saldırısı-2!

Danıştay Saldırısı-2!

Türkiye'de hiçbir şey tesadüfen olmaz! Nedeni kesinlikle vardır ve dışarıdadır! 1800'lerin başından bu yana oyun kuranlar AVRUPALI olduğu için bu yazılı olmayan kuraldır! Bu nedenle içerideki tartışmaları ve dalgalanmaları da bu denklemde değerlendirmek farzdır!

Erdoğan'ın aslında kimse göremese de DEVLETTE tek başına yürümesi de bunun sonucudur! Çünkü ne kadar samimi olsalar da değişimi zorlayan tek isim BAŞBAKAN Erdoğan'dır!


Genel tablo, sonuca göre pozisyon almak üzere kodlanmıştır! Çünkü Ankara'da çok kişi devletin kodlarının 150-200 yıldır değişmediğine, şimdi de değişmeyeceğine inanıyor!

Şimdiye kadar buna inananlar kaybetti! Hem İstanbul sermayesi, hem paralel yapı, hem de AK Parti içindeki gizli muhalifler!

(   sitemiz www.dunyavegercekler.com   )

CHP ile MHP'yi saymıyorum bile!
Ama kaybedenler geri çekildi mi?
Sustu mu? Kabullendi mi?

ELBETTE HAYIR! İşte DANIŞTAY SALDIRISI!

Alparslan Arslan'ın silah çektiği günden sonra yine gündemimize oturdu!
Peki DANIŞTAY neydi?

Neden oradan birileri mesaj veriyordu?

Arslan'ın silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybeden Mustafa Yücel Özbilgin'in cenazesinde provokasyona kimler kalkışıyordu?

Cenazeden önce aralarında Anayasa Mahkemesi üyeleri, Danıştay, Sayıştay, Askeri Yargıtay, ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleriyle Barolar Birliği temsilcilerinin de bulunduğu kalabalık ANITKABİR'e gitti!

Daha sonra cenazenin kalkacağı camiye gelip hep bir ağızdan "Katiller dışarı!", "Mollalar İran'a!" sloganları atıldı!

Ortada görevi başında şehit edilen bir hakim vardı ancak yargının temsilcileri suçluyu bulmuş ve hükümete yüklenmeye başlamıştı bile! Ortada delil olması gerekmiyordu!

Sonuçta hükümete gelenler MÜSLÜMAN'dı! Bu yeter de artardı bile! Ve bu insanların gidip yaşaması gereken adres cami avlusunda veriliyordu: İRAN!

Aslında bugün başımıza çorap olarak geçirilmeye çalışılan İRAN o gün de, AYDIN SUİKASTLARINDA da gündemdeydi!
İşte bu nedenle son görevlerini yapmak için avluda bekleyen HÜKÜMET ÜYELERİNE YUMURTA YAĞDIRILDI!

Bu koronun içinde başka illerden gelen hakimler, savcılar, rektörler ve öğretim üyeleri de vardı!
Ve aslında o gün HÜKÜMET DARBEYLE KARŞI KARŞIYAYDI! Çok zor anlardı!

Eski devlet, birinin çektiği tetik yüzünden Erdoğan'ı yine götürmek niyetindeydi! Ellerinden geleni yaptılar!
Ama olmadı! LAİKLİK SOPASIYLA hazırlanan operasyon tutmadı! Ama sıkıntı çoktu! Kolay atlatılmadı!
Neyse...

Şimdi biraz daha geri gidip sonra tekrar bugüne gelelim!
Parçaları biraraya getirelim!

Bizi hafızamızla vurdukları için onların anladığı dilden konuşalım!

Gülhane Hattı Hümayunu ile Osmanlı tebaasının din ve mezhep farkı gözetilmeksizin can, mal, ırz ve namusu teminat altına alındı! Bu aynı zamanda yeni hukuk sistemi, yeni devlet demekti!

En önemlisi artık DEVLET hukukun emrine giriyordu!

Osmanlı'nın en yenilikçi padişahlarından olan II. Mahmut, 1837 yılında Meclisi Vâlây-ı Ahkâmı Adliye adında günümüzün Danıştay'ı ile Yargıtay'ının temelleri olan bir yüksek mahkeme kurdu! Daha sonra 1868 yılında Sultan Abdülaziz döneminde bu yüksek mahkeme (Meclisi Vâlây-ı Ahkâmı Adliye) ikiye ayrılarak Şuray-ı Devlet adıyla Danıştay, Meclisi Ahkâmı Adliye adıyla Yargıtay kuruldu! Böylelikle, yargı ve yürütme birbirinden ayrıldı!

Bu iki yargı organından Şuray-ı Devlet'e hem kanun tasarılarını hazırlama, hem de idarî uyuşmazlıklara çözüm getirme, Divanı Ahkâmı Adliye'ye ise yalnızca "yargı" görevi verildi! Yani Şura'yı Devlet hem kanun yapan, hem de yargılayan makamdı!

İmparatorluk döneminde DANIŞTAY 54 yıl görev yaptı! 1876 Kanuni Esasisi ile yavaş yavaş ortadan kalktı!

1922 ve ardından 1927 yılında son şeklini aldı! Ama asıl güç olarak İNGİLİZLER'in yaptığı 1960 darbesiyle karşımıza çıktı! Yeni Anayasa ile "İdarenin hiçbir eylem ve işlemi yargı mercilerinin denetimi dışında bırakılamaz" hükmü getirildi!

Aslında kulağa hoş geliyordu! Osmanlı'da HANEDANI kontrol altına almak için kurulan sistem revize ediliyor ve şimdi de seçilmiş hükümetleri köşeye sıkıştırıyordu! Yeri geldiğinde tabii!

1982 darbesinden sonra tabana yerleştirilen yeni mekanizmalarla İDARİ YARGI SİSTEMİ tamamlandı! Son nokta da o zaman konuldu!

Danıştay, bugün Türkiye'nin 6 yüksek yargı organından birisidir. 14'ü dava, biri idari daire olmak üzere toplam 15 daireden oluşur. Danıştay HÜKÜMETLERİ yargı yoluyla denetler!

Başkan, Başsavcı, Başkanvekilleri, Daire Başkanları ve üyeler olarak, 168 yüksek mahkeme hakimi görev yapar!

Peki 168 hakim varken neden Metin Feyzioğlu çıkıp bir saat konuştu! Üstüne vazife olmayan konulara girip çıktı.

Karşısında misafir olarak oturan Erdoğan'ı hedef seçti!

NEDEN? İşte buna kafa patlatmalıyız!

Avrupa'nın getirdiği sistemi koruyanlar bu toprakların çocuklarıyla hiç barışmadı! Küçük gördü! Aşağıladı!
Yol vermedi, ilk fırsatta biçti!

Erdoğan da onların hoşlandığı bir lider değildi! 2006'daki Özbilgin suikastını Erdoğan'ın üzerine yıkıp tasfiye edeceklerdi! Laiklik sopasıyla Danıştay üzerinden DARBE yapılacaktı! TUTMADI!

Sonra Avrupa medyasının desteğiyle DİKTATÖR algısı oluşturuldu!
Feyzioğlu da önceki gün bu nedenle elinden geleni yaptı! Gazı hiç kesmedi!

Erdoğan'ın gözlerine baka baka " Bitti, bitti!" dedi! Ancak bir türlü bitirmedi!
Kışkırttı! Gücünü nereden aldığını belli etmeden "Cumhurbaşkanı" tanımı yaptı!

Devlette ANADOLU'yu istemeyen, Avrupa çizgisinden sapmayı asla kabul etmeyen MERKEZ, Erdoğan'ı kızdırarak KÖŞK'e taşımak gayretinde!

Çankaya'ya çıkarsa aşağısını geri alacaklarını sanıyorlar! Planları bu!
Bu nedenle psikolojik suikast hazırlıyorlar! Her savaştan galip ayrılan Erdoğan'ı öfkelendirip BAŞBAKANLIĞI boşaltmasını bekliyorlar!

İNGİLİZLER bu nedenle kolay kolay "Evet!" diyemeyecekleri halde yukarı çıkmasına sessiz kalarak onay veriyorlar!

Aşağıda kalırsa bütün sistemi değiştireceğini bildikleri Erdoğan'ı yukarı çekerek sistemin içinde erimesini planlıyorlar!

Bu nedenle "Yerine kim geçer?" sorusunun cevabı olan şıklar üzerinde şimdiden harıl harıl çalışmaya başladılar!

Ama aşağısı onları şok edecek bilmiyorlar!

Ergün Diler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız