Sonunda olayı çözdüm

Sonunda olayı çözdüm

Bazen bazı öfkeleri anlayamıyorum.
Karşı koymaları çözemiyorum.

Örneğin geçtiğimiz günlerde kardeşim gösterdi.
Genç bir üniversiteli tweet atmış, diyor ki; "Bana ne köprüden, 3.havalaanından.
Ne köprü istiyorum, ne de havaalanı"

Bu nasıl bir düşünce, nasıl bir tepki, nasıl bir öfke?
Hergün en az iki saatim trafikte geçiyor.

Binlerce insanı araçlarda trafik stresi ve öfkesi içinde görüyorum.
Hergün, hergün...

Binlerce insan "Neden yol yok, neden daha fazla köprü yok" diye öfke duyuyor.

Hayatının en az onda birini kilitlenmiş trafikte geçiriyor.

O araba yığınları keşmekeşinde tıpkı benim gibi sinir krizleri geçiriyor.
Ama birileri gençlerimizi yola, köprüye, havaalanına, kentsel dönüşümlere şiddetle karşı duruma getiriyor. Dünyanın en büyük projelerinden biri yapılıyor.
Boğaz'a tüp geçit inşa ediliyor.

Hergün binlerce işçi,emekçi-öğrenci bundan faydalanıyor. Birileri çıkıyor "Marmaray'a binmem" diyor. "Neden içinden geçerken deniz gözükmüyor" diyor. "Su sızıyor" diye asparagas haberler üretiyor.

Kentsel dönüşüm yapılmazsa İstanbul ilk depremde yerle bir olacak.
Gençlik bu dönüşüme karşı örgütleniyor.

Birileri düğmeye basıyor. "Bana ne"ci bir ideoloji oluşturuyor.
Yol olmasın, köprü, olmasın, havaalanı olmasın noktasına getiriliyor.
Sistemli bir çalışma var ortada.

Birileri çok iyi çalışıyor ki, gençlerimizi bu noktaya getirdiler.

Gecekondularla dolu İstanbul'u unutturan bir yapı karşımıza çıkıyor.
Ve OPERASYONLAR yapılıyor bu ülkede.

Büyük projelere, köprülere, havaalanlarına imza atan şirketlerin patronları hapse atılmak isteniyor.
Mal varlıklarına el konmak isteniyor.

Düşünüyorum, taşınıyorum, nasıl bu duruma gelindi diyerek çözümsüzlükte boğuluyorum.

Ve derken bir bakıyorum Mart ayında Türk gençliğinin hayalindeki üniversitelerden biri olan Boğaziçi üniversitesine bir İNGİLİZ profesör getiriliyor. Adam Marksist bir aktivist. Ve ömrünü kentsel dönüşümlerle savaşla geçirmiş.

Çıkıyor üniversite gençliğimizin karşısına ve başlıyor konuşmaya;

"Endüstriyel üretim karşılaştığı aşırıbirikim krizlerini aşmak yolunda inşaat yapmak üzerinden geçici çözümler üretilmiştir, üretilmeye devam etmektedir. Kentlerde yeni büyük binaların inşa edilerek sermayenin karlılığını devamlı kılacak yeni bir ortamın oluşturulması sağlanmaya çalışılıyor" diyor.

Üniversite gençlerini inşaatlarla savaşa çağırıyor. Adamın ismi Prof. David Harvey.

Çok sayıda kitabı Türkçe'ye çevrildi.

Bunlardan biri de "İsyan Şehirleri;

Şehir hakkından kentsel devrime"

İstanbul'a gelmiş Gezi ile ilgili araştırmalar yapmış. Toplantılara katılmış.
Ve aynı David Harvey dün bir medyaya röportaj veriyor. "Gezi her an tekrarlanabilir.

İleride Gezi'yi taklit eden AYAKLANMALAR göreceğiz.

Türkiye'de şehir AYAKLANMALARI geleneği oluşmaya başladı" diyerek mutluluğunu dile getiriyor.

Bu AYAKLANMAYA katılacaklara taktikler veriyor. Beyefendi'nin yeni AYAKLANMA müjdesi mutluluğunu yaşadığı ve paylaştığı medya kurumu İngiliz BBC...

Devletin yayın organı.
Kraliçe'nin 1 numarası...

Evet Buchkingam Sarayı'nın malı BBC yeni AYAKLANMALARI konuşuyor.

Vardır buralarda bir yerlerde mesajı alacak olanlar!!!

Evet şu anda bana ait olan sorunu çözdüm. "Köprü, havalanı, tüp geçit istemiyorum" diyen twitter gençliğini şimdi anlamaya başladım.
ALGI operasyoncuları iyi çalışıyor.

Her yerdeler ve hatta üniversitelerdeler.

Bu memleketin eğitim kurumlarının özel davetlisi olarak hem de...

Bekir Hazar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız