Kucak

Kucak

Afrika'da meşhur biz söz vardır; "Batı buraya geldiğinde kucaklarında İncil vardı.

Bizim kucağımızda ise madenler, petrol, altın ve elmas...
Aradan yıllar geçti bir baktık bizim kucağımızda İncil var.
Batıdan gelenlerin kucağında ise bizim madenler." İngiltere'nin Hindistan'a Vali atadığı yıllar.

Koca ülkeyi Büyük Britanya İmparatorluğu'nun bir vilayeti haline getiren sistem.

Ve bu İngiliz sistemi sömürgeye yatırım yapıyor.
Hindistan'a binlerce yeni tekstil makinesi sokuyor.
Hindistan o dönemde tekstilde çok ilerlemiş durumda.
Müthiş paralar kazanıyor.

İngiliz Vali "Sizlere sunduğumuz yeni makineler çok değerli" diyor. "Dikkatli kullanın, bozmayın" diye uyarıyor.
Ve bombayı patlatıyor; "Her kim ki, makineyi bozarsa parmağı kesilecek."

Bu uyarıdan sonra yeni makineler kullanılmaya başlanıyor.

Gelinen sonuç ise korkunç; Kısa bir süre içinde tam 200 BİN Hindistanlı tekstil ustasının parmağı "Makineleri bozdular" bahanesiyle İNGİLİZLER tarafından kesiliyor.

Hindistan'da tekstil sektörü makine kullanacak kalifiye parmaklar olmadığı için batıyor. İngilizler'e PARASAL bağlılık göbekten kalbe taşınıyor.

Bu korkunç olayı hafta sonu ahaber'de Yazboz programında Anka Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mehmet Sağlam aktardı bizlere.

Uydurma, kaydırma yok.
Bu bir iddia değil. Gerçeğin ta kendisi.

İngilizler sahip oldukları, kurdukları, girdikleri ülkelerde PARMAK keserler.

Çıkarlarına kim engel çıkarırsa, onlar da SATIRLARI çıkarırlar.
Lozan'da koca bir imparatorluğu darmadağın ettiler.
Masaya oturmadan birkaç yıl önce İstanbul'da bir okul kurdular.
Verdikleri eğitim ilginçti.
Şifre ve kodları çözme eğitimi veriyorlardı.
Yani bir istihbarat okuluydu bu.

Lozan'a gelindiğinde Türk heyeti her masaya oturduğunda ne konuşacaklarını İNGİLİZLER biliyordu.
Çünkü Türkiye'den Lozan'daki Türk heyetine o dönemde şifreli binlerce TELGRAF gelmişti.
O dönem telefon, cep tel yoktu.
Sadece TELGRAF vardı.

Ve İstanbul'daki istibarat okulunda eğitilen İNGİLİZ DEVŞİRMELERİ bizim telgrafları ele geçirdiler.
KOD'ları çözdüler.

Bizimkiler masaya oturmadan İNGİLİZ heyetinin önüne koydular.
Bir İmparatorluk bugünkü tabirle "DİNLENEREK" paramparça edildi.
Devletin Cumhurbaşkanını, Başbakanını, Dışişleri Bakanını, Genelkurmayını dinlerseniz, o ülkede istediğiniz gibi PARMAK kesersiniz.
İstediğiniz gibi yönetirsiniz.

Şifre ve Kodları çözdürecek yerliler önemli değildir. Onlar görevlerini yaparlar "AFERİN"i alırlar.

Ancak KOD HİZMETİ alanlar ÜLKEYİ YÖNETECEK olandır.
Evet Türkiye'nin derhal ve en kısa zamanda bu "DİNLEME SENDROMU"nu çözmesi hayati önem arz ediyor.

KOD'çu yetiştirilenlerin KOD'larının hemen çözülmesi gerekiyor.
Çünkü bu ülkeyi kuran GÜÇ'ler belli oldu ki PARMAK KESMEK istiyor.
Dalga dalga gelen OPERASYON üzerine OPERASYON'lar artık bu gerçeğin TELLALLIĞINI yapıyor.

Medya BARONU Murdoch'un İNGİLİZ gazetesi Financial TİMES dün yeni bir çağrı yaptı diyor ki; "Türkiye'de İKTİDARDA taze kan değişikliği piyasalarda olumlu karşılanacaktır."

Evet kan değişikliğini parmaklarını gözümüze sokarak açık açık istiyorlar.

PARMAĞI uzatın diyorlar.
Ezan üzerine ÇAN sesi istiyorlar.

Tek amaçları var; Türkiye'yi kucaklarına almak.
Ne yapacağız?
Bu kucağa oturacak mıyız?
Afrikalı mı takılacağız?

Bekir Hazar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız