Kaybedecekler

Kaybedecekler

1. Dünya Savaşı'nda bir İngiliz general vardı.
Adı; Lüdendorf'tu.

Komutanı olduğu cephede Almanlar'dan sürekli tokat yiyordu.
Tarihe böyle geçmişti. Ama umurunda değildi.

Savaş sonrası anılarını böbürlene böbürlene anlatıyordu. "Büyük zafer kazandık" diyordu.

Yediği tokatlar aklına bile gelmiyordu. "Büyük petrol yatakları bizim oldu" diye hava atıyordu.
Savaşın hemen sonrasında İngiliz Avam Kamarası'nda hareketli saatler yaşanıyordu.

Royal Dutch Shell grubu idare meclisi üyesi ve dünyaca ünlü petrol uzmanı Eg.Prettymann kürsüye çıkmıştı.

Adam İngiliz Lordlara haykırıyordu; "Savaş sonrası imzalanan anlaşmalar ile Almanlar'a, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na ve Osmanlılar'a diz çöktürdük.

Bu üç ülke dünya petrollerinin YÜZDE 50'sini bilfiil İngilizler'e vermiştir.
Büyük Britinya artık bir PETROL İMPARATORLUĞU haline gelmiştir."

O zamanlar bugünkü gibi arabalar yoktu.
Günde 1000 araç trafiğe girmiyordu.
Ancak adamlar neredeyse 100 yıl öncesinden 100 yıl sonrasını konuşuyordu.

100 yıl öncesinde 100 yıl sonrasının savaşını yapıyor, kan akıtıyordu 100 yıl öncesinde 100 yıl sonrasının nesilleri için lazım olacak PETROLÜ konuşuyordu.

Ve o petrolü 100 yıl öncesinden cebe koyuyordu. Büyük devlet veya imparatorluk böyle olunurdu.

Osmanlı da petrolü düşünmüş, konuşmuş, Sultan Abdülhamid Han 60 ayrı bölgede petrolün yerini nokta atışı yaparak belirlemişti.
Hem de ata biniyordu o zamanlar Sultan Abdülhamid.
Ama önemli değildi, geleceğe, bu ülkenin çocuklarına yatırım yapıyordu.

Ama bu ülkenin Masonlaştırılmış çocukları vasıtasıyla tahttan indirildi.
Bu ülkenin aynı Mason çocukları imparatorluğu savaş soktu.
Hiçbir gücün dayanamayacağı 30 cephede savaştırdı.

Ve 100 yıl sonrasının petrol haritasında yer alan bölgeleri İngilizler'e altın tepside ikram etti.

O İngilizler artık Osmanlı'nın yerine kurulan ülkede her yerdeydi.
Zenginleştirilecek ve "Bizim çocuklar" denecek aileler buldular.
Bu ülkede yıllarca toplanan vergilerin yüzde 80'ini Boğaz'da oturan yalılara aktardılar.

Çünkü Boğazlar da bizim değil onlarındı.
Ve Boğaz'daki yalılardan yönettiler bu ülkeyi.
Kim iktidara gelirse gelsin önemli değildi.
Yanlış yapan darbeyle indirildi.

Onun için dünyanın sayılı darbe ülkelerinden biri olduk yıllarca.

100 yıl önceki İNGİLİZ AKLI at, katır ve eşeğe binerken bile PETROL İMPARATORLUĞU ilan edebiliyorsa, 100 yıl sonra neler yapmazdı.
Daha düne kadar kendi topraklarında bazı bölgelerde KENDİNE yasayla PETROL ARAMA YASAĞI koyan bir ülke ve devlet adamlarına sahiptik.

Bugün MİLLİ DEVLET diyen insanlar çıktı bu ülkede.
Kürtlerle kucaklaşan, PETROL havzalarına inen, ENERJİ BORU hatlarıyla büyüyen bir ülke olduk.

100 yıl önce AT ÜZERİNDE petrol haritasını çizen Sultan Abdülhamid'in kemiklerini sızlatmaktan vazgeçtik.

Ve Türkiye kaçınılmaz bir şekilde DÜNYA PETROL BORSASI olmaya doğru hızla ilerliyor.

Artık Azeri, Rus, İran, Irak petrol ve doğalgazı Türkiye'den geçecek.
Akdeniz doğalgazının tek geçiş yolu Türkiye.
Hepsi buraya gelecek.

Devasa Petrol ve Doğalgaz dolum tesisleri kurulacak.
Türkiye sadece taşıyıcı değil bu depolarda topladığı petrol ve doğalgazı satarak da büyük PARALAR kazanacak.
Yani Doğalgaz ve Petrol Tüccarı olacağız.
Fiyatları biz belirleyeceğiz.

YENİ TÜRKİYE ENERJİ İMPARATORLUĞU'nu kuracağız.

Kim ne yaparsa yapsın...
Kim Ali-Cingiliz oyunlarına maşa olursa olsun... Dünyada değişen şartlar bizi oraya götürüyor.
Debelenenler kaybedecek!

Bekir Hazar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız