Hotel Türkiye

Hotel Türkiye

Türkiye 17 Aralık'tan sonra yakalandığı türbülansı seçimle atlattı! Büyük ihtimalle bu ilk raundun sonuydu! Karşımızdaki güç, arkasındaki akıl saldırıların kesilmeyeceğinin, en fazla şekil değiştirip geleceğinin işaretini veriyor! Bu toprakları TÜRKLER'in yönetmesine karşı çıkanlar kurdukları koalisyonla yine geleceklerdir! Şimdi onlar için toplanma zamanı, tabii fırsat bulabilirlerse!

KUMPAS harekatının başladığı günlerde çok şey yazıldı, çok şey çizildi! Tapeler, montajlar, iddialar, dinlemeler, böcekler, takipler, gözaltılar birbirini izledi!

HALKBANK'a girildi. BATI'nın kontrol altında tuttuğu İran'dan, Türkiye'ye akan paraların yönü değiştirildi. Bölgede at oynatan oyuncular, TÜRKLER'in sahneye çıkmasını istemedi! Paraya yön vermesini kaldıramadı! Küresel oyunu bozan yeni bir AKTÖRÜN sahaya inmesi istenmedi! Düne kadar olduğu gibi Ankara söyleneni yapacak, asla ve kat'a oyuna dahil olmayacaktı! Hele PARANIN YÖNÜNÜ İstanbul'a, Ankara'ya çevirmek gibi çılgınca bir planın içinde olmayacaktı!

Fotoğraftaki sıkıntının nedeni buydu!

Türkiye emir eri olmaktan çıkmıştı! Bu, bölge için yeni bir şeydi! 90 yıldır unutulan gücün kendine gelmesi ayağa kalkması ve "Ben de varım!" demesi bütün dengeleri bozdu!
Bu, Pensilvanya ve arkasındaki gücün kenetlenmesine yol açtı!
Bunun çok işareti vardı!

Bildiğini okuyan Türkiye'den rahatsız olanlar hiç vakit kaybetmeden buluştular!

TAPELER ortaya çıkınca da bunu net olarak gördük!
Ama Türkiye'nin üzerinde hiç durmadığı, gereken önemi vermediği ve atladığı TAPELER sanıldığı gibi Fethullah Gülen'le ilgili değildi!
Oyunu görmek için onu görmek ona kulak vermek gerekiyordu!
Kimdi o?

Süleyman Hamit Müftigil!

Hatırlayalım! Müftigil ile biri konuşuyor! Tarihler 21 Ekim'i gösteriyor! Yani 17 Aralık'tan önce!

SÜLEYMAN: Nisan'dan sonra bakanları, milletvekilleri biz belirleyeceğiz.
ORHAN: Türkiye'yi biliyor musun?
SÜLEYMAN: Bunlar iyi günler.
Senaryoyu biz yazacağız.
ORHAN: Ağaoğlu'ndan Emrullah Turanlı'ya kadar. 7-8 kişi de var.

SÜLEYMAN: Bu iş hükümeti yıkacak. Bahri Uğraş, TEB'den Hasan Çolakoğlu ve 3 kişiyi buraya getirdim. İstikbal Mobilya Kayseri, HES Kablo, Garanti Bankası yüzde yüz destek. Genç Parti var ya, onu aldılar. İçi düzenlendi. Bayramdan sonra ayın 25-26'sında (Kurban Bayramı) resmi müracaatı yapılacak. 78 milletvekili AK Parti'den ayrılıp buraya girmeye hazır. Erken seçim gözüküyor. O kişiyle (Gülen) bağlantıda olduğum cemiyetler arasındaki koordinasyonu sağladım. Taşı, tuzluğu koysam onu vekil yaptırırım.

Müftigil, 20 Ekim 2013'de de Ahmet Sürücü adlı kişiyle, Pensilvanya'nın yeni parti oluşumunu konuşuyor.

AHMET: Oluşum var mı orda?

SÜLEYMAN: Var. Abdullah Bey sonuna kadar orda kalacak.
Temmuz'da süresi doluyor. Onlar bununla rakip seçime girecek.
Hesaplar da şu. Hizmetin yüzde 8'i var. AK Parti'de Tayyip karşıtı yüzde 15 var. CHP, MHP oradan buradan gelen liberal tipler var.
ANAP'ın ilk zamanını izleyen tipler var. Yüzde 58 civarında oy.
Topladığında buna geliyor.

Böyle konuşmaların arasında kimselerin üzerinde durmadığı ve anlamadığı o şifreli konuşma geliyor!
Bunu anlamadığımız zaman kimlerle savaştığımızı da anlamayız! Nasıl mücadele edeceğimizi de bilemeyiz!

Gülen ve adamlarına "saldırı!" emri veren de o güçtü! Hatta o kişiydi!
Iskalanan ve atlanan oydu!

Müftigil karşısındakine şunları söylüyor! "Otelin ismi, fiyatı belli. Bana bu otel teklifini yapan adam o büyükelçi için, alamama şansım var mı sence. Otel üstünde yüzde 90 oranında prensip anlaşmasına varıldı. (Bu şahıs ile) Herhalde Türk ve dünya tarihinde birinde bir saat, birinde 45-50 dakika, bir de son dakika onunla yüz yüze görüşen bir üçüncü adam yoktur."

Müftigil, Pensilvanya Caddesi'ndeki Willard Intercontinental Hoteli kastettiği söylense de gerçek bambaşkaydı!
Konuşulan bir otelin alım satımı değildi! Konuşmasında sözünü ettiği de otelin sahibi değildi!

Dünya tarihinde hiçbir Türk'ün üç kere görüşemez diye altını çizdiği isim ŞİFRENİN TA KENDİSİYDİ!
Bu kimdi?

Bunu bildiğimiz zaman Gülen'i de hizmeti de Paralel Yapı'yı da çözüyorduk!

Bu isim Gülen'i dünyaya açan ve ona sahip çıkan güçtü!
Paranın da, gücün de sembolüydü!

O kadar güçlüydü ki OTEL denilen yer TÜRKİYE idi! Anlaşma yapılan husus Türkiye'nin kimin eline verileceğiydi!
En güçlü aday da Fethullah Gülen'di!
Müftigil'in üç kere konuştuğu isim dünyanın her yerinde büyük ve yıkılmaz güçtü!

Gizlenerek, sızarak, şifre ve kod kullanarak gelişen ve büyüyen hizmetin arkasındaki destekti bu!
Bu güç CUMHURİYET'i kuran ve istediğine yol veren bir onay makamıydı!

Yeni adayları da Gülen'di!

Bu nedenle Erdoğan'ın gitmesi, yerine onun gelmesi gerekiyordu!
Bütün organizasyon bunun içindi!
Bizim gizli sahibimiz yeni oyuncuyu bulmuş, Türk DEVLETİNE ve MİLLETİNE bir şey söyleme gereği de duymuyordu!
Bilmediğimiz gizli gerçek buydu!

OY bir yere kadardı! Bunların aklı OYLAR'ın rengini belirlemeye de yeterdi! Olay yaratılır, ellerindeki medya gücüyle HALKI etkiler ve sonuçları belirlerlerdi! Çok örnekleri vardı!

Gülen'e saldırı emrini veren işte bu BÜYÜK BARONDU!
Türkiye'den kimsenin görüşemediği ama Müftigil'in DİNLENMEME GARANTİSİ ile yaptığı RAHAT görüşmenin nedeni de buydu!
BÜYÜK PATRON koruyucu ve kollayıcıydı!

Paralel Yapı denilen organizasyon BARONUN adamlarından biriydi sadece!

Ankara ülkenin tapusunu elinde tutanla ile savaşıyor!
NOTERE gitmeden elinden çekip aldığımız için de çok öfkeli!
BEDDUA'nın nedeni bu!

Çünkü BARON ilk kez burada yenildi!
Boğaz'daki emanetçisi bunu çok iyi biliyor!
Kaygıları bu nedenle çok ama çok büyük!
Bakalım ne olacak!

ERGÜN DİLER/TAKVİM
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız