Harita

Harita

Büyük fotoğrafın tek ve küçük parçalarıyla ilgilenmekten bütünü bir türlü göremedik! Yerel ve küçük ölçekli siyaset, siyasetçi, diplomat, profesör, gazeteci, işadamı, din adamı, sporcu, tarihçi ve asker profili nedeniyle ne üstümüze oynanan oyunları ne de dünyada nelerin olup bittiğini anlayamadık!




Dünyayı ve coğrafyayı KOMŞULARIMIZDAN ibaret sandık!

En çok uzaklaşabildiğimiz nokta BATI'da MALTA, DOĞU'da ise PAKİSTAN'dı!




Denizlere ise tamamen uzaktık!




Üç tarafı suyla çevrili ülkemizin dört tarafının düşmanla çevrili olduğunu ezberlerdik! Bu nedenle yenilebilen 10 çeşit balık ismi sayamaz hale geldik!




Denizden uzak kalınca da gerçek hasmımızı atladık!

HARİTADA ülke dışına çıkıp bakmayı bilmediğimiz için, içerideki karışıklıkların da temelinde yatan DIŞ GÜCÜ ıskaladık!

Dün hafızamı tazelemek için Google'a THE BRITISH EMPIRE yazıp aradım!

Karşıma korkunç bir tablo çıktı!




Dünyanın her kıtası ve her denizi resmen Kraliçe ve adamları tarafından kontrol altındaydı! Her noktadan stratejik bir gözle hedefteki BÖLGE kontrol ediliyordu! Özel noktaların dışında AKILLA seçilmiş 14 hava üssü vardı!




Avustralya'dan Kanada'ya kadar olan HAT üzerinde ismini bilmediğim pek çok ada KRALİÇE'nin gözleriydi!

Avustralya, Papua Yeni Gine ve Yeni Zelanda'dan açılan göz, KANADA'da kapanıyordu!




Her kıta kesinlikle büyük ülkelerle KONTROL ediliyordu! Rusya'yı şimdilerde ÇİN'le ama öteden beri Hindistan ve Myanmar ile hemen altındaki adaları Malezya, Singapur ve Brunei ile gözetliyordu! Afrika ise çok ilginçti! Dikine bir çizgi ile alınması gereken yerler cebe indirilmişti!




En tepede MISIR ile başlayan hat Sudan, Kenya, Uganda, Tanzanya, Rodezya ve Güney Afrika ile sonlanıyordu. Batı tarafında da önemli kaleler düşmüştü!




Gambia, Sierra Leone, Nijerya ve Gana, Kraliçe'nin hizmetindeydi... Her gittikleri yerden yakın denizler ve geçiş yolları tesadüfe yer bırakılmadan kontrol ediliyordu!




Zaten biz gittiğimiz için SOMALİ'de ikinci kez saldırıya uğruyorduk!

Bu kadar mıydı?

Elbette hayır!




Trinidat Tabago, Bahamalar, Barbados, Honduras, Jamaika, Bermuda ve İngiliz Guyanası ile PANAMA, Dikelya ve Ağrotur ile KIBRIS, Cebelitarık ve Malta ile AKDENİZ, Irak ve Körfez ülkeleriyle BASRA, Mısır ile SÜVEYŞ avuç içindeydi!




İsmini ilk kez duyduğumuz onlarca adayla HEDEF bölgeler çevrelenmişti!




Dünya haritası resmen dantela gibi işlenmiş ve hiç boş zar atılmamıştı! Hong Kong, Sarawak, Tonga, Fiji, Tuvalu, Kiribati, Solomon, St. Helen, Nauru, Samao ve isimini bildiğimiz FALKLAND gibi neden önemli olduğunu bilmediğimiz ADALARLA uzak bölgeler ve geçişler kıskaca alınmıştı! Seyşeller, Mairutus, Maldivler gibi ünlü deniz noktaları hep cepteydi!




Her deniz, her kıta sarılmış durumdaydı!

Bankalara ve finans operasyonlarına baktığınızda da aynı HARİTA ile karşılaşıyordunuz!




Zaten gücü ele veren de buydu!

En önemlisi ise 13 KOLONİ (Thirteen Colonies) ile Amerika'nın BATI bölgesinin Kraliçe'ye hizmet ediyor oluşuydu!

Beni en çok bu şaşırtmıştı!




BRİTANYA İMPARATORLUĞU adından fazla söz ettirmese de bütün gücüyle ortadaydı! Demir, çelik, petrol, gaz, alüminyum, bakır, para, altın, elmas gibi stratejik öneme sahip bütün enstürümanlar bu haritanın sahibi tarafından yönetiliyor ve kullanılıyordu!

Zaten bu gerçekle yüz yüze geldiğinizde TÜRKİYE'nin ne kadar zor bir sınavdan geçtiği ve geçeceği gerçeği de ortaya çıkıyordu!

Dünyayı parselleyen, Amerika'yı gerektiğinde kullanıp kenara atan, gerektiğinde ise ortaklık kuran ve Rusya'yı hedefe koyan bir yapının olmazsa olmazı Türkiye idi!




Bunu ben değil harita söylüyor!




Kontrol ettikleri ülkelerdeki uyguladıkları sistem ise hep BORÇLANDIRMA, DEDİĞİNİ YAPTIRMA modeline dayanıyordu!

Özellikle Amerika'nın keşfinden sonra ortaya çıkan bol miktarda ALTIN, taşınmaz malların yanına taşınan servetleri de ekliyordu!




Ve Avrupa'nın bütün değerli madenleri LONDRA'da toplanıyordu! Altın buraya akınca BORÇ VERMEK de aynı koordinattan çıkıyordu! En eski çek 11 Temmuz 1676 tarihliydi! Kum saati akmaya başlamıştı yani! 1694'te Bank of England'ın kurulmasıyla dünya çapındaki oyun giderek yayıldı!




Fransa'da Comptoir d'Escompte de Paris 1863'de, Credit Lyonnais 1863'de ve Societe Generale 1864'de kuruldu. Kuranlar LONDRA'da oturan Rothschild ailesinin üyeleri ve İngiliz soylularıydı!




BANKNOT basan bankanın hisselerine sahip olan ve pek ortaya çıkmayan aileler önce Avrupa'yı sonra Hindistan ve Çin'i sonra da Ortadoğu ile Afrika'yı aldı!

Bizi de unutmadılar tabii!




Baltalimanı ve Kanlıca Ticaret anlaşmalarıyla hammaddeleri alıp karşılığında BORÇ verdiler! Bununla birlikte hemen sistemlerini kurdular!




GALATA BANKERLERİNİN üzerinden ilk kurdukları banka 1847'deki "Banque de Constantinople"dı...

Bunu 1863'te kurulan Bank-ı Osmani izledi! Köylüyü esir yapmak için MEMLEKET SANDIKLARI 1867'de, Ziraat Bankası ise 1887'de hayata geçirildi!




Para ile gittikleri her yerde son sözü söyledikleri halde üzerinde seyahat ettiğim haritada TÜRKİYE onlardan ayrı görülüyordu!

Oysa parayı ne zaman getirdikleri ortadaydı!

Altına imza atılan anlaşmalar da!




Peki ama neden diğer ülkelerde kendi DAMGALARINI GÖSTERMEKTEN kaçınmayan Kraliçe konu Türkiye olunca topu taca atıyordu!




Çünkü Türkiye kontrol ettikleri MÜSLÜMAN coğrafyada devlet olabilmiş ve medeniyet kurabilmiş tek güçtü!

Bu nedenle bizi uyandırmak istemezlerdi! Kaçınırlardı! Zaten yetiştirdikleri siyasetçilerle, işadamlarıyla, din adamlarıyla, askerlerle kontrol ediyorlardı! Fazlasına gerek yoktu!




PARA üzerinden kurdukları sistemin anlaşılması önce Türkiye'nin, ardından diğer Müslüman ülkelerin ayağa kalkmasıyla sonuçlanırdı!

Oslo, Gezi, 17 Aralık gibi operasyonların tek amacı özenle kurdukları dünya sisteminin ERROR vermemesi içindi!




Türkiye'nin ayağa kalkıp bölgede başka bir denklem kurarak ilerlemesi, KRALİÇE'nin bütün vücudunu saracak bir hastalığa yakalanması demekti!




KORKU BUYDU!




Ama bunu anlatacak çok insan yoktu!

Bu tehlikeyi bertaraf etmek için yine içerideki adamlarıyla gelecekler!

Baltalimanı'na geldiklerinden beri buradalar! Sistemleri onlar kurdu! Onlar geldikten sonra göze batmasınlar diye yönettikleri Norveç, İsveç, İspanya, Portekiz, Hollanda, Belçika ve Fransa'ya da aynı ayrıcalıkları sağladılar!




Yani ipimizi Londra çekse de fail sayısı birden fazlaydı! Bu onları görmeyelim diye hazırlanan usta işi tezgahtı!

Bizlere zaferlerin SİLAHLA kazanılacağı öğretilirken İngilizler para ile gelip ülkeyi alıyor, Osmanlı'yı yıkıp yerine kendi istedikleri bir yapının filizlenmesine izin veriyorlardı!

Yani kavga bu günün işi değildi!

Tarihi bir maç yapıyoruz!

Kazanmadan rahat yok!

Asla!




Ergün Diler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız