Türkiye'siz Ortadoğu düzeni

Türkiye'siz Ortadoğu düzeni  Başımıza musallat edilen belalara bakıp, sakın fotoğrafın tamamını kaçırmayın. Bir yıldır Türkiye'nin artan gücünü ve yükselen yıldızını karartmak için uygulamaya konulan senaryo iç politik değil, dış politiktir. Fas'tan Malezya'ya kadar tüm İslam aleminde bir ay gibi parlayan Türkiye'den ve İslam dünyasının tartışmasız lideri olan Erdoğan'dan kurtulmak için ellerinden gelen her şeyi yapan bir kesim var. Peki kim bunlar?  Çok komplo teorileriyle ilgilenen biri değilimdir. Daha çok sahaya, toplumlara ve ekonomik gelişmelere bakarak olayları anlamaya çalışıyorum. Şimdi gelişmelere beraber bakalım.  Ortadoğu ülkelerinin tamamında büyük bir Türkiye sevgisi hakim. Televizyonlarında Türk dizileri var. Sokaklarında Türk bayrakları, evlerde Erdoğan posterleri, kıyafetlerde Türk markası hakim.  İnşaatlarını, yollarını, barajlarını ve havaalanlarını Türk müteahhitler yapıyor. Sağlık, turizm, sanayi, gıda ve tekstilde Türkiye Ortadoğu pazarına hakim olmak üzere.  Enerji alanında boru hatları ve geçiş güzergahları nedeniyle kilit bir ülke konumunda. Kendi milli projeleri nedeniyle tank, füze, silah üretimiyle savunma sanayinde önemli bir aktör olmaya başladı.  Şimdi bu tablodan kimler rahatsız olur? Hepimizin aklına bir çok ülke geldi değil mi? Bu ülkelere çeşitli sermaye ve politik grupları da ekleyin. İşte bu 'Türkiye karşıtı şer cephesi' Erdoğan ve Türkiye karşıtlığında ittifak ettiler ve bir senaryo çerçevesinde hareket ediyorlar.  İki operasyon yürütülüyor:  1. Türkiye'nin içini karıştır, Erdoğan'ı siyaset dışı bırak.  2. Ortadoğu'daki müttefiklerini ve destekçilerini saf dışı bırak.  Türkiye içindeki ihaleyi alan ve yürütenler belli. Erdoğan'ı ve Ak Parti'yi kim sevmiyorsa bu ittifakın içine girdi.  Kirli sermaye grupları, Doğan medyası, ulusalcılar, radikal Aleviler, radikal solcular, DHKP-C gibi yasa dışı örgütler, Saadet Partisi, eski Ergenekon artıkları, Haydar Baş gibi ne olduğu belli olmayan karanlık tipler...  Bunlar sistematik olarak, düzenli toplantılar yapan disiplinli bir yapı gibi toplanıp Ak Parti'yi ve Erdoğan'ı devirmek için ne yapalım diye konuşuyorlar mı bilmiyorum.  Bence gerek de yok. Gezi olaylarında reklam şirketleri, film yapımcıları, bayrak satanlar bile kendiliğinden işin içine girip kaosu büyütmek için her şeyi yaptılar.  Bu şer ittifakına şimdi Cemaatin de katılmasıyla cephe daha da büyüdü ve güçlendi. Ne yaptıklarını anlatmama gerek yok.  Meselemiz şu, tüm bunları lokal bir olay gibi görmemeliyiz. Son olayları büyük fotoğrafın parçası gibi görürsek o zaman kuklayla meşgul olmaz kuklacıyı buluruz.  Geziciler ve Paralelciler sadece kukladır. Zavallılar, demokrasi, özgürlük, hak, hürriyet, adalet gibi kutsal kavramlar için kavga verdiklerini zannediyorlar. Oysa büyük oyunun içinde bir kukla rolünü oynuyorlar ama farkında değiller maalesef.  Büyük senaryonun ikinci bölümünde Ortadoğu'daki Türkiye müttefiklerini yok etmek için yapılanlara bakalım. Mısır'da Suudi ve Körfez sermayesi destekli, Amerika himayesinde bir askeri darbe yapıldı.  Cumhurbaşkanı Mursi hapse atıldı, binlerce insan öldürüldü ve İhvan yasadışı örgüt ilan edildi. Mursi Türkiye'nin en büyük müttefikiydi.  Türkiye'nin ekonomik büyümesini frenlemek için Körfez başta, diğer Arap ülkelerinde Türklerin iş almaları önlenmeye başlandı.  Üç gün önce Türkiye karşıtı operasyonun öncülüğü yapan Suudi Arabistan Katar'ı yalnızlaştırmak için uydu ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'le birlikte büyükelçilerini çektiler.  Katar Türkiye'nin bölgedeki en önemli dostuydu. Bununla da kalmadı Suudiler İslam dünyasının en eski, en köklü ve en çok insan yetiştirmiş cemaati İhvanı Müslimin'i terör örgütü ilan etti.  İhvan liderleri Mısır'daki darbeden sonra Türkiye, Katar ve İngiltere'ye gitmek zorunda kalmıştı. Şimdi diğer kukla Arap ülkeleri ve Afrika'daki bazı fakir ülkeler de İhvan'ı terör örgütü yapacak ve yasaklayacaklar.  Paralel Örgüt'ün son dakikada bozulan bir oyunu vardı hatırlayın.  'Selam Örgütü' diye bir hayali örgüt kurmuşlar, Erdoğan'ı da lideri yapmışlar. Bir sabah herkesi tutuklayıp yasa dışı örgüt yapacaklardı.  2 Mart günü tutuklanacaklar listesini gördüm. Büyük Türkiye taraftarı olan kim varsa örgüt üyesi yapmışlar. Size tanıdık bir senaryo geldi mi?  Dedim ya bu analizler için çok derin bilgilere ve ilişkilere sahip olmaya gerek yok. Sadece kuklalarla uğraşmayın asıl oyuna konsantre olun.  Yani Türkiye'siz bir Ortadoğu için senaryo işlemeye devam ediyor.
Türkiye'siz Ortadoğu düzeni

Başımıza musallat edilen belalara bakıp, sakın fotoğrafın tamamını kaçırmayın. Bir yıldır Türkiye'nin artan gücünü ve yükselen yıldızını karartmak için uygulamaya konulan senaryo iç politik değil, dış politiktir. Fas'tan Malezya'ya kadar tüm İslam aleminde bir ay gibi parlayan Türkiye'den ve İslam dünyasının tartışmasız lideri olan Erdoğan'dan kurtulmak için ellerinden
gelen her şeyi yapan bir kesim var. Peki kim bunlar?

Çok komplo teorileriyle ilgilenen biri değilimdir. Daha çok sahaya, toplumlara ve ekonomik gelişmelere bakarak olayları anlamaya çalışıyorum. Şimdi gelişmelere beraber bakalım.

Ortadoğu ülkelerinin tamamında büyük bir Türkiye sevgisi hakim. Televizyonlarında Türk dizileri var. Sokaklarında Türk bayrakları, evlerde Erdoğan posterleri, kıyafetlerde Türk markası hakim.

İnşaatlarını, yollarını, barajlarını ve havaalanlarını Türk müteahhitler yapıyor. Sağlık, turizm, sanayi, gıda ve tekstilde Türkiye Ortadoğu pazarına hakim olmak üzere.

Enerji alanında boru hatları ve geçiş güzergahları nedeniyle kilit bir ülke konumunda. Kendi milli projeleri nedeniyle tank, füze, silah üretimiyle savunma sanayinde önemli bir aktör olmaya başladı.

Şimdi bu tablodan kimler rahatsız olur? Hepimizin aklına bir çok ülke geldi değil mi? Bu ülkelere çeşitli sermaye ve politik grupları da ekleyin. İşte bu 'Türkiye karşıtı şer cephesi' Erdoğan ve Türkiye karşıtlığında ittifak ettiler ve bir senaryo çerçevesinde hareket ediyorlar.

İki operasyon yürütülüyor:

1. Türkiye'nin içini karıştır, Erdoğan'ı siyaset dışı bırak.

2. Ortadoğu'daki müttefiklerini ve destekçilerini saf dışı bırak.

Türkiye içindeki ihaleyi alan ve yürütenler belli. Erdoğan'ı ve Ak Parti'yi kim sevmiyorsa bu ittifakın içine girdi.

Kirli sermaye grupları, Doğan medyası, ulusalcılar, radikal Aleviler, radikal solcular, DHKP-C gibi yasa dışı örgütler, Saadet Partisi, eski Ergenekon artıkları, Haydar Baş gibi ne olduğu belli olmayan karanlık tipler...

Bunlar sistematik olarak, düzenli toplantılar yapan disiplinli bir yapı gibi toplanıp Ak Parti'yi ve Erdoğan'ı devirmek için ne yapalım diye konuşuyorlar mı bilmiyorum.

Bence gerek de yok. Gezi olaylarında reklam şirketleri, film yapımcıları, bayrak satanlar bile kendiliğinden işin içine girip kaosu büyütmek için her şeyi yaptılar.

Bu şer ittifakına şimdi Cemaatin de katılmasıyla cephe daha da büyüdü ve güçlendi. Ne yaptıklarını anlatmama gerek yok.

Meselemiz şu, tüm bunları lokal bir olay gibi görmemeliyiz. Son olayları büyük fotoğrafın parçası gibi görürsek o zaman kuklayla meşgul olmaz kuklacıyı buluruz.

Geziciler ve Paralelciler sadece kukladır. Zavallılar, demokrasi, özgürlük, hak, hürriyet, adalet gibi kutsal kavramlar için kavga verdiklerini zannediyorlar. Oysa büyük oyunun içinde bir kukla rolünü oynuyorlar ama farkında değiller maalesef.

Büyük senaryonun ikinci bölümünde Ortadoğu'daki Türkiye müttefiklerini yok etmek için yapılanlara bakalım. Mısır'da Suudi ve Körfez sermayesi destekli, Amerika himayesinde bir askeri darbe yapıldı.

Cumhurbaşkanı Mursi hapse atıldı, binlerce insan öldürüldü ve İhvan yasadışı örgüt ilan edildi. Mursi Türkiye'nin en büyük müttefikiydi.

Türkiye'nin ekonomik büyümesini frenlemek için Körfez başta, diğer Arap ülkelerinde Türklerin iş almaları önlenmeye başlandı.

Üç gün önce Türkiye karşıtı operasyonun öncülüğü yapan Suudi Arabistan Katar'ı yalnızlaştırmak için uydu ülkeleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'le birlikte büyükelçilerini çektiler.

Katar Türkiye'nin bölgedeki en önemli dostuydu. Bununla da kalmadı Suudiler İslam dünyasının en eski, en köklü ve en çok insan yetiştirmiş cemaati İhvanı Müslimin'i terör örgütü ilan etti.

İhvan liderleri Mısır'daki darbeden sonra Türkiye, Katar ve İngiltere'ye gitmek zorunda kalmıştı. Şimdi diğer kukla Arap ülkeleri ve Afrika'daki bazı fakir ülkeler de İhvan'ı terör örgütü yapacak ve yasaklayacaklar.

Paralel Örgüt'ün son dakikada bozulan bir oyunu vardı hatırlayın.

'Selam Örgütü' diye bir hayali örgüt kurmuşlar, Erdoğan'ı da lideri yapmışlar. Bir sabah herkesi tutuklayıp yasa dışı örgüt yapacaklardı.

2 Mart günü tutuklanacaklar listesini gördüm. Büyük Türkiye taraftarı olan kim varsa örgüt üyesi yapmışlar. Size tanıdık bir senaryo geldi mi?

Dedim ya bu analizler için çok derin bilgilere ve ilişkilere sahip olmaya gerek yok. Sadece kuklalarla uğraşmayın asıl oyuna konsantre olun.

Yani Türkiye'siz bir Ortadoğu için senaryo işlemeye devam ediyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız