SOSyal MEDYA

SOSyal MEDYA

Gezi olaylarının bir süre öncesi...
İstanbul-Londra hattında hızlı bir trafik başladı.
Türkiye'den önemli isimler, gazeteciler, aydınlar İngiltere'ye uçtu.
Kapalı kapılar ardında toplantılara katıldı.

Bunların fotoğrafları sosyal medyada gururla yayınlandı.
Gezi olaylarının yaşandığı günlerde de sonrasında da aynı isimleri Londra'da gördük. "Panel" adı altında toplantılara katıldılar.
Türkiye'yi yerden yere vurdular.

Amerika'da Yahudi lobilerini gezip Türkiye elden gidiyor diye ağlayan siyasetçilerimiz gibi... "Biz"i İngilizler'e anlattılar. "Biz"den İngiliz'e dert yandılar.

Kapılar kapandığında neler konuşulduğunu ise hiç kimse bilemedi.
Londra caddelerinde eline megafonu alıp "İstanbul'u ele geçirdik" diye bağıranlar TÜRKLER çıktı bu ülkeden.

Londra'da "Türk" olduğunu söyleyenler "Hurraaa" çekti sözde İstanbul İŞGALİ'ne Londra'dan dönenler Gezi olaylarında sosyal medyada baş aktör oldu.

Attıkları tweetlerle "Yürüyün koçlarım" diye bağırdılar.
Yalan yanlış iddialarla insanları tahrik ettiler.
Delirttiler, çıldırttılar.

Öyle yalan haberler yaydılar ki ortalık toz duman oldu.
Bir yalan tweet kartopu oldu, yuvarlandı sosyal medyada çığa döndü.
İnsanlar, sistemli verilen sosyal medya gazıyla raydan çıkarıldı, Başbakan'a küfür hakaret yağdırdı.

Ve bugün bakıyoruz aynı yoldan İngiliz gazeteleri gidiyor.
Kraliçe'nin medyası bu ülkenin Başbakanı'na hergün hakaret yağdırıyor.

Onların Amerika'daki kardeşleri de sahip oldukları medya ile eşlik ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na hakareti günlük iş edinen İngilizler'den biri de The Guardian.
The Guardian 1821'de kuruldu.

Büyük Britanya İmparatorluğu'nun yayın organıdır.
Sahibi İngiliz Yahudisi Robert Gavron'du.
Hisselerini sattı ama ortaklığı sürüyor.

Gazetenin gerçek sahibi ise Dünya BARONLAR BARONU...
Yahudi Rotschild Hanedanı perde arkasından gazeteyi yönetiyor.
İşte o gazetenin dünkü baskısında bir haber vardı.
İngiltere Savunma Bakanlığı'dan bir MÜJDE veriyordu.
Milyonlarca dolar bütçe ayrılmış durumda.
PARA, İnternet SAVAŞLARI için harcanıyor.

Sosyal medyanın ve internetteki psikolojik tekniklerin GÜCÜ aşkına Kraliçe'nin askerleri kafa patlatıyor.

İNGİLİZ ORDUSU tarafından insanların inanışlarını ve davranışlarının SOSYAL MEDYA sayesinde nasıl değiştirmekte kullanılacağı yönünde çalışmalar yapılıyor.

Ve bunu tüm dünyada hayata geçiriyorlar.
İngiliz ordusu SİBER SAVAŞ için projeler geliştiriyor.
Bir ülkede insanları örgütlemek mi istiyorsun?
Sokağa döküp kırdırmayı mı arzuluyorsun?

SOSYAL MEDYA, twitter, facebook en güzel alan.

Geçen yıl Kraliyet Sarayı'na ait kasada dibe vuran Kraliçe, Sosyal Medya Savaşları için milyonlarca dolar bütçe ayırıyor.
İngiliz AKLI böyle çalışıyor.

Biz twitter'de "Ayşe" adıyla birini okuyoruz. "Haydi sokağa çıkıyoruz, yürüyün millet" çağrısına bakıyoruz.
Çıkıyor sokaklara vuruyor, kırıyoruz.

Ama onu Londra'dan Savunma Bakanlığı'ndaki Psikolojik Harp Dairesi'nde çalışan CHARLES atıyor, haberimiz yok.
Biz de copy past yapıyor dağıtıyoruz.
Retweetliyoruz.

İngilizler adamı böyle yaparlar.
Uzaktan birbirine kırdırırlar, fazla da yorulmazlar.
Her ülkede Copy Past tipleri bulmak zor değil.
Al birini...

Yapıştır öbürüne!!!

Ben geçtiğimiz hafta cenaze günü İngiliz Elçiliği'nin sabahtan neden tatil edildiğini şimdi daha iyi anlıyorum. "Tweet" tatili miydi acaba?

Bekir Hazar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız