Hayırsız evlat

Hayırsız evlat  Millet, Türkiye'ye kurulan kumpasın farkında! Görmezden gelenler, "Ülke diz çöksün!" diyenler, Erdoğan'ın İstanbul mitinginde sözünü ettiği kurumlar ve kişiler!  Erdoğan'ın ismini zikrettiği iki kişiden yola çıkarsanız ŞANTAJIN yanı sıra ULUSLARARASI AĞ'la da karşı karşıya gelirsiniz! Zaten içerideki mücadele aslında paralel yapı ile değil onları önlerine katan SERMAYE ile...  Bakın; bu filmde kandırılan ve olmayan gücün hamallığını yapan bir CEMAAT ile karşı karşıyayız!  Türkiye'de çok sayıda işadamı SİSTEMATİK yollarla, şantajla, tehditle, ABİ ile, ABLA ile yola getirildi! Polis dinlemeleri, takibi ve dosyaları açtı! Polisin bulduğu ve açtığı dosya savcının ve hakimin önüne gitti! Eğer polis-savcı-hakim üçlüsü yan yana gelmişse, aralarından su sızmıyorsa ve arkada kararı veren bir ABİ varsa işadamının hiç şansı yoktu!  Son yıllarda böyle çok olay yaşandı! Bazı patronlar yargıdaki dosyaları ile, bazıları özel hayatları ile, bazıları çocukları ile, bazıları da eşleri nedeniyle KONTROL altına alındı!  Bu siyasette de böyleydi! Çok sayıda milletvekilinin RENK ortaya koyamamasının nedeni de buydu! Ya para ya gönül ilişkileri nedeniyle sessizliği tercih eden çoktu! Bir AKIL cemaatin sırtına binerek ülkede fırtına gibi esti!  Önceleri "DEDİKODU" diye geçiştirilen pek çok şeyin zaman geçtikçe operasyon olduğu anlaşıldı! İşadamları, askerler, siyasiler, spor adamları DOSYALARLA yola getirildi! Bu KÜRESEL bir AKLIN dışa vurumuydu!  Cemaatin başındakiler de tabana bilgi vermese de bu güce "HAYIR" demedi! Diyemedi!  Kenan Evren nasıl 12 Eylül darbesini niye yaptığını bilmiyorsa, Fethullah Gülen de büyük ihtimalle neden bu yola girdiğini bilmiyordu! Altın kural hiç değişmezdi! Yabancıya elini veren kolunu alamazdı! Özellikle 17 Aralık'tan sonra ortaya çıkan tablo netti!  Erdoğan'ı götürmek için oluşturulan ve zamanla DEV HALİNE getirilen polis-savcıhakim hatta gardiyan HATTI, darbe ile iktidarı devirecek ülkenin rotasını değiştirecekti!  Devletteki bütün adamları buna hazırdı! Hazır olmayan tek güç milletti!  Millet karşı çıktığı için OYUN tutmadı! Kendilerini dev aynasında görenlerin ıskaladığı BU YÜCE MİLLETİN AKLI ve VİCDANIYDI! İmanlı tertemiz çocukların zamanla kurşun askere dönüştürülmesiyle devletin kurumları bir bir yara aldı!  Artık yetkililer değil İMAMLAR karar alıp uyguluyordu! Kanunlar değil bağlılık son sözü söylüyordu! Akıl değil, talepler öne çıkıyordu! Devlet alttan alta su alıyordu!  Bu uzun süre böyle sürüp gitti!  Başbakan'ın ofisinde böcek bulunması ve ULUDERE saldırısı milat oldu!  Devlete yerleştirilen ve içeride işbirliğine dünden hazır olanlar ellerini birleştirdi! Cumhuriyet'in temelini atan güç, mükemmel bir organizasyon ağı olan CEMAATİ de yanına alarak geldi!  İşlem başarıyla gerçekleşirseErdoğan'dan kurtulacaktı!  Erdoğan, HALKBANK gibi yerli bankayı öne sürerken, cemaat arkadaki gücün baskısıyla YAHUDİ BANKALAR adına konuşuyordu!  Yani cemaat, Erdoğan'ı düşürse bile uzun ömürlü değildi, olamazdı! Hem İSLAM, hem bölge, hem hizmet, hem de Türkiye büyük zarar görecekti! Ama bunu anlamadılar, pas geçtiler! KİBİR de işin içine girince AKIL devredışı kaldı!  Gerçekleri anlatmanın en güzeli yaşanmış hikayelerdir... Yine öyle yapalım!  Anadolu'da yaşayan bir baba, zar zor bir araya getirdiği parayla kendine sıfır kilometre gıcır gıcır bir kamyon aldı! Ailenin de kendisinin de geleceği buydu! Umut kamyondu! Evdeki 4 çocuğun ilk üçü kız, sonuncusu ise erkekti!  Erkek hiç yerinde durmazdı! Bütün gün bir oraya bir buraya koşuşturur, enerjisi bittiği yerde de uyuyup kalırdı! Baba parayı teslim ettikten sonra akşam yeni aracıyla evin önüne geldi. Park edip içeri geçti!  Çaylar içilirken bir de bakıldı ki küçük haylaz evde yok! Üstelik sokaktan da sesler yükseliyor!  Baba hışımla sokağa fırladı! Evin küçük yaramazının eline aldığı çekiçle kamyonun kaportasını tanınmaz hale getirdiğini görünce sinirden çıldırdı! Gözlerine inanamadı!  Kontrolü kaybeden baba önce çekici çocuğun elinden aldı! Ardından küçük oğlanı sürükleyerek karşıdaki kocaman taşın önüne getirdi! Minik elini kavrayıp çekici çocuğun parmaklarına indirdi! Feryat eden minik haylazın çığlıkları bütün mahalleyi inletti! Zaten çok fazla dayanamayan minik yavru oracıkta bayıldı!  Bütün mahalleli sokakta olup bitene bakarken BABA sakinleşip yaptığı hatanın farkına vardı!  Hemen çocuğunu kaptığı gibi hastaneye yetiştirdi! Kırılan parmaklar için yapılacak çok fazla bir şey yoktu! Sonuç vahimdi!  Minik yaramaz ameliyattan çıkıp kendine geldi! Hastane odasında gözlerini açtı! Babasını başucunda gözyaşları içinde görünce "Ne olur beni affet! Kamyona zarar verdiğim için çok özür dilerim.  Bir daha asla yapmam!" dedi... Babasının gözyaşlarını dindiremediğini görünce sağlam elini babasının eliyle birleştirdi!  Sargılar içindeki elini havaya kaldırarak "Babacığım kesilen üç parmağım ne zaman çıkacak?" diye sordu!  Kontrolünü kaybeden baba ne kadar sinirli biri de olsa bu soruyu kaldıramadı! Hastaneden koşarak çıktı!  Evladının parmaklarını kırdığı taşın başına geçti! Eski haline gelen aracına bakarak silahı başına dayadı ve içindeki sonsuz acıyı bitirdi!  Cemaat ya da paralel yapı denilen oluşum kendisinde olmayan güçle yola çıktı! Bütün karakter suikastlerini bilerek, isteyerek kabul etti!  Her suikast güçlerine güç katıyordu! Bunun böyle gideceği düşünüldü! Emir veren YABANCI da olsa hiç de kötü değildi yaşatılanlar! İnsanların yakınlarıyla bile özgürce konuşamadığı bir ülkede her korkunun cemaate fatura edilmesi kimseyi rahatsız etmiyordu!  Ne İMAMLAR, ne ABİ'ler, ne ABLA'lar sıkıntı duyuyordu! Oysa Ankara değişmiş ve olgunlaşmıştı!  Olan bitenleri NOT EDEN çok akıllı bir grup devletin tam içindeydi! İçlerinde İHTİYARLAR da gençler de vardı!  O günün gelmesi için bekleniyordu!  Her şey yukarıdaki BABANIN yaşadığı acıyı yaşamamak içindi! "Kim anladı?" derseniz bilmiyorum!  Bundan sonra ne olacağını da kestiremiyorum!  Ama şunu biliyorum:  Devletin karşısına dikilenler kaportayı çizmedi, yakıt deposunun kapağını açarak bir avuç TOZ ŞEKER attı! Yani motoru yakmaya kalktı!  Hele bir de o araçla her yere gitmişseniz yani doya doya kullanmışsanız!  Herkes şoförün ne yapacağını merak ediyor? Siz olsanız ne yapardınız?  Ergün Diler
Hayırsız evlat

Millet, Türkiye'ye kurulan kumpasın farkında! Görmezden gelenler, "Ülke diz çöksün!" diyenler, Erdoğan'ın İstanbul mitinginde sözünü ettiği kurumlar ve kişiler!

Erdoğan'ın ismini zikrettiği iki kişiden yola çıkarsanız ŞANTAJIN yanı sıra ULUSLARARASI AĞ'la da karşı karşıya gelirsiniz! Zaten içerideki mücadele aslında paralel yapı ile değil onları önlerine katan SERMAYE ile...

Bakın; bu filmde kandırılan ve olmayan gücün hamallığını yapan bir CEMAAT ile karşı karşıyayız!

Türkiye'de çok sayıda işadamı SİSTEMATİK yollarla, şantajla, tehditle, ABİ ile, ABLA ile yola getirildi! Polis dinlemeleri, takibi ve dosyaları açtı! Polisin bulduğu ve açtığı dosya savcının ve hakimin önüne gitti!
Eğer polis-savcı-hakim üçlüsü yan yana gelmişse, aralarından su sızmıyorsa ve arkada kararı veren bir ABİ varsa işadamının hiç şansı yoktu!

Son yıllarda böyle çok olay yaşandı! Bazı patronlar yargıdaki dosyaları ile, bazıları özel hayatları ile, bazıları çocukları ile, bazıları da eşleri nedeniyle KONTROL altına alındı!

Bu siyasette de böyleydi! Çok sayıda milletvekilinin RENK ortaya koyamamasının nedeni de buydu! Ya para ya gönül ilişkileri nedeniyle sessizliği tercih eden çoktu! Bir AKIL cemaatin sırtına binerek ülkede fırtına gibi esti!

Önceleri "DEDİKODU" diye geçiştirilen pek çok şeyin zaman geçtikçe operasyon olduğu anlaşıldı! İşadamları, askerler, siyasiler, spor adamları DOSYALARLA yola getirildi! Bu KÜRESEL bir AKLIN dışa vurumuydu!

Cemaatin başındakiler de tabana bilgi vermese de bu güce "HAYIR" demedi! Diyemedi!

Kenan Evren nasıl 12 Eylül darbesini niye yaptığını bilmiyorsa, Fethullah Gülen de büyük ihtimalle neden bu yola girdiğini bilmiyordu!
Altın kural hiç değişmezdi! Yabancıya elini veren kolunu alamazdı! Özellikle 17 Aralık'tan sonra ortaya çıkan tablo netti!

Erdoğan'ı götürmek için oluşturulan ve zamanla DEV HALİNE getirilen polis-savcıhakim hatta gardiyan HATTI, darbe ile iktidarı devirecek ülkenin rotasını değiştirecekti!

Devletteki bütün adamları buna hazırdı! Hazır olmayan tek güç milletti!

Millet karşı çıktığı için OYUN tutmadı! Kendilerini dev aynasında görenlerin ıskaladığı BU YÜCE MİLLETİN AKLI ve VİCDANIYDI! İmanlı tertemiz çocukların zamanla kurşun askere dönüştürülmesiyle devletin kurumları bir bir yara aldı!

Artık yetkililer değil İMAMLAR karar alıp uyguluyordu! Kanunlar değil bağlılık son sözü söylüyordu! Akıl değil, talepler öne çıkıyordu! Devlet alttan alta su alıyordu!

Bu uzun süre böyle sürüp gitti!

Başbakan'ın ofisinde böcek bulunması ve ULUDERE saldırısı milat oldu!

Devlete yerleştirilen ve içeride işbirliğine dünden hazır olanlar ellerini birleştirdi! Cumhuriyet'in temelini atan güç, mükemmel bir organizasyon ağı olan CEMAATİ de yanına alarak geldi!

İşlem başarıyla gerçekleşirseErdoğan'dan kurtulacaktı!

Erdoğan, HALKBANK gibi yerli bankayı öne sürerken, cemaat arkadaki gücün baskısıyla YAHUDİ BANKALAR adına konuşuyordu!

Yani cemaat, Erdoğan'ı düşürse bile uzun ömürlü değildi, olamazdı! Hem İSLAM, hem bölge, hem hizmet, hem de Türkiye büyük zarar görecekti! Ama bunu anlamadılar, pas geçtiler!
KİBİR de işin içine girince AKIL devredışı kaldı!

Gerçekleri anlatmanın en güzeli yaşanmış hikayelerdir...
Yine öyle yapalım!

Anadolu'da yaşayan bir baba, zar zor bir araya getirdiği parayla kendine sıfır kilometre gıcır gıcır bir kamyon aldı! Ailenin de kendisinin de geleceği buydu! Umut kamyondu! Evdeki 4 çocuğun ilk üçü kız, sonuncusu ise erkekti!

Erkek hiç yerinde durmazdı! Bütün gün bir oraya bir buraya koşuşturur, enerjisi bittiği yerde de uyuyup kalırdı!
Baba parayı teslim ettikten sonra akşam yeni aracıyla evin önüne geldi. Park edip içeri geçti!

Çaylar içilirken bir de bakıldı ki küçük haylaz evde yok! Üstelik sokaktan da sesler yükseliyor!

Baba hışımla sokağa fırladı! Evin küçük yaramazının eline aldığı çekiçle kamyonun kaportasını tanınmaz hale getirdiğini görünce sinirden çıldırdı! Gözlerine inanamadı!

Kontrolü kaybeden baba önce çekici çocuğun elinden aldı! Ardından küçük oğlanı sürükleyerek karşıdaki kocaman taşın önüne getirdi! Minik elini kavrayıp çekici çocuğun parmaklarına indirdi! Feryat eden minik haylazın çığlıkları bütün mahalleyi inletti! Zaten çok fazla dayanamayan minik yavru oracıkta bayıldı!

Bütün mahalleli sokakta olup bitene bakarken BABA sakinleşip yaptığı hatanın farkına vardı!

Hemen çocuğunu kaptığı gibi hastaneye yetiştirdi! Kırılan parmaklar için yapılacak çok fazla bir şey yoktu! Sonuç vahimdi!

Minik yaramaz ameliyattan çıkıp kendine geldi! Hastane odasında gözlerini açtı! Babasını başucunda gözyaşları içinde görünce "Ne olur beni affet! Kamyona zarar verdiğim için çok özür dilerim.

Bir daha asla yapmam!" dedi... Babasının gözyaşlarını dindiremediğini görünce sağlam elini babasının eliyle birleştirdi!

Sargılar içindeki elini havaya kaldırarak "Babacığım kesilen üç parmağım ne zaman çıkacak?" diye sordu!

Kontrolünü kaybeden baba ne kadar sinirli biri de olsa bu soruyu kaldıramadı!
Hastaneden koşarak çıktı!

Evladının parmaklarını kırdığı taşın başına geçti!
Eski haline gelen aracına bakarak silahı başına dayadı ve içindeki sonsuz acıyı bitirdi!

Cemaat ya da paralel yapı denilen oluşum kendisinde olmayan güçle yola çıktı! Bütün karakter suikastlerini bilerek, isteyerek kabul etti!

Her suikast güçlerine güç katıyordu! Bunun böyle gideceği düşünüldü! Emir veren YABANCI da olsa hiç de kötü değildi yaşatılanlar! İnsanların yakınlarıyla bile özgürce konuşamadığı bir ülkede her korkunun cemaate fatura edilmesi kimseyi rahatsız etmiyordu!

Ne İMAMLAR, ne ABİ'ler, ne ABLA'lar sıkıntı duyuyordu!
Oysa Ankara değişmiş ve olgunlaşmıştı!

Olan bitenleri NOT EDEN çok akıllı bir grup devletin tam içindeydi!
İçlerinde İHTİYARLAR da gençler de vardı!

O günün gelmesi için bekleniyordu!

Her şey yukarıdaki BABANIN yaşadığı acıyı yaşamamak içindi! "Kim anladı?" derseniz bilmiyorum!

Bundan sonra ne olacağını da kestiremiyorum!

Ama şunu biliyorum:

Devletin karşısına dikilenler kaportayı çizmedi, yakıt deposunun kapağını açarak bir avuç TOZ ŞEKER attı!
Yani motoru yakmaya kalktı!

Hele bir de o araçla her yere gitmişseniz yani doya doya kullanmışsanız!

Herkes şoförün ne yapacağını merak ediyor?
Siz olsanız ne yapardınız?

Ergün Diler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız