Berkin bir çocuk.

Berkin bir çocuk...
Bizim çocuğumuz...
O bir can.
Ve şu anda toprak altında, üşüyor...
Burak Can o da bir genç...
Askerden yeni geldi.
O da bizim gencimiz.

Berkin'in cenazesinden sonra başlayan olaylar...
Ve o olaylara bakmak için arkadaşlarıyla cadde başına dikiliyor.
İzlemeye başlıyor.
Dan...
Bir kurşun...

Ve o da gidiyor bu dünyadan...
O da tıpkı Berkin gibi...
Çocuklar bizim çocuklarımız.
Canlar bizim canımız.
İçimiz acıyor.

Ama en çok anne ve babaların canı yanıyor.
İşte o baba...
Canı dağlanmış, alev alev...
İçi, yüreği, bedeni yanıyor.

Burak Can'ını tahta tabutta omzuna aldığı gün SESLENİYOR.
Kalbinin en çok acıdığı gün KONUŞUYOR.
Canının en çok yandığı gün HAYKIRIYOR.

Ne diyor o baba tabut omzunda? "SAĞDUYU" diyor. "Ne olur sağduyu" diye yalvarıyor. "Bu ülke hepimizin" diyor.
Canı yandığı, Burak Can'ı uğurladığı gün "SAĞDUYU" diye haykıran bir baba...

Ve ekranlarda, köşelerde "Yürüyün, ha gayret, az kaldı" diye tahrik üzerine tahrik edenler bir başka tarafta.

Omzunda tabut olan baba kadar olamıyorlar.

Ateşin düştüğü yerde yanan, kavrulan kadar akl-ı selim olamıyorlar.
Gaz veriyorlar, bu ülkede düşmanlık tohumları üretiyorlar.
İşadamları sığınıklar hazırlatıyor.

Aynı işadamları çıkıp "SAĞDUYU" demiyorlar. "Aman tahriklere kapılmayın" demiyorlar.

Yunanistan'da 14 yıl beslenerek YERLİ olmadığını bağıra bağıra söyleyen örgüt ortaya çıkıyor. "Burak Can'ı ben öldürdüm" diyor göğsünü gere gere...

O katillerle yan yana yürümeleri için insanları sokağa dökmeyen çalışan TAHRİKÇİLER kol geziyor her tarafımızda.

Tek amaç var...

İngiltere'den, Baronlardan enerji hatlarının sahibi PETRODOR; PARADOR'lardan talimat geliyor. "Yürüyün, yürütün, yaktırın, yıktırın" diye.

İstemiyorlar Türkiye'nin bütün olmasını.
Kürtlerle kucaklaşmasına çıldırıyorlar.

Ülkede barışın hakim olmasını, silahların susmasını sindiremiyorlar.
300 milyar dolar Kandil'e gömülemiyorsa, Türkler gömülsün istiyorlar.

Birbirimizi yiyerek gömdürtmek istiyorlar.
Ukrayna'yı hallettiler.

Sokaklara döktüler, kan akıttılar.
Almanlar Kiev'i kazandı.

Sonra ne oldu?

Ülke bölündü.

Ruslar da Kırım'a girdi.

Halkı sokağa döken Alman pasaportlu Ukrayna Darbe Partisi lideri Kliçko, Kiev'de meydanlardan çıkmadı.

Ama şimdi aynı Kliçko, Kırım'a gidemiyor.

Gitmedi, gitmez...
Çünkü Kırım gitti artık.

Geçmiş olsun.

Siz anlarsınız ne demek istediğimi...

Anlamayanlar varsa orada bir baba var.

O tahta tabutta omuzda haykıran Burak Can'ın babası...
Gitsinler...

Ona sorsunlar.

Evladını kefene sardığı gün;
"Bu ülke hepimizin, Berkin'lerin, Burak Can'ların, yalvarırım SAĞDUYU" diyor.

O canı yanarken bile biliyor.

Bu ülke hepimizin...

Bekir HAZAR
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız