Paralel-Siyonist işbirliğinin en net göstergesi

Paralel-Siyonist işbirliğinin en net göstergesi


Paralel yapının hedefinde Başbakan Erdoğan var. ABD'deki Siyonist lobinin hedefi de aynı. Söylemleri ve eylemleri ile Başbakan Erdoğan'ı devirmek istiyorlar. İşte bu yapının son bir yıllık faaliyetleri;


Şubat 2013'de Türkiye-İran ticari ilişkileri ABD'deki Siyonist lobinin kancasına takıldı. Yahudi lobisinin desteklediği "Nükleer İran'a Karşı Birleşim" adlı örgütün sözcüsü olan
Nathan Carleton, "Türkiye, İran ambargosunu delerek, İran'ın terör faaliyetlerine destek veriyor" dedi.




Temmuz 2013'de ABD Hazine Bakanlığı Terörizm ve Ekonomik İstihbarat Sekreteri nam-ı diğer "para ajanı" David Cohen ABD Temsilciler Meclisine Türkiye-İran ticaretini ihbar etti, "harekete geçin" dedi. (Cohen 17 Aralık operasyonunun hemen ardından Türkiye'ye gelmişti)




1 Kasım'da daha önce Türkiye'de de görev yapan CIA ajanı Reuel Marc Gerecht, bir gazeteye verdiği röportajda "İsrail, Türkiye-İran ilişkisinden rahatsız ama neden hala gayri resmi bir operasyon yapmıyor" dedi.




16 Kasım'da Washington Post, Türkiye, El Kaide'yi destekliyor yalanı adı altında bir dosya yayınladı.




17 Aralık'ta operasyon için düğmeye basıldı. Temelde iktidarı hedef alan operasyonun iki ayağından biri Türkiye-El Kaide iftirası diğeri ise Türkiye-İran ilişkilerinden oluşuyordu.




Aralık'a kadar operasyon zemini hazırlayan lobi, 17 Aralık'tan sonra Başbakan Erdoğan'ı itibarsızlaştırma faaliyetlerine ağırlık verdi. Lokal sınırları aşılan suçlamalara global boyut kazandırıldı.




Ocak ayında Başbakan Erdoğan'ın İran ziyareti gündemdeydi. 29 Ocak'taki ziyaret öncesi siyonist, neo concu, Cumhuriyetçilerin tetikçileri devreye girdi.




24 Ocak'ta Washington Post'ta üçlü Siyonist çete Morton Abramowitz, Eric Edelman ve Blaise Misztal ortak bir makale kaleme aldı. "ABD, Türkiye'yi yola getirmeli" dediler.




29 Ocak'ta Başbakan Tahran'daydı. Türkiye-İran ekonomik ilişkilerinde yeni bir dönemin temelleri atıldı, anlaşmalar yapıldı.




Ziyaret sonrası İran'dan açıklama geldi, "İran-Türkiye arasındaki yatırımlar ikiye-üçe katlanıyor" denildi.




Türkiye-İran arasındaki ticari alışveriş, lobinin kırmızı çizgisi oldu.




10 Şubat'ta neo concu Michael Rubin ABD yönetimine, "Türkiye diplomatik olarak dışlanmalı" çağrısında bulundu.




Aynı Rubin 16 Şubat'ta "artık uyumayın harekete geçin" dedi, Türkiye hakkında yalanlarla dolu bir suç dosyası hazırladı, madde madde sıraladı;




1-Hamas'ı destekliyor,




2-İran'a yaptırımları deliyor,




3-El Kaidecileri Suriye'ye sokuyor,




4-El Kaide'yi finanse ediyor,




5-Çin'le füze anlaşması yapıyor, NATO'nun güvenliğini tehdit ediyor,




6-Sistematik olarak basın özgürlüğünü kısıtlıyor, interneti sansürlüyor.




Bu yazılarda mesajlar şöyleydi, "Erdoğan'ı despot ilan edelim, diktatör diyelim, Erdoğan Türkiye demokrasisine zarar veriyor, Erdoğan ABD ve NATO'yu tehdit ediyor".




Ve gelinen nokta. Şu an Amerika'da Obama'ya çağrı üstüne çağrı yapılıyor. Cumhuriyetçi, neo concu, Siyonist kanat ya da Gladyo adı her neyse, hepsi bir ağızdan, Amerika'nın Demokrat Başkanı Obama'yı Erdoğan'a karşı aleni bir eyleme zorluyorlar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız