Paralel çatladı

Paralel çatladı

Dün sabah yağan yağmurla kilitlenen trafikte adım adım ilerlerken önceden söz verdiğim kahvaltılı bir sohbete nasıl yetişeceğimi düşünüyordum... Gideceğim istikamette her yer KIRMIZIYDI!

Yolu kısaltacak açılımların peşinde koşarken telefonuma "Bugünkü KASET başlıklı yazında yerden göğe kadar haklısın! Gel biraz konuşalım! Kahvaltıda hazır. Olanları bilmek en çok senin hakkın!" sözlerinin yer aldığı uzunca bir mesaj düştü!
Aracı kenara çekip hemen gereken mesajı yazdım!

Birkaç dakika sonra gideceğim yere özrümü bildirip bambaşka bir rotaya koyuldum!

Polonezköy'e yakın bir kocaman evin bahçesinde FÖTR ŞAPKALI dostumla birlikteydim!

Elindeki çay fincanını hızla bırakıp "Sana çok özel şeyler söyleyeceğim!" dedi... Nefesimi tutmuş bekliyordum... Sessizliğe yenilmemek için araya giriverdim...

- Bu sabah ortaya çıkan dinleme skandalı nedir?

Gazetelere göre 7 bin kişinin paralel yapı tarafından dinlendiği söyleniyor! 2280 ev-iş ve cep telefonu kayıt altında! 125 klasör tape varmış! Anlayacağın adamların dinlemediği kimse kalmamış!

- Öyle değil mi? Gerçek ne?

Dinlenen insan sayısı 20 binden fazla! Sabit telefonlar da kayıt altına alınmış!
Başbakanlık'tan RTÜK'e, TBMM'den İran Konsolosluğu'na kadar herkes dinlenmiş!

- Evet?

Bir kere şunu bilmelisin! Bunu yapan savcılar belli bir yapının üyesi! Bu net! Asıl soru şu: Neden bu kadar insanı dinlediler?

- Ben de merak ediyorum! Neden?

Burada bir operasyon amacı yok! Birbirine benzemeyen birçok adam aynı sepete konulmuş! Asıl hedefe konulanların gizlenmesi için bu yol seçilmiş. Bu belli. Listeye bakınca kimlerin peşinde oldukları açık! Ama bunu örtmek için uğraşmışlar...

- Ama herkesin ismi ve telefonu ortada!

Elbette! Ama dinlenen en az 20 bin kişi!
Şunu bilmelisin, bir operasyonda tepedeki birkaç ismi dinler diğerlerinin irtibatlarını tespit edersin! Böylece işlem tamamlanır! Ama burada en az 20 bin kişi var!

Bu yüzbinlerce sayfa tape demektir! Bunu da çözmek için bir stadyum dolusu yani 50 bin kişi bulman gerekir! Bu da gösteriyor ki amaçları birkaç kişiyi dinlemek, bir kısmını da KORKUTARAK bloke etmek! Bir taşla iki kuş vurmak yani...

- Peki bunlar nasıl ortaya çıktı?

Güzelll... Bu yapı emniyete ve yargıya çok önceleri girmeye başladı! En kuvvetli oldukları yerler burası!

- Biliyoruz!

Biliyorsun ama bunları sızdıranın onlardan olduğunu biliyor musun!

- Nasıl yani?

Paralel yapının içinde büyük çatlama var.
Kendi adamları devlete karşı gelmek istemiyor!
Kavgayı zararlı buluyor! Zaten onlar, yani işin ucundan tutanlar, sızdırmasa bilinmesi çok kolay değil! Bunlar kendileri dışında hiç kimseye bilgi vermez! Yapı böyle işliyor!

- Sızdıranlar devletin adamı mı, onlara hizmet verenler mi?

İkisi de olabilir! Ama sızıntı onlarla aynı çatı altında yürüyen insanlardan!

- Sadece paralel yapıyla mı karşı karşıyayız?

Çoğunlukla evet ama içlerinde Ankara'ya ezelden karşı olanlar da var! Bir kesim de Erdoğan'ın kaybettiğini düşünerek bu yapı ile yan yana! Baksana Deniz Baykal bile Balıkesir'de Erdoğan'ın gideceğini sanarak konuşuyor! Okuyamıyor olayları...

- Nereye sürükleniyoruz? Bizi ne bekliyor?

Kavga, Cumhuriyet tarihinin en büyük kavgası. Bir günde bitmesini bekleme. Devlet kenetlendi ve mücadele ediyor! Karşındaki insan topluluğu bu ülkenin evlatları! İnançlarının gereğini yaptıklarını düşünen insanlar! Kolay bir durum değil! Ama olay Pensilvanya'da!

- Nasıl yani?

Senin KASET yazını bugün keyifle okudum! Ama eksik tarafları vardı!

- Allah Allah!

Paralel yapıya İngilizler tarafından sızıldığı gerçek! Bunu içlerinde kaç kişi biliyor, bilemem! Ama ben biliyorum! Biz biliyoruz!
Hatta o kadar çok şey biliyoruz ki daha hiçbirini açıklamadık!

- Anlamadım!

Biz bu yapıyla 40 yıldır ilgileniyoruz! Hiç açıklamadığımız onlarca DOSYA var! Gerek görmedik! Ülkenin zarar görmesini istemedik!
Biz soğukkanlı davranırken İngilizler işin rengini ve yönünü değiştirdi! Tabii Fethullah Gülen de buna izin verdi!

- Ne izni?

Bu yapı samimi insanlardan oluşan imanlı çocukların götürdüğü bir hareketti! Ama okul, dershane, yabancı ülkedeki organizasyonlar işin içine girince adamlar uzak durmadı! Bizim de adamlarımız var, onların da! Ama para ile gelen onlar oldu!

- Geldiler de ne oldu?

Gülen yurtdışına çıkmadan önce tıpkı 28 Şubat'ta olduğu gibi sohbetlerin bazıları kasede alındı! Gizli çekimle!

- Neden gizli çekim! Öyle olması gerekiyordu da ondan!
- Gülen neredeyse her gece ekranda neyin gizli çekimi!

Bazı anlar vardır ki dar kadro bir arada olunurdu! Bu durumlar çok bilinmezdi! Özel yerlerde özel sohbetler şeklinde!

- Evet, yani? İşte bu sohbetlerde bazı devlet görevlileri bulunmuş!

- Savcı, hakim, polis mi?

Onlar da var ama daha şöhretli insanlar gidip oralarda bulunmuş!
- Kim ya da kimler? İsim vermek doğru olmaz ama yüksek rakımlara tırmanan insanlar!

- Asker var mı içlerinde?

Var! Bazıları yükselen rütbeleri kutlamak için yapılmış zaten!

- Anladım!

Bunlar ve benzeri bazı özel sohbetler ve törenlerin görüntüleri olduğu söyleniyor! İyi niyetle yapılan ve gönül birliği içinde geçen toplantılar birilerine malzeme vermiş anlaşılan!
Şimdi birileri sanki bunları Gülen'e karşı kullanıyor!

- Tehdit yani?

Olma ihtimali çok yüksek! Eğitimle yola çıkan hareket eğitimin bir sonucuyla dizginlenir ve hedeften saptırılır! İhtimal!

- Fethullah Gülen bu nedenle mi gelemedi memlekete?

Başbakan iki kez stada gidip çağırdı! Hoca ağladı "Gelemem!" dedi! Bu normal mi?

- Değil mi?

Elbette değil! Bir kovuşturma, bir suç yokken BAŞBAKAN tarafından davet ediliyorsunuz ama gelemiyorsunuz! Kimse açıklayamaz! Bence sıkıntı burada! Birilerinde bilinenden daha fazla malzeme var!

Kullanıyorlar! Köşeye sıkıştırıyorlar!

- Siz de yok mu?

Var, hem de özel bilgiler! Ama amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil ki!
İngilizler'le aramızdaki fark bu! Onlar kullanmak, biz yanımıza çekmek istiyoruz!

Yıllardır bu yapıldı! Hoca yanaşmadı! Belki de yanaşamadı!

- Ne olacak peki?

Şimdi paralel yapıya sızanlar ve arkasındakiler ellerindeki bilgilerle siyaseti dizayn edeceklerini sanıyorlar! Halkı ayağa kaldıracaklarını umuyorlar! Erdoğan'ı düşürmek için ellerindekilerin yeteceğini düşünüyorlar!

Yetmeyecek! Çünkü bu bir çeşit poker ve bizim elimiz çok güçlü!

İnşallah hiç kullanmak durumunda kalmayız! Yani senin BARONLAR kazanamayacak! Camia kendini yıprattığıyla kalacak!

- Peki, dava gelir mi?

Ben cemaate karşı dava açılacağını ŞİMDİLİK sanmıyorum! Öyle olsa, yani karşı tarafı yıpratmak istesek, alasını yaparız! Davaya gerek kalmaz! Ama bizdeki hakim görüş onlar bizim kardeşimiz ve bu ülkenin çocukları...

Ergün Diler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız