Baron zorda

Baron zorda

Anadolu halkının kalbi de aklı da yücedir!
Ve bu yüce millet 150 yıldır yalanlarla, saptırmalarla, gizlemelerle, çarpıtmalarla, fitnelerle, nifaklarla, oyunlarla, kirli tezgahlarla, kumpaslarla, pusularla gerçeklerden kopartılmıştır!

İnandıkları doğruyu kalpte yaşatmış, ancak akılla buluşturmakta zorluk çekmiştir!

Ne kitaplar, ne filmler, ne piyesler, ne gazeteler, ne televizyonlar, ne dergiler, ne de radyolar GERÇEKLE halkı kavuşturdu!
SİSTEM kusursuz bir şekilde kurulmuştu!

Ulaşılamayan KALENİN en güvenli odasında MUSEVİ BARONLAR, önlerinde LORDLAR, burçlarda BURJAVİZİ yani işadamları en önde de MİLLET vardı!
Türkiye'nin gizli tarihinin KALESİ LONDRA'da, güvenli odası ise BOĞAZ'daydı!

Türkiye'yi emanet ettikleri BARON ve çocukları burada yaşardı! El verdikleri BEYAZ TÜRKLER'den seçilen burjuvazi daha çok masonik organizasyonun yansımasıydı! Ama Türkiye'yi çok önceleri kurgulayan YAPI, Boğaz'ı, Anadolu'daki dini hareketleri, tarikatleri ve şeyhleri de dikkate almıştı!

Birkaç hamle sonrası düşünülerek KORUMA KALKANI oluşturulmuştu!
Cumhuriyet ve laiklik aslında bunların savunma sistemiydi! Tehlikenin ANADOLU'dan geleceğini bilecek kadar akıllıydılar!

Bu nedenle kavruk Anadolu çocukları İstanbul'a sokulmaz, Boğaz'a indirilmezdi! Bütün basım-yayım bunlarda olduğu için ezilen ve hor görülen bu toprakların çocukları en fazla birbirleriyle savaştırılırdı!

Kirli savaşlar kurulurken bile AĞALAR bunlara bağlı hizmet verirdi! Onlar da korucularla yürürdü! Aslında dünya genelinde kurdukları mekanizma çözüldüğünde Türkiye'deki oyunu görmek hiç de zor değildi!

Ama ne yazık ki 150 yıldır yeniliyor ve acı çekiyorduk! Ülkemizin 7 bölgesine de el atan AHTAPOTU göremiyorduk!
Boğaz'da oturan BAŞINI fark edemiyorduk!

16 imparatorluk kurmuş bir milletin çocukları kendi içindeki KURGUYU görmekten acizdi!
İllüzyonla uyutulan bir kalabalığa dönmüştük!
Oysa her şey ortadaydı!

Bakın geçtiğimiz gün Kemal Kılıçdaroğlu Beyefendi Wall Street Journal'a konuştu. Çok şey dedi.

Ama en önemlisi "Türkiye kurulduğu tarihten, 1071'den bu yana yüzünü medeniyete çevirmiştir. Şimdi bizi bir Ortadoğu ülkesi haline getirmeye çalışıyorlar. Bu kabul edilemez" sözleriydi!

Kemal Bey haklıydı!

CHP'yi ta başında KURGULAYAN Musevi ve İngiliz aklı ona bu rolü vermişti!

Belki Kemal Bey bilmese de bu rol KALEYİ ve güvenli odayı korumak içindi!

O odada bizim BARON, dolayısıyla YÜCE BARON oturmaktaydı! Ülkenin anahtarını elinde bulunduran ve Londra'da yaşayan BARON, CHP üzerinden kendilerine defans oluşturmayı becermişti!
Sadece CHP mi?

Elbette değil!

Üzülerek söylemek zorundayım ama MHP de böyle! Bilmeden Londra'nın belirlediği politikalara hizmet etmekten geri durmadı!

Onların istediği isme DANIŞMANLIK verildi! İsminde MİLLİYETÇİ figürü bulunan parti nasıl oluyordu da sadece Misak-ı Milli sınırları içindeki TÜRKLER'le ilgileniyordu! Bosna, Kosova, Makedonya, Irak, Kazakistan, Afganistan, Pakistan, Tunus, Suriye, İran, Azerbaycan gibi onlarca ülkedeki KARDEŞİMİZ neden radarlarına girmiyordu!
Giremezdi! Mümkün değildi!

Çünkü Türk'ün bulunduğu yerleri masaya getirdiğiniz anda BÜYÜK TÜRKİYE'ci olurdunuz!

MHP'nin bir TÜRK HAREKETİNİ hissetmedim! Hep içeriyle ilgilenip kısır tartışmaların içinde oldular! CHP, Laiklik ve Cumhuriyet gibi yapay tartışmalarla, MHP de sınırlı ve kısıtlı TÜRKLÜK tartışmalarıyla içerideki puzzle'ın parçaları oldular!

İki akımın da alıcısı vardı! Zaten müşterisi olduğu için bu iki akıma yol verilmişti! İSLAMİ hareketler de ALMANYA ve İNGİLTERE'nin kontrolündeydi! Bütün bunlar altalta geldiğinde bu toprakların çocuklarının prangaları kırması ve oyun kurması imkansızdı!
KONTROL böyle bir şeydi!

Görünmeyen esaret Ankara'yı Buckingham'a bağlamıştı!
Adamlar akıllıydı!

Spor kulüplerinden, muhafazakar yapılara, merkez bankalarından, Greenpeace'e kadar her yerde vardılar!
Zaten gerçekleri örtüp MAGAZİNLEŞTİRME en iyi yaptıkları şeydi! PARAYI hiç saymıyorum bile...

Böyle bir TÜRKİYE'nin ayağa kalkması neredeyse mucizeydi! Padişahları indiren, sultanları öldüren, tarihi çöpe atan, dine arkamızı döndüren, Ortadoğu'yu unutturan, aşağılık kompleksine iten, büyük düşünmekten vazgeçiren SİSTEM hep kazanmıştı! Başbakanları astıran, darbeleri yapan, milletin parasını cebine indiren GİZLİ DEVLET namağluptu!

Tabii şimdiye kadar!

Artık çok zordalar! Yine saldırsalar da durumları çok parlak değil!
Bulup sarılabilecekleri isim ne yazık ki Mustafa Sarıgül! Ümitleri o! Hiç bu kadar çaresiz olmadılar!

Bakın geçtiğimiz gün ünlü Musevi Barclay kardeşlerin sahibi olduğu The Telegraph gazetesi Sarıgül'ün Ümraniye mitingini izlemek için adam gönderdi ve izlenimleri manşet yaptı!

Londra nere, Ümraniye nere?

Ne ilgisi var değil mi?
Var ama!
Hem de çok!

Türkiye'yi kaybetmek istemeyen LONDRA elindeki tüm malzemeyle saldırıyor! Gazete ve televizyonlara burada çok iş düşüyor!

İngiltere'nin "vergi cenneti" olarak tanınan Channel adalarında faaliyet gösteren Barclay kardeşler, en iyi adamlarını SARIGÜL için İstanbul'a yolladı! Bu kardeşler "Sarıgül başkan olsun da biz de ihaleleri alalım!" diye destek olmadı!

Rotasını BATI'ya çevirmiş, kasası boş, ufku karanlık, kavgası eksik olmayan Erdoğan'sız Türkiye geri gelsin diye çabalıyorlar!

Ortadoğu'da söz sahibi olamayan, enerjiden ve zenginlikten pay alamayan bir ANADOLU için saldırıyorlar!
Amaçları atadıkları BARONUN üzerinden Türkiye'yi eskiden olduğu gibi kontrol etmek!

Bir süre önce Barclay kardeşlerin gazetesi "Irak, ham petrol üretimini üç katına çıkarıp Suudi Arabistan'ın OPEC (Petrol İhraç eden Ülkeler Örgütü) içindeki etkisini bitirecek" diye manşet attı!

Yani "Türkiye durdurulmazsa bütün enerji oyunlarında ERDOĞAN başrol alacak. Bu nedenle bir an önce indirilmeli" dedi!
Sorunları bu!

İngilizler, Kraliçe ve adamları akılla giderler ve sonuç alırlar!
Bu hep böyle oldu!
Irak'a Amerika ile el ele girdiler!

Washington milyar dolarlar ve can kayıpları verdiği halde tutunamadı! Ama onlar BASRA'daki petrolleri ele geçirdi! Kuzey'e de şirketlerini gönderdiler! Hem de TEK KURŞUN atmadan!
Şimdi aynı stratejiyi Ankara uyguluyor!

Silahları gömüp tarihi neonlarla ışıklandırarak yaklaşıyor!
Alışık olmadıkları buydu!

Biz "BİZİ" hatırladığımızda onların yapacak çok fazla şeyi yoktu!
CHP ile MHP ile gelmekten başka seçenekleri kalmazdı!

Bu nedenle YENİ TÜRKİYE hem içerisini hem dışarısını düzeltecek!
Bu kaçınılmaz son!

Ha buna inanmayan patronlar, partiler, medya kuruluşları, muhafazakar yapılar var mı?
VAR!

Her dönüşüm acı verir!
Bunların da canı yanacak!

Baronun sözünden çıkıp biraz kafalarını kullansalar bunu görecekler ama kurulan sistem buna izin vermiyor! Kendi aralarındaki her figürün DOSYASI BAŞBARONDA!

Yani isteseler de gelemezler!

Kendi milletlerine değil Musevi BARONLARA ve Kraliçe'ye itimat ediyorlar!

Ancak ANADOLU bu ülkeyi tekrar kuracak kadar güçlü!
Korktukları başına gelecek!

Rövanşı kaybedecekler, DİRENEMEYECEKLER!

Ergün Diler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız