Para değil inanç

Para değil inanç

Türkiye asla kendi haline bırakılmıyor!
Bırakılmayacak da...

Amerika'ya içinden çıkıp RAKİP olan dev sermaye, Japonya ve Çin'i yarattı!
Avrupa'daki Henkel, Siemens, AEG, Bosch, BP, Shell, ING Group, Aviva gibi sayılamayacak kadar şirket Rothschildler'indi! Bir de bu ailenin Amerika'da kendi bankalarının verdiği hayati önemde kredilerle yarattığı Rockefeller ailesi vardı!

Citigroup, Standart Oil, Exxon-Mobil, Chevron gibi paha biçilemeyecek şirketler de bu ailenindi!

Ama FORBES'ın her yıl açıkladığı zenginler listesinde, ne hikmetse, biz dünyayı avucunda tutan bu iki ailenin üyelerinden hiç kimseyi göremiyorduk!
Carlos Slim, Bill Gates, Buffet, GOOGLE'un sahipleri, İn&Out isimli hamburgeci bile listeye girerken bunlardan kimseler yoktu!
Zaten yalan da burada başlıyordu!

Paranın ve zenginliğin adresi bunlardı ama kendileri yoktu!
Şirketlerinde asla değişmeyecek kurallar vardı!
Kilit noktalarda kesinlikle aileden olanlar otururdu!
Ailenin büyük erkek çocukları bir adım önde olurdu!

Genel itiraz olmadığı zamanlarda BÜYÜK oğlun büyük oğlu işin başında olurdu!
Evlilikler ikinci ve üçüncü dereceden kuzenlerle yapılırdı!
Daha da var!
Ama baktığınızda adamlar servetlerini bir İMPARATORLUK gibi yönetirler!
Kendi kuralları, yasaları vardır!
Mesela; asla ve kat'a bir MÜSLÜMAN TÜRK bunların şirketinde yukarılara tırmanamaz!
Şans ve tesadüf yoktur!

Bu aileler KARLİÇE'nin bilgi ve deneyimiyle hızla yol aldılar! İkinci Dünya Savaşı'nda öne çıkan Amerika bu işbirliği ile frenlendi! Onların askerle yaptıkları İŞGALLERİ bunlar çok daha ucuz ve karlı olan BANKACILIKLA yaptılar!
Ve dünyaya talip oldular! Maaşlı on binlerce FİNANS askeriyle sınırları değiştirmeden ülkeleri ele geçirdiler! İngiliz bayrağı dikmeseler de paralar onların bankalarına aktı!

Kurşun atmadan, süngü takmadan ülkeleri bir bir düşürdüler! Geneli de MÜSLÜMAN ülkelerdi!
Bir gün internette dolaşırken şu yazıyı okumuştum... İlginçti! Bugünü anlatıyordu sanki...

Bir işadamının işleri bozulmuştu. Ne yaptıysa olmuyordu.
Bir zamanlar çok başarılı bir insan olmasına rağmen şimdi borç altındaydı!
Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırırken, diğer taraftan da bir sürü insan ödeme bekliyordu.

Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu.
Nefes almak için parka gitti. Bir banka oturdu, başını ellerinin arasına aldı ve bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı.
Yaşlı bir adam gelip önünde durdu! "Çok üzgün görünüyorsun. Seni rahatsız eden bir şey olduğu belli...
Derdini açmak ister misin?" diye sordu...

İşadamını dinledikten sonra da, "Üzme kendini! Sana yardım edebilirim" diyerek ÇEK defterini çıkardı... Eliyle koparttığı sayfayı uzatırken "Bu para senin. Bir yıl sonra seninle burada buluştuğumuzda bana olan borcunu ödersin. Hadi al" dedi.
Ve yaşlı adam geldiği gibi hızla gözden kayboldu.

İşadamı elindeki çeke baktı. Çekte 500 bin dolar yazıyordu ve imza ise John Rockefeller'e aitti! Dünyanın en zengin adamı önüne çıkmıştı! Şansa bak! "Tüm borçlarımı hemen ödeyebilirim" diye düşündü.
John Rockefeller'e ait bu çekle her şeyi çözebilirdi. Ama çeki bozdurmaktan vazgeçti. Bu değerli çeki kasasına koydu.

Onun kasasında olduğunu bilmenin güveniyle işine dört elle sarıldı.
Büyük küçük demeden tüm işleri değerlendirmeye başladı. Ödeme planlarını yeniden yapılandırdı. İyi yapılan işler yeni işleri doğurdu.
Birkaç ay sonra tekrar işlerini yoluna koyabilmişti.
Takip eden aylarda ise borçlarından tümüyle kurtulup hatta para kazanmaya başlamıştı.

Tüm bir yıl boyunca çalıştı durdu. Tam bir yıl sonra, elinde bozulmamış çek ile parka gitti.

Kararlaştırılmış saatin gelmesini bekledi. Tam zamanında yaşlı adamın hızla ona doğru geldiğini gördü. Tam ona çekini geri verip başarı öyküsünü paylaşacakken bir hemşire koşarak geldi ve adamı yakaladı.

Hemşire "Onu bulduğuma çok sevindim, umarım sizi rahatsız etmemiştir" dedi. "Çünkü bu bey sürekli olarak huzur evinden kaçıp, bu parka geliyor. Herkese kendisinin John Rockefeller olduğunu söylüyor" diye ekledi.

Hemşire adamın koluna girip onunla birlikte uzaklaştı. İşadamı şaşkın bir şekilde öylece durdu kaldı. Sanki donmuştu. Tüm yıl boyunca arkasında yarım milyon dolar olduğuna inanarak işler almış, yapmış ve satmıştı.

Birden, hayatının akışının değiştiren şeyin para olmadığını fark etti.
Hayatını değiştiren kendinde bulduğu inançtı.

Başarının sırrı, kasamızda duran değil, kendi kalbimizde ve kafamızda olanlardı.
Başka yerde aramaya gerek yoktu!

Teşbihte hata olmaz ama Türkiye'nin hali tam bu hikayedeki gibiydi!
Cumhurbaşkanı oldunuz mu, Başbakan oldunuz mu, Bakan oldunuz mu, Genelkurmay Başkanı oldunuz mu, MİT Müsteşarı oldunuz mu hep önünüze "Aman MUSEVİLER'i kızdırmayın!
Para onlarda. Güçleri belli. Yaşamak istiyorsan uyum sağla!" denirdi!

Danışmanlar düne kadar bunun için vardı!
Ülkenin yönetimine geçseniz de bilinmeyen bir el sizi uzaktan yönetir ve kontrol ederdi!

Bunun adı bazen Amerika, bazen Rusya, bazen Almanya, kısık bir sesle de olsa bazen İngiltere olurdu!

Kimse çıkıp bunlara İTİRAZ edemezdi! Türkiye içinde öyle bir örgütlenme ağı vardı ki; her tarafta adamları ve grupları vardı!
BİZDEN olanlarla bizi yönetiyorlardı!

Oysa PARA imparatorluğunun görünmeyen kurallarına esir oluyorduk!
Kapağı açılmayan ve üstüne gidilmeyen gizli kuralda "Türkiye İsrail'in güdümündedir! Bunu değiştirmeye kalkmayın!" ifadesi yer alırdı!
Türkiye bizden daha çok Museviler'indi!
Kraliçe'nindi!
Rothschildler'in ve Rockefeller ailesinindi!
Ama biz bilmezdik!

Bizdeki BARONUN milyonlarca dolar onların MÜZELERİNE BAĞIŞ yaptığını da atlardık! İlişki kuramazdık!

Bizdeki zenginliğin de bizim BARONLARA ait olduğu yalanına inanırdık!
Oysa onlar sadece taşıyıcılardı!

Gerçekte sahip oldukları SERVET kendi ismini astıkları TABELANIN karşılığı olarak asıl sahiplerin BANKALARINDA yatıyordu!

İşte Türkiye bu DEĞİŞMEZ denen kuralın üstüne gitti! Erdoğan'ın cesareti hedef olmasına yol açtı! "Sakın ha! Aklınızdan bile geçirmeyin" denilen kuralları kaldırıp çöpe attı!

Bunu yaparken de "Para onlarda kriz sizi bitirir!" uyarılarına kulak asmadı!
Erdoğan da biliyordu ki ülkeyi İNANÇ değiştirebilirdi!
PARANIN sözü bir yere kadar geçiyordu!
Yürek, BANKNOTU yeniyordu!

Şimdi yaşananları ileride TARİH böyle yazacak!
Ve bu onların en büyük yenilgisi olacak! En çok güvendikleri oyuncu kaybetti çünkü!

Erdoğan'ı yakından vurmak isteyenler en yakından vuruldu!
Bu da Allah'ın işi!

Diğer sayfalarımız
https://www.facebook.com/TurkiyeGercekleri
https://www.facebook.com/dunyagerceklerimiz
https://www.facebook.com/Yalan.Yazan.Tarih.utansn
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız