CHP, Fenerbahçe ve Cumhuriyet

CHP, Fenerbahçe ve Cumhuriyet!

Dünya genelindeki gazete ve televizyonları izlediğiniz zaman Türkiye'deki HAREKETLİLİĞİN bir başka yerde olmadığını çok rahat görürsünüz! Uzun yıllar koalisyonla yönetilen ülke, tek parti iktidarlarında ne hikmetse hep DARBELERE sahne oluyor!

Menderes geldi!
Kendisinden önce konulan çizgiyi tanımadığını ilan etti! Londra'ya aykırı işler yapmak istedi! İdam sehpası kuruldu! Özal da onun gibiydi!
Irak ve Azeri kardeşlerimizle bütünleşip BÜYÜK TÜRKİYE ideali için çırpındı! Bu da Kraliçe'nin koyduğu kuralların ihlali demekti! Özal sınırı aşmıştı! Türk Birliği hayaldi! Gereken yapıldı! Önce Köşk'te yalnızlaştırıldı.

Ardından zehirlendi! Koskoca Cumhurbaşkanı'nı götürecek ambulans, müdahale edecek hastane bulunamadı!
Dedim ya "Tek Parti" zararlıydı!

Erdoğan bu iki ismin bıraktığı bayrağı daha da ileriye taşıdı! Hiç alınamayan mesafeyi kat etti! Kürtler'i ve Araplar'ı Türkiye'ye bağladı. Kardeşlik ve eşitlik üzerine bir dil geliştirdi! Silahlar sustu!

Enerji Türkiye'ye gelirken Londra'ya bağlı uyuyan hücreler uyandı! Nasıl AK Parti'yi kapatma davasında ortaya çıktılarsa, yine yargıdan geliyorlar! Ve gelenleri de sakın ola bir gruba bağlamak gibi kolaycılığa kaçmayın!

Olay göründüğünden daha büyük ve kapsamlı!

İçeride oluşan koalisyon, dışarıdaki BÜYÜK BARONLARLA düğmeye bastı! Ülke yönetilemeyecek hale gelinceye kadar gelecekler! Amaç bu!

Ergenekon operasyonlarında "kurunun yanına yaşlar da atılmaya" başlandığı zaman aslında START verildi! Londra adına çalışan güçler için amaç, üzüm yemek değil bağcıyı dövmekti!

Öyle de oldu! Askeri kişiliksizleştirip mantar tabancası bile kullanamayacak hale getirmeyi amaçlıyorlardı! Bölgede AYRIŞTIRMA operasyonu için start verildiğinde ASKER kışlasından çıkamayacaktı! Yargı nizamiyenin hemen önünde NÖBETTE bekliyordu çünkü! Bu oyunun görülmesi zaman aldı!

Bütün planlar işlerken makas değiştirildi ve Erdoğan'dan kurtulmak isteyenler ALANI genişletti!

MİT, Oslo, 7 şubat, Danıştay suikastı gibi operasyonların dışında ilk kitlesel eylem, FENERBAHÇE operasyonuydu! Şike'den gelerek kitleleri Erdoğan'a karşı sokağa dökmek istediler!
Stadlara SİYASİ SLOGANLARI sokarak Başbakan'ın KARİZMASINI çizmeyi hedeflediler!

Dünyada saygı gören Erdoğan, kendi ülkesinin stadyumlarında ıslıklanacak ve yuhalanacaktı! Bir ara oldu da!

ŞİKE OPERASYONU geldiğinde başta Fenerbahçe Başkanı Aziz Bey olmak üzere pek çok kişi, tsunaminin nedenini ve kaynağını göremedi!
Aziz Bey, birileri tarafından hedefe konuluyor ancak yakınındaki mesai arkadaşları ne hikmetse dışarıda kalıyordu!

O günlerde konuştuğum Cihan Kamer, "Aziz Bey askerlere Erdoğan'ı ısrarla anlatıyor ve aradaki soğukluğu gidermeye çalışıyor!" demişti! Belki de başka gerekçeler de vardı! Ama operasyonu yapanlar ve akıl edenler, Erdoğan'ı DEVLETTE YALNIZLAŞTIRMAYI ve askerle çatıştırmayı hedefliyordu!

İngiliz gazeteleri bunların ipucunu fazlasıyla veriyordu! Belli ki devletteki birlik-bütünlük birileri tarafından istenmiyordu!

Bütün bunlar olurken, Aziz Bey'in büyük bir açmaz yaşadığı da bir gerçekti!

Düne kadar devletin bilemediği SARMAL, şimdi onun başındaydı! Ve ne yapacağını, kime dayanacağını, nasıl mücadele edeceğini anlayamıyordu!

Tıpkı DEVLET gibi o da aslında kiminle mücadele ettiğini ıskalıyordu!
Durum böyle olunca da SAVUNMA adına ilk gördüğüne yumruğu sallıyordu!

Aslında Fenerbahçe ile GENELKURMAY'ın yan yana gelmesi birilerini rahatsız ediyordu! Stada gelen paşalar ŞİKE OPERASYONUNU kurgulayan AKLI, rahatsız ediyordu!
Aziz Bey bunu göremiyordu! Çünkü o da paşalara dayanıp güç devşiriyordu!

Bu sistem ERROR verecekti! Bu kaçınılmazdı! Öyle de oldu!
TAPELER, görüntüler, soyunma odalarındaki konuşmalar, Türk futbolunu tüketti!

Kimse büyük fotoğrafı göremedi!

İşin ilginci Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım hala görebilmiş değil!
Yargıtay kararından sonra Fransa'dan yaptığı açıklamalarda hep bir GRUBU işaret ederek "Fenerbahçe'yi kimsenin ele geçirmesine izin vermeyeceğiz.

Camia olarak bunun karşısında dimdik duracağız!" dedi!
Güzel dedi de gözden kaçırdığı küçük DEV bir ayrıntı vardı!
Kendisini hedef aldığını iddia eden yapıyla, EN YAKININDAKİ ALİ KOÇ Beyefendi'nin ağabeyi iç içeydi!

Uganda'dan ananas, Tanzanya'dan dayanaklı tüketim pazarı geliyordu! Aile, Aziz Bey'in işaret ettiği yapı ile kolkolaydı! Bu apaçık ortadaydı! Bütün bunların yanında Yıldırım'ın "Vefa Küçük aday olursa destekler misiniz?" sorusuna verdiği cevap ortadaydı:

"Hayır! Bir tek Ali Koç aday olursa desteklerim. Ali ne zaman 'adayım' derse onun yanında olurum! Onun dışında hiç kimse için 'yanındayım' demem!"

Bu kadarla da kalmıyordu Aziz Bey!

Kendisini kurtaran YASAYA imza atan hükümeti, son kongrede CUMHURİYET karşıtı gösterip "Mustafa Kemal'in askerleriyiz!" sloganlarıyla vuruyordu! Demokratik olarak karşısına geçen Mehmet Ali Aydınlar, Hamdi Akın, Nezih Barut ve Aziz Torun gibi seçkin isimlere "sorti" yapıyordu!

Açıkça kafası karışıktı!

Hem hükümetin hem de işaret ettiği grubun kendisine saldırdığını söylüyordu!

Ama şimdi ortaya çıkan tabloda bunun olamayacağı açıktı! "Sadece onu desteklerim" dediği ismin ailesi sözü edilen grupla iç içeydi!

Ya çok güvendiği Ali Koç o grupla el altından Yıldırım'ın gitmesi için anlaşmıştı. Ya da aile Aziz Bey konusunda ikiye bölünmüştü!

Yıldırım'ın kongrede hükümeti neden hedef aldığı da cevap bekleyen bir başka önemli soruydu!
YARGITAY için söz mü almıştı!

Birilerinin gözüne girmek için "Bakın ben de sizin yanınızdayım!" mesajı mı veriyordu!

Aziz Bey'in kafası tıpkı CHP lideri Kemal Bey gibi allak bullaktı!

Ülkenin kilidini elinde tutan LONDRA, Fenerbahçe'de karışıklığı, CHP'de ise kasetle tasfiyeyi istemişti!
Kemal Bey oyunu görüp BARONLARIN her istediğine "Evet!" dedi. Aziz Bey ise yakınındakilere güvenip savruldu!
Olayları okuyamadı!

Kemal Bey tabanına rağmen BARONLARIN aldığı İTTİFAK kararını uyguladı ve hayata geçirdi!

Yıldırım ise LAİKLİK duyarlılığı yüksek olan genel kurul üyelerine rağmen YARGITAY'ı düşünerek kongrede yanlış ata oynadı!
Bu yorum değil son kare!

Londra'nın emrine giren CHP de artık hızla duvara doğru yol alıyor!
Seçimden zaferle çıkma şansları olmadığı halde, tabanını inkar eden koalisyonlara soyunuyorlar!

Yıldırım da kongrede yanlış yere vurduğunu düşünüyor! Birileri Fenerbahçe üzerinden KAOS peşinde!
Film kaldığı yerden devam ediyor!
Bugünkü fotoğraf bu!

İşte AKIL böyle günler için var!

Hem Kemal Bey'den uzaklaşanlar, hem de Fenerbahçe camiası düne kadar pek hoşlanmadıkları Erdoğan tarafından kucaklanacak!
Bir musibet bin nasihatten daha iyidir!
Keşke ta en başında bunu anlasalardı!

Hem CHP'lilerin, hem Fenerliler'in BAŞKANLARINA "Cumhuriyet'e sahip çıkacaksak doğru partnerlerle iş yapmalıyız!" demesi gerekiyor!
Yoksa bunların anlayacağı yok!
Yoksa olan hem Cumhuriyet'e, hem de Fenerbahçe Cumhuriyeti'ne olacak!

Ergün Diler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız