Bizi hep yediler

Bizi hep yediler

Kurt adam Putin haftalar önce söyledi. "Türkiye'nin Bağımsızlık savaşını alkışlıyorum" dedi.
En büyük hasmı "PARA"ydı.

Bağımsızlığın onu yenmekten geçtiğini biliyordu.
PARADOR Musevi Baronları, gözünü kırpmadan ülkeden kovdu.
Halbuki biz tam 200 yıldır "Türkiye Türklerindir" sloganı ile uyutuluyoruz.

Zannediyoruz ki, ülkeyi biz yönetiyoruz.

İşte bu 100 TÜRK BÜYÜK YALANINDAN daha büyük bir yalan.

İngilizler "DEMOKRASİ" altında yüzyıllardır MEŞRUTİYET ile yönetiliyor.
Meclis ve Başbakan olsa da hepsi sonunda tek patrona, ülkenin sahibi KRALİÇE'ye bağlı...
Osmanlı'yı 1908'de fiilen yıktılar.

Getirdiler Meşrutiyeti, yani kendi sistemlerini dikte ettiler.
Bakıldığında fena değildi manzara.
Padişah, aynı İngiliz Kraliçesi gibi baştaydı ancak ülkeyi meclis, bürokratlar yönetecekti.

Ancak bu sistem bizde İngiliz kurnazlığı ile tersine çevrildi.
O günden beri bu topraklarda korkunç bir bürokrasi kurdular.
Ülkenin başında kim olursa olsun aslında bürokraside hep PARALEL bir devlet vardı.

O Paralel yapı ne isterse o oluyordu.
İstenen yapılmazsa DARBELER geliyordu.

Ne padişahlar kaldı, ne asılan Menderesler, ne de öldürülen Özallar.
Ama İngiliz usulü PARALEL yapılar asla silinip atılamadı bu ülkeden.
Tanzimatla birlikte girdiler içimize.

O dönemin 1 numaralı ismi Padişah değil, Mustafa Reşit Paşa'dır.
En büyük MEZİYETİ müthiş İNGİLİZ hayranı olmasıydı.
Paris'te yaşamış, Fransız kültürüyle yoğrulmuştu.

Ancak Londra'da büyükelçilik yaptığı yaşlarda vurgun yemiş, İNGİLİZ tutkusu söndürülemez bir AŞKA dönüşmüştü.
Türkiye'ye döner dönmez bürokrasiyi ele geçirip PARALEL DEVLET kurmuştu.
İlk icraatı İngilizlere büyük imtiyazlar tanıyan ticaret anlaşmasını imzalamak olmuştu.

İşte bu ülke topraklarına, Yahudi Rothschild ailesinden aldığı 35 ton altın karşılığı, PARALEL devletini veren İngiltere'nin girişi böyle olmuştu.

O günden sonra hep PARALEL DEVLETLE yönettiler bizi.
Tefeci banker ailelerinden oluşan sermaye buyuruyor, İngilizler "Emredersiniz" diyor, Türklere uygulatıyordu.

Bu ülkenin insanları, 1. Dünya Savaşı'na girerken bile "TÜRKİYE" için girmedi.

Onlar bugünkü beyaz yakalıların dedeleri Jöntürkler, masonlardı.
Bu ülke topraklarındaki TÜRKLERİN bir kısmı "YA İSTİKLAL YA İNGİLTERE" dedi.

Bir kısmı da "YA İSTİKLAL YA ALMANYA" diye ayağa kalktı.
Almancılarla İngilizciler birbirine girdi.
ALMANCI Türkler, İNGİLİZCİ Türkleri devirdi.

Ardından ALMANCI Türkler, memleketin tüm Türkleri'ni, Almanya adına 1.Dünya Savaşı'na soktu.

Alman generalin yönettiği Türk orduları İngilizlere mağlup oldu.
İşte o günden sonra İngilizler bu ülkeden hiç çıkmadı.
Savaşın bedelini tam 100 yıldır İNGİLİZ PARALEL DEVLET anlayışı ile ödetiyor Londra.

İktidara kim gelirse gelsin bankerlere teslim olan Londra, PARALI bir EL'i hep devreye sokuyor.
Ve indiriyor.

Başbakan Erdoğan "BU BİR İSTİKLAL SAVAŞI MÜCADELESİ" diye boşuna demiyor.
Önceki gün "Tarihimizi iyi öğrenmemiz lazım" derken boş konuşmuyor.

O bir BOŞBAKAN değil.
İyi hesap yapmalıyız.

Ananas, HESAP yapma melekesine korkunç katkı sağlayan bir meyve.
Uzmanlar öyle diyor. "Zaman artık gerekirse Uganda'ya gidip ananası alma zamanı..."
Yüzyıldır, ananas gibi yenmekten bıkmadık mı?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız