Tezgahlar ve gerçekleşenler.

Tezgahlar ve gerçekleşenler...

Bir ülke parası- serbest piyasa koşullarında- nasıl değer kazanır bilinir; birincisi dış ticaret fazlası verirsiniz ve buna bağlı artan bir ihracat temponuz, büyümeniz vardır. Ülkenize rezerv para akışı kesintisizdir ve paranız, ağırlıklı ihracat alacağınız olan temel rezerv para hangisiyse ona karşı değer kazanır. Şimdi yakın gelecekte böyle bir durumun Türkiye için olacağını söyleyemeyiz değil mi? O zaman yerel parayı değerlendirecek ikinci hale bakalım; bu halde, ülkeye giren sermaye akışı geometrik olarak artar, bunun ne tür sermaye olduğu önemli değildir. Doğrudan yabancı sermaye akışı da olur, kısa vadeli sıcak para da... Bu halde de, giren temel rezerv para-ağırlıklı dolar- olacağı için, sizin milli paranız değerlenir. Burada doğrudan sermaye girişinin kısa dönemde ve hızlı olarak artacağını söylemiyorum ancak Başçı, şunu hesap ediyordu: Gezi’ye rağmen Türkiye’ye batı finans sistemi dışında yılın sonuna doğru güçlü girişler olacak.

Başçı’nın temel senaryosu...

Bu öngörü de şu temel senaryoya dayanıyordu; Fed, tedrici olarak tahvil alımını azaltsa bile, bu, Türkiye’ye güçlü sermaye akımını kesecek etkide olmayacak. Çünkü Türkiye bölgede siyasi ve ekonomik olarak en istikrarlı ülke. Bunun dışında ikinci çeyrekten itibaren sanayi üretimi ve ihracat ivme kazanacak, büyüme potansiyelimiz ortaya çıkacak ve AB’deki göreli iyileşme ile birlikte Ortadoğu ve diğer pazarlara ihracatımız da artacak. (bunlar aynen oldu biliyorsunuz) Ancak en önemlisi, İran... Tabii İran kadar önemli olan da, Irak’la iyileşecek ilişkiler ve Azerbaycan ile yapacağımız enerji anlaşmaları...

Burada hemen ilave edelim; daha geçen gün, Avrupa Komisyonu’nun enerjiden sorumlu komiseri Günther Oettinger, bizim TANAP ve TAP anlaşmalarına referans vererek, Türkiye üzerinden geçecek Güney Gaz Koridoru, Avrupa’nın gaz ihtiyacının yüzde 20’sini karşılayacak diyordu.

Bakın bu öyle yarının işi değildir; bu anlaşmaların imzasının olduğu tarihten itibaren Türkiye’yi değiştirecek, yerinden kaldıracak ve bu toprakların şimdiye değin görmediği sermaye akışıdır bu... Bir de bunlara K.Irak kaynaklarını ekleyin... İşte Erdem Başçı bunları da hesap ediyordu...

Ama birileri, Dubai’ye giden ve orada harcanarak ya da doğrudan Batı’ya aktarılan İran kaynaklı sermayenin Türkiye’ye dönmesini önledi.

Bunun dışında, enerji anlaşmalarına ve Kürt barışına bağlı yeni bir yatırım alanı olan Anadolu’ya girecek doğrudan sermaye girişi de, ‘Türkiye’de, 2014’te çok büyük değişimler olacak, Erdoğan devam edemeyecek; büyük operasyonlar olacak denilerek önlendi. Bütün bunların istihbaratı şimdi hükümetin elinde... Geç mi erken mi bilmemem ama Başbakan, ‘bu operasyon nisan ayında ABD’de tezgahlandı’ dediğine göre bu sabit ve bütün taşlar yerine oturuyor. Büyük ihtimalle Mayıs ve Aralık kardeş aylar... Hatta biliyorsunuz, bu yaz günlerinde hazırlık olarak, tıpkı ulusalcıların sözcüsü gibi bu yeni-yerli neocon muhalefetin tarafı da seçildi onun da operasyonu yapıldı ve o’da cephedeki yerini aldı.

Şimdi Erdem Başçı’nın Gezi deneyimine rağmen, elindeki veri setine, bilgisine rağmen göremediği buydu... Ama şunu söyleyeyim; işte enerji anlaşmaları imzalalandı, Azerbaycan, Gezi sürecinde, ‘enerji şirketimiz SOCAR, Türkiye’ye yatırımlarını arttıracak ve Türkiye’de birinci şirket olacak diyor hem de bunu İlham Aliyev söylüyordu... Yine tam şimdi, Azerbaycan’ın kendi hissesinden vererek Türkiye’nin TANAP’taki payını yüzde 20’den 30’a çıkartacağı konuşuluyor.

Çözüm sürecini de bu süreçte bozmayı denediler ama başta Öcalan olmak üzere Kürtler bu hainliğe geçit vermedi. Öte yandan, İran Cenevre’de barışı imzaladı aslında ve Türkiye’nin 2010’da haklı olduğu ortaya çıktı. Yani süreç bizim lehimize yürüyor. Yol kazaları olacak.... Ama Erdem Başçı haklı çakacak, 2014’te göreceksiniz.

Şeytan kutularda değil...

Newton mekaniği ve dengesi sanayi devriminin temel bilgisiydi.

21. Yüzyıl, Newton’ın mekaniği ve statik dengesi yerine kuantum değerler dizgesini (paradigma)öne çıkartıyor. Bu çok açık olarak şu demek:

Çok sayıda karmaşık ilişkilerin karşılıklı yani interaktif etkileşimi, bütünü oluşturuyor. Böylece tek yönlü ve tek değişkenli etkileşim yerine, çok yönlü, çok değişkenli bütünleşik ağ etkileşim sistemleri günümüzün belirleyici gücü oldu.Mekanik düşünce ‘şeytan (gerçek) ayrıntıda gizlidir’derdi. Ama şimdi biz, ‘gerçek; ayrıntıların birbiriyle oluşturduğu bütünde gizlidir’ diyoruz. Bundan dolayı şeytanı, onun oraya getirip koyduğu kutularda aramayın, o kutular dün de vardı, yarın da olabilir... Kapitalizm yolsuzluk düzenidir çünkü... Siz bütündeki şeytana bakın..

Cemil ERTEM
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız