Av Mevsimi

Av Mevsimi


Türkiye özellikle İnönü dönemiyle birlikte Avrupa'nın kapısına dayandı.
Devlet içeriyi teslim alan ve kendi adamlarını seçip öne çıkaran güç tarafından istediği gibi yoğruldu! İstikamet emrini veren biz değildik! Söylenen yere doğru yürüyorduk.
Ulaşamasak da ilerliyorduk.

Amaç varmak değildi. Tarihimizden, dinimizden, dilimizden, geleneklerimizden daha da önemlisi BÜYÜK MİLLET sevdamızdan kopuyorduk!

Kişiliksiz ve kimliksiz bir şekilde, hiçbir zaman kabul edilmeyeceğimiz Avrupa'ya koşuyorduk.
Tek taraflı aşktı bu!

Bizi bekleyen ve kollarını açan yoktu!
Avrupa talihsiz koşuyu aksatmayacak isimleri bir bir işaretleyip önünü açıyordu!

Siyasi tarihimiz bunun ilginç örnekleriyle doluydu! İsim vermek doğru olmaz ama pek çok BAŞBAKAN Avrupa'nın getirdiği isimdi!
Onların emriyle geldiği için denileni eksiksiz yapardı. Yapmayan da giderdi!
Zaten sokağa çıkıp baktığımızda HAYATIMIZIN özneleri Avrupalı'ydı!

Mutfak aletlerinden otomobile, ilaçtan ekmek çeşitlerine, bankalardan telekomünikasyona kadar ne varsa hep Avrupalı'ydı!
Gözgöze gelsek de fark etmediğimiz SAHİP, tarihimiz boyunca savaştığımız ülkeler ve oluşturdukları koalisyondu!

Osmanlı'yı yıkan GÜÇ kendi istediği yapıyı istediği şekilde inşa etmişti! Başka türlü de olamazdı.

YIKAN YAPARDI!

Sadece biz bilmez ve görmezdik!

Kimse de gelip kulağımıza "Ülkemizin sahibi biz değiliz!" diye fısıldamazdı!
Gizli devletin bize biçtiği rolün dışına çıkmamak kaydıyla yaşardık.
Büyümek, genişlemek, enerji açığını gidermek, Kürtler'le buluşup nüfus artışını sürdürmek, denizlerde donanma bulundurmak, bölgede oyun kurmak bizden asla ve kat'a BEKLENEN görevler değildi!

Küçük insanlara küçük işler veriliyordu.
Erdoğan bunlardan değildi!
Daha önce biçilen elbiseyi ret etti!
Bunları da daha 2002'de yaptı!

Daha BASBAKAN olmadan "Ben bu oyunu bozmak için geliyorum!" dedi... Bütün icraatları bu yöndeydi!
Partisi iktidara geldiği halde o Meclise giremedi!

Kasetle gidecek olan Baykal yardıma gelse de tehlike bitmiyordu!
Darbeler, cuntalar, ekonomik tetikçiler, uzaktan kumandalı medya saldırmadan edemiyordu! Gün geçtikçe Erdoğan için "İrticacı, şeriat yanlısı!" gibi saçmalıkları sıralamanın da bir anlamı kalmıyordu!

Erdoğan'la bilindik yollarla mücadele etmenin bir cazibesi artık yoktu!
Kurtulmak için başka seçeneklere ihtiyaç vardı! Yoksa Türkiye kontrol edilmekten çıkıp Anadolu'nun olacaktı!

Lozan'ın, Mondros'un, Montrö'nün içi boşalacaktı!
Bu Türkler çok oluyordu!
Derhal yola getirilmeliydi!

Kapatma davası, 7 Şubat, Oslo sürecinin sızması, Gezi olayları sonuç vermeyince sondan BİR ÖNCEKİ oyun için start verildi!
Birbirine benzemeyen bütün güçler bir araya getirildi!
Musevi sermayesinin yanında durduğunu her şartta açıkça ortaya koyan CHP başroldeydi!

Ama öncesinde REJİME esnemeyecek kadar bağlı olan Baykal'ın gitmesi, aynı yöntemlerle MHP'nin 10 kasetle yola getirilmesi gerekiyordu!
Plan, Baykal'da tuttu!


Türkiye'de kimsenin tanımadığı Kemal Bey, CHP koltuğuna oturmuştu!
Demek ki Kemal Bey birilerinin dikkatini çekmeyi başarmıştı!
İran, Kuzey Irak, Irak, Katar ve Mursili Mısır bize gelirken kayıtsız kalmaya niyetleri yoktu!

Oyunu değiştiremeseler de içine girip yönetimi ellerine almak istiyorlardı!
Hem Türkiye'yi hem bölgeyi kaybetmek istemiyorlardı!
Asıldılar!

Devletin karanlık dehlizlerine saklanmış her hücreyi uyandırıp saldırı EMRİ verdiler... Bakanların yanlarına sokulup evlerinin içine kadar girdiler...
Koyun postuna sarılmış KURT olsalar da çok kişi fark edemedi tehlikeyi...
28 Şubat'ı tasarlayan aslında onları vareden ve yücelten güçtü! Kralların AV PARTİSİNDE olduğu gibi ürkütülen AV istemeden KRALIN önüne düşerdi! Ekibinin yaptığı hizmetten dolayı KRALA sadece tetiğe dokunmak kalırdı!

Av kurtulmayı düşünürken ölüme giderdi! Ama bunu görmezdi!
Kurtuluşun, yapacağı hamlede olduğuna inanırdı!
Ankara'ya saldıran yapı da tıpkı o av gibi!

Ancak oyunu kuranlar Erdoğan'ın da kaybetmesini düşünüyor ve istiyor!
Ankara bütün motivasyonunu önüne gelen, evin içine girmeye çalısan AV'a vermişken, tetiğe basıp sonuca gideceğini düşünürken bir hamle daha gelecekti!

Av da Ankara da bunu görmeyecekti!

Finalin ikili arasında olduğu düşünülürken SÜRPRİZ PARADAN gelecekti!
Bilinmeyen son hamlenin tetikçileri Ankara'ya çok yakın isimler olacaktı!
Baykal'la, MHP ile başlayan, Gezi ile süren, 17 Aralık'la devam eden oyunun son hamlesi bu olacaktı!
Bakın!

BARONLARIN ekonomik tetikçisi David Cohen son operasyondan sonra İstanbul'a geldi!

Kimlerle görüştüğünü çok kişi bilmiyor! HALKBANK üzerinden Ankara'yı çökertmek isteyen YAHUDİ BARONLAR, COHEN'e 36 saat kaldığı Türkiye'de 11 önemli toplantı ayarladı!
Büyük bankalarla bir araya geldi!

11 toplantı içinde 3'ü çok önemliydi! Bu üç önemli TOPLANTI, Amerikan BÜYÜKELÇİLİĞİ ile İstanbul'daki KONSOLOSLUKTA yapıldı!
Orada alınan kararlar yakında sahneye konulacak!
Bütün plan bu!

Öldürücü hamle bu!

Ama Ankara olan biteni biliyor!
Dünyayı dinleyenler, dinlendi!
Kendilerinden çok emin olarak gelecekler!

Bir dostum "Saldırı için adım attıkları anda bitirilecekler" dedi!
Anlaşılan Ankara'nın planı ayakkabı kutusuna sığacak gibi değil!
Önceden gelirler, ortalığı kasıp kavururlar, biz de "Olan bitenin arkasında kim vardı?" diye sorardık!

Oysa şimdi AV PARTİSİNİ ANKARA düzenliyor!

Ama AVLARIN bundan haberi yok!
Ben son saldırıyı bekliyorum!
Heyecanlı olacağı kesin!

Tanıdığımızı ve sevdiğimizi düşündüğümüz isimleri karşı tarafta göreceğiz!
Senarist rolleri böyle dağıttı!
Şimdiye kadar İYİ ADAMLARDI!
Finalde gerçek yüzleri ortaya çıkacak!
Bildiğimiz TÜRK FİLMİ yani!
İyi seyirler!

Ergün Diler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız