Asıl Ve Gizli Hedef Halk Bankası

Asıl Ve Gizli Hedef Halk Bankası
“Devletin İç Ve Dış Siyasal Yararları Çiğneniyor.. Acilen Soruşturmayı Yürütenler Hakkında Soruşturma Açılmalı…”

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın Yaptığı Suç Duyurusunun Gereği Hemen Yapılmalıdır…

AK Partiye yönelik yolsuzluk soruşturmasını yürütenlere karşı hükümet adına ilk resmi suç duyurusu Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’dan geldi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ basına verdiği demecinde “soruşturmanın gizliliğinin ihlalinin suç olduğunu” belirterek, "Soruşturmanın gizliliğini ihlal eden savcılarsa savcılar, zabıt kâtibiyse kâtipler, adli kolluksa adli kolluk hakkında Başbakan Yardımcısı olarak Adalet Komisyonu huzurunda suç duyurusunda bulunuyorum" şeklinde açıklamada bulundu[1].

Ancak yolsuzlukla suçlananlar değişik suçlarla suçlanmaktadırlar. Bu suçlamalardan en çok dikkat çekeni ve en önemlisi ise Halk Bankası ile ilgili olanıdır. Ayrıca basında çıkan haberlere bakılırsa bu yolsuzluk suçlamalarına Amerika ve Avrupa’nın sessiz kalması hatta desteklemesi İran’a uygulanan ambargoyu Türkiye’nin Halk Bankası aracılığıyla delmesi nedeniyledir. Bu nedenle de bu yolsuzluk suçlamasında “asıl ve gizli hedef Halk Bankasıdır[2]”.

Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evinde 4,5 Milyon dolar bulunduğu ve bu nedenle suçlandığı basında çıkan haberlerden anlaşılmaktadır. Yusuf Aslan bu suçlamaya ne cevap verdi bilmiyoruz. Eğer Süleyman Aslan bu parayı kendi adına değil devlet adına milletlerarası işlerde kullanmak için evinde saklıyorsa bunun savcı tarafından basına sızdırılması suçtur. Diğer bir ifadeyle asıl suç olan savcının veya devlet görevlilerinin “devletin dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri” basına sızdırmasıdır.

Bu konuyla ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama” başlıklı 329.Maddesinde “ Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir” hükmü vardır.

Bu durumu ayrıntılı olarak inceleyen Prof. Dr. Zeki Hafızoğulları ve Doç. Dr. Muharrem Özen’in “Türk Ceza Hukukunda Devlet Sırrına Genel Bir Bakış” isimli Makalesinde[3] “Devlet sırrı ihlallerini düzenlerken, Kanun, mülga Türk Ceza Kanunundan daha fazla madde kullanmış, daha ayrıntılı düzenleme yapmıştır. Ancak, Kanun, 326. maddesinde “Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasi yararlarına ilişkin belge veya vesikalar” diyerek,328, 329 ve 330. maddelerinde “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasi yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gere­ken bilgiler” olarak söz etmiştir. Kanun, 125/2. maddesi hükmünde, söz konusu belgelerin ancak mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından incelenebileceğini belirtmektedir. Savcı, içeriği Devlet sır­rı niteliği taşıyan belgeleri inceleyemez. Devlet sırrı niteliğindeki bilgileri içeren belgeler, ancak mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından incelenebilir. Bu belgelerde yer alan ve sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan bilgiler, hâkim veya mahkeme başkanı tarafından tutanağa kaydettirilir. Belgeler alınamaz, sureti çıkarılamaz, fotokopisi yapılamaz, filmi çekilemez. Bel­gelerde yer alan ve sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturacak olan hâkim veya mahkeme başkanı tarafından tutanağa kaydettirilir” şeklinde bu konuya açıklık getiren açıklamalar vardır.

Yukarıda anlatılanları birlikte değerlendirdiğimizde Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın 4,5 Milyon doları kendi adına değil devlet adına milletlerarası işlerde kullanmak için evinde saklıyorsa bunun savcı tarafından basına sızdırılması 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 329. Maddesinde belirtilen “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir” hükmü kapsamında suçtur.

BU SUÇ, BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ’IN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUĞU ‘DEVLET MEMURLARININ SORUŞTURMANIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU’NDAN ÇOK DAHA AĞIR BİR SUÇTUR. DAHA ÖNEMLİSİ DE TÜRK CEZA KANUNU’NUN 53’ÜNCÜ MADDESİNE GÖRE DEVLET SIRLARINA KARŞI SUÇLAR (TCK, MD. 326, 327, 329, 330, 332, 333, 334, 336 VE 339)DAN 1 GÜN BİLE MAHKÛM OLANLAR DEVLET MEMURU DAHİ OLAMAZLAR[4].

Daha önce gazetelerde çıkan haberlere göre “SON 3 AYDA” İran’a altın ihracatının zirve yaparak 60 tona ulaşmasının gerisinden petrol ödemeleri çıktı. İran'dan Tüpraş kanalıyla yılda ortalama 8 milyon ton ham petrol ve Botaş üzerinden 8 milyar metreküp doğalgaz ithal eden Türkiye, satın aldığı ürünlerin parasını Halk Bankası'nda açılan bir hesapta tutuyordu[5]”.Yani İşin boyutunun tonlarla altın ve milyar dolarla ifade edildiği bir ticaretin başında Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan vardı. Yukarıda anlatıldığı üzere Süleyman Aslan bu parayı kendi adına değil devlet adına milletlerarası işlerde kullanmak için evinde saklıyorsa bunun savcı veya diğer personel tarafından basına sızdırılması Türk Ceza Kanununun 329.Maddesine göre çok ağır bir suçtur.

Bu nedenle Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın "Soruşturmanın gizliliğini ihlal eden savcılarsa savcılar, zabıt kâtibiyse kâtipler, adli kolluksa adli kolluk hakkında Başbakan Yardımcısı olarak Adalet Komisyonu huzurunda suç duyurusunda bulunuyorum" suçlamasının gereğinin hemen yapılması aciliyet arz etmektedir. Soruşturmayı yürütenlerin soruşturmanın gizliliğini ihlal eden açıklamalarının “Devletin iç veya dış siyasal yararlarını çiğnediği” dikkate alınarak adı geçen memurlar hakkında öncelikle soruşturma açılmalı, soruşturmanın selameti içinde de 657 sayılı Kanunun 137. Maddesi gereği hepsi derhal açığa alınmalıdırlar[6].

Ahmet Kahraman
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız