Kurdukları ittifakta yok yok! solcu, sağcı, liberal, ülkücü yani ne ararsanız var!

Kurdukları ittifakta yok yok! solcu, sağcı, liberal, ülkücü yani ne ararsanız var!

Sıkıştılar!

Değişim zordur! Ama bunu anlamak daha da zor!
Türkiye şimdi ikisini bir arada yaşıyor!
Hem değişiyor, değişirken sancı çekiyor, hem de değişimi anlamayanların faturasını ödüyor!

Kolay iş değil!

2009'da "IMF'siz bütçe felaket. AK Parti ekonomik krizi iyi yönetemedi.

İktidarı tehlikede! AK Parti'siz bir koalisyon görünüyor!" diyen ve şimdiye kadar asla ve kat'a üzerine gidilmeyen kişiler ve kurumlar rahatsız!

Ülkenin TÜRKLER'in eline geçmesini engellemek için çırpınıyorlar!

Özellikle Ankara'da MÜSLÜMAN frekansı bulunsun istemiyorlar!
Londra'ya bağlı birkaç ailenin seçtiği Boğaz sakinleri üzerinden Türkiye'yi kontrol etmek işlerine geliyordu!

Bu nedenle Türkler kendi devletini geri almaya çalıştığı anda saldırıyorlar!

Bazen Gezi'ye çıkıyorlar, bazen mektup yazıp altına imza atıyorlar, bazen CNN'e dayanıyorlar, bazen de tweet'e sarılıyorlar. Hiçbiri kesmezse DOLMABAHÇE'ye girip sözde halk devrimi yapmak istiyorlar!

Samimi bir itirafta bulunmak istiyorum!

Her ne kadar KALEM elimizde olsa da bazen bilinmeyenleri ve saklı tutulanları yazmak için zaman gerekiyor! İçimizdeki tehlikeyi anlatmak kolay değil! Her doğru her yerde söylenmiyor!

Çekindiğim için değil ahengi bozmamak için geri duruyorum!
Biliyorum ki hızla yol alan Türkiye kendine çelme takanlardan kurtulacak! Zamanla her şey ortaya çıkacak!
Aksi fizik kanunlarına aykırı!

Neyse..

Tek amaçları Erdoğan'ı götürmek isteyenlerin kinleri ve nefretleri büyük!

İstanbul-Londra-New York-Tel Aviv arasındaki trafik görülmeye değer! Kıbrıs da özel toplanma alanlarından biri haline geldi!
Hedefleri Ankara'yı geri almak.

Kurdukları ittifakta yok yok! solcu, sağcı, liberal, ülkücü yani ne ararsanız var!

Düne kadar hem para kazanıp hem sözünü geçiren insanlar şimdi sadece para kazanıyor!
Ama bu onlara yetmiyor! Pijamayla başbakan karşılama, telefon açıp fırça atma, koalisyonla korkutma, finansal operasyonla diz çöktürme devri bitti!

Dertleri çok büyük!

Önceden başbakanları bekletenler şimdi randevu almak için günlerce çabalıyor! Eğer başarılı olup alabilirlerse 2 saat kapıya takılıyorlar!

Haliyle kimyaları bozuluyor! Dünyanın merkezlerinde GİZLİ ya da AÇIK "Türkiye'nin sahibi biziz!" diye söyleyenlerin düştüğü bu durum onlar için kabul edilebilir değil! Öfkeleri büyük!

Final İstanbul'da olacak, bu kesin!

Daha önce yazdığım gibi şimdi çevreleme harekatı yapıyorlar!
Geçtiğimiz hafta şunları yazmıştım:

"Ancak biz şimdi Adeviyye ve Tahrir'e bakarken DOLMABAHÇE'de kurulan Tunus hükümeti de türbülansa girdi! Tahrir gibi, Taksim gibi orada da öğrenciler sokakta! Protesto şekilleri aynı! (İslam'ı, Araplar buraya getirdi.
Ancak koruyan ve yücelten Osmanlı oldu!
Avrupa'nın, Tunus'u Hristiyanlaştırmasını engelleyen de Osmanlı'ydı. İstanbul bütün ümmetin merkezidir ve hepimizin tarihidir) diyen GANNUŞİ hedefte!

Doğal olarak onun yol verdiği isimler de!

Gençler hep bir ağızdan 'Defol!' diyor!"

Tunus'un karışacağını görmek çok zor değildi! Mısır'dan sonra Türkiye'nin etkisini kırmak için orada saldıracakları belliydi!

Silaha sarılıp suikastla ülkeyi karıştırdılar! 2002'ye kadar Türkiye'de uyguladıkları en iyi metod buydu! Eğer Tunus'ta tutarsa; bilin ki burada da aynı oyun sahneye konulacak! Mısır ve Tunus TEST sürüşü yaptıkları alan!

Unutmayın!

Kraliçe ile dünyayı önlerine alıp plan yapan aileler DOLMABAHÇE sözünden nefret ediyorlar!

Dolmabahçe, hem İMPARATORLUĞUN hem de İSLAM'ın birliğini ve gücünü simgeliyor! Bu nedenle Türkler'in bu kadar öne çıkması ve oyun kurması onları çıldırtıyor!

Kapatma davasıyla, siyasi yasaklarla, muhtıralarla, tehditlerle, çetelerle durduramadıkları Türkiye, üzerlerine üzerlerine gidiyor! En büyük dayanakları düne kadar ORDUYDU!
Ama önceki gece Harp Akademileri'nde ilk kez iftar verildi!
Devlet bir arada orucunu açtı!
İşte onların çıldırdığı bu!

Türkiye'nin adı konulmamış bir dinle yönetilmesini istiyorlar! Ailelerin olmazsa olmazı bu! Çünkü Türkler, kendilerini hatırladıkları an bütün bölge Ankara'ya akar! Bunu biliyorlar! Bu nedenle Kürtler'in gelmesinden çok rahatsızlar! PKK'nın içinde Avrupa'ya çalışan isimler tehlikenin farkında! Bir an önce bir şeyler yapmak için fırsat kolluyorlar! Ama Öcalan engelini aşamıyorlar!

Hem Kürt konusunda, hem Gezi'de, hem şirketlerde sıkıştılar!
Bu onların PES edeceği anlamına gelmiyor!
Başka bir şekilde saldıracaklar!

Dedim ya DOLMABAHÇE onların kimyasını bozdu! Bu nedenle gençlere biri orasını hedef gösterdi!

Dolmabahçe BÜYÜK TÜRKİYE'dir!

Rahatsızlık bu! İstanbul'a gelmelerinin nedeni de bu! Kürtler Ankara'ya ulaşmadan gelmek isteyecekler!

Dün bir dostum "Ya Eylül'ü beklemezlerse?" diye sordu!
Gelecekleri varsa görecekleri var!

Bekliyoruz!

Ergün Diler
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız