Hesaplaşma

Tarih her zaman toplumlara bu kadar şans tanımaz!Bazen top ayağınıza gelir. Siz de ya golü atıp tarihi değiştirirsiniz ya da atamayıp tarihe mal olursunuz!


Hesaplaşma

Tunus, Fas, Cezayir, Libya, Mısır ve Suriye gibi ülkelerdeki karışıklıkları ve Türkiye'de başımıza geçirilmek istenen çuvalı görmek için sadece içeriyi gösteren yerli gözlük kullanmak yetmez!

Çünkü ANKARA'ya çullanmak isteyen koalisyonun maestrosu YABANCI!

Bizler her şeyi basit klişelerle ele alırız! Bizim dışımızda, bizi de içine alan bir DENGENİN varlığından haberimiz yoktur!

Dengede ne tarafta olduğumuzu bilmediğimiz gibi ne tarafa geçmemiz gerektiğini de bilmeyiz!

Sadece içeride sesi çok çıkan koalisyonun peşinden gideriz!
Kavganın nedeni de bu!

Bu koalisyon, Türkler'in HÜR İRADESİYLE hangi tarafta yer alacağının önüne geçmek istiyor!
Çünkü büyük mücadelenin sonucu Ankara'nın alacağı pozisyonla belirlenecek!
İşte kendi aklını devreye koymaya çalışan Türkiye ve Erdoğan bu nedenle hedefte!

Biraz daha açalım!

50 yıl geriye gidelim...

1963'te Soğuk Savaş tüm hızıyla sürerken dönemin Amerikan Başkanı Kennedy tarihteki en önemli BALKON konuşmalarından birini yaptı!

Berlin'deki Rathaus Schöneberg'den yükselen sözler dünyanın merkezlerinde yankılandı!

Kennedy'nin, Doğu Alman yönetiminin Berlin'i tam ortasından bölen 46 km uzunluğundaki "utanç" duvarını yapması ve Küba Devrimi'nden sonra Berlin'e gelmesi çok anlamlıydı!
Herkesin çok sıradan diye düşündüğü ziyaret inanılmaz önemliydi!

Kennedy, Almanya'ya gelerek SOVYETLER'e meydan okuyordu!
Bunu da "Ich bin ein Berliner" (Ben bir Berlinliyim) sözleriyle ilan ediyordu!

Başkan John F. Kennedy, tarihte hak ettiği yeri bulmayan bu sözlerle sonunu hazırlıyordu!

Başkan, kendisi dışında çok daha büyük bir güç tarafından kurulan Amerika-Sovyetler Birliği dengesini bozmaya çalışıyordu!
Kendince yeni bir güç dengesi oluşturacaktı!
Bu da Amerika ile Almanya arasında olacaktı!
Kendisinden önce kurulan yani dünyanın Washington ile Moskova arasında paylaştırılmasına itiraz ediyordu!
Tek başına yapabileceği bir şey değildi!
Uyarılara rağmen denedi!

Israr etti!

Daha ileri gidince gereği düşünüldü! 22 Kasım 1963'te Dallas'ta öğle saatlerinde üstü açık arabayla ilerlerken ateş açıldı!
Başkan başından ve ensesinden vuruldu.

Parkland Hastanesi'ne götürülürken yolda can verdi.

Olaydan hemen sonra katil 24 yaşındaki Lee Harvey Oswald ele geçirildi! Ancak o da iki gün sonra polisten çıkarken bar sahibi Jack Ruby tarafından öldürüldü!

Uyarıları dinlemeyen Kennedy durdurulmuştu!

O günden sonra da dünyayı Amerika-Rusya dengesinden çıkarmak isteyenler oldu! Gorbaçov'la birlikte Rusya'da önemli virajlar alınsa da Amerika, Putin'in imdadına yetişti! En önemli kazancı petrol olan Moskava'ya büyük jest yapıldı!
Petrol fiyatları uçuruldu!

Denge yine yerine oturmuştu!
Ama artık dünya eski dünya değildi!


Kennedy'nin bozmaya çalıştığı dengenin şimdi tam ortasında Türkiye vardı! Arkasında milyonlarca Müslüman'ı alarak...

Bu nedenle önce Kürtler'in Ankara ile kucaklaşması gerekiyordu! Çünkü DENGE'nin sonsuza kadar yaşaması için ENERJİ yollarının Ankara'nın kontrolüne geçmesi gerekiyordu!

Silahla ve propaganda ile girilen Ortadoğu'da kimse sonuç alamamıştı!

Bu açık, net ortadaydı!


İşte bu nedenle Gezi'de gördüğümüz olaylar, iki ağaç işi değildi!
Bazı PATRONLARIN ilk kez rahatsız edilmesi de hesaba dahil!

Türkiye, kendi içinde ikiye bölünmüşse, "iki taraf" anlattığım güçleri temsil etmektedir! Dünyada üçüncü bir güç yoktur!
Bu nedenle GEZİ'ye gidenler ya da karşı çıkanlar büyük fotoğrafın ne olduğunu bilmelidir!

İki ağaç küçük, bölünmüş ve sorunlu bir Türkiye anlamına gelirken, diğeri İMPARATORLUK demektir!

Kısacası...

Tarih her zaman toplumlara bu kadar şans tanımaz!
Bazen top ayağınıza gelir. Siz de ya golü atıp tarihi değiştirirsiniz ya da atamayıp tarihe mal olursunuz!
Olay budur!
Şimdi bir daha düşünün!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız