Türkiye’de Balyoz, Mısır’da Balta

Türkiye’de Balyoz, Mısır’da Balta

Türkiye’de lümpen faşistler, Mısır’da baltacılar. Mısır'daki meydanlarda 'baltacı' şiddeti, İstanbul ve Ankara da ‘Gezici’ şiddeti… Daha mı açık yazayım? Buyurun o zaman:


Türkiye’de ulusalcılar istedi, illegal örgütler hareketlendi, liberaller destekledi, uluslar arası camia harekete geçti, hükümet farkına vardı, halk oyunu gördü, ‘Gezi Darbe Planı’ boşa çıkartıldı. Hükümetin deneyimi kaosçuların tezgâhını bozdu.

Demokrasi ve özgürlükler hamiliğine soyunmuş Batı izledi, ABD destekledi, liberaller istedi Mısır'da tanklar alana indi. Mursi hazırlıksız yakalandı, muhtıra ile kamuoyunun ve uluslar arası camianın nabzını yoklayan Firavunun köleleri, tepkisizlik karşısında cesaretlenerek darbe yaptı.

Mısır’da önce gazeteciler tutuklandı. İslami ve demokrat yayın yapan ne kadar kanal varsa gece baskına uğradı, kapılarına kilit vuruldu. Türkiye’deki Balyoz darbe planından farksız… Biliyorsunuz Balyoz darbe planı da tutsaydı kalemi kırılacak olan gazeteciler vardı. Gezi’de de durum farksız değildi. Gezi eylem planı harekete geçirildiği ilk günden itibaren atılan milyonlarca twit incelendiğinde isim isim gazetecilere yapılan tehditler ve hakaretler ortada…

‘Balyoz Darbe Planı’nında darbenin ardından yapılması gerekenler ayrıntılı biçimde yer bulmuştu. Yüzbinlerce kişinin gözaltına alınması planlanmış, gözaltına alınanların Fenerbahçe Stadyumu, Burhan Felek Spor Salonu gibi yerlerde toplanması kararlaştırılmıştı.

Darbe karşıtlarının tüm mallarına el konulması, vakıfların kapatılarak mallarına el konulması, ülke dışına para çıkışının engellenmesi, darbecilerin beğenmediği tüm kamu personelinin hiçbir istisnaya tutulmadan memurluktan atılması ve kurulacak hükümetin başbakanı ve bakanları da isim isim belirlenmişti.

Mısır içinde aynı planın devreye sokulduğu belli… İşte ilk gelen bilgiler; Mısır’da birçok yerde Müslüman Kardeşler'e (İhvan) ait ofis ve bürolar basıldı. Tutuklananların sayısı belirsiz… Nerelere götürüldükleri de akıbetlerinin ne olacağı da belli değil. Mısır’da hedef İhvan, Türkiye’de ise Ak Partiydi.

İşte Balyoz Planından bir bölüm daha: “AKP Hükümeti'ni iktidardan uzaklaştıracak ve mevcut irticai yapılanmayı şiddetle bertaraf ederek, belirlenen kadroları iktidara getirerek laik devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis edecektir.”

Ve Mısır’ın darbecilerinden açıklama: "Halkın orduyu göreve davet ettiğini hissettik, gereğini yaptık." Türkiye’de ordu göreve davet edilmiş, pankartlar altında koca koca rektörler yürümüş, erken gelen çete operasyonları görevi dört gözle bekleyen Balyozcuların elinin kolunun bağlanmasına neden olmuştu.

Hemen her darbeye bir şekilde tanıklık eden hükümet üyeleri tersten atılan ‘tehlikenin farkında mısınız’ manşetlerinin kodlarını erken çözüp gereğini yapmıştı. Mısır’da darbeciler önce muhtıra yayınladı, Mursi tepki de yalnız kaldı.

Türkiye’de ise darbenin ön hazırlığı içerisinde olanlar 27 Nisan’da e-muhtıra yayınladı, hükümetin cevabı uluslar arası arenada bile yankılandı, TBMM bir iki fire dışında dik duruşun etrafında toplandı, cuntacılar karargâhlarına çekildi.

Çıkartılacak ders: Liberal ve ulusalcı çeteler her yerde aynı. Önemli olan alanları bunlara bırakmamak…

Aslan Değirmenci
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız