İşte şimdi Taksim ile Tahrir aynı oldu

İşte şimdi Taksim ile Tahrir aynı oldu

Türkiye'de geçtiğimiz ay yaşanan Gezi Parkı olaylarında bir kısım malum medya Taksim'i Tahrir Meydanı'na benzetmişti. Ancak bugün Tahrir'de yaşananlar dikkat çekici özellikleriyle Taksim ve Tahrir'i birbirine benzetti.

Türkiye'deki olaylar ilk başladığında Taksim Meydanı'nı, 2011'de Hüsnü Mübarek'i deviren Tahrir Meydanına benzetmek saçmalıktı. Bir kere niyetler, hedefler bambaşkaydı.

Bizim Taksim'in, 2011'deki Tahrir'le ilgisi, alakası yoktu. Ne Başbakan Erdoğan, Mübarek gibi bir diktatördü ne de Türk polisi, baltacı çetesiydi.

Tahrir bugün yine ayakta. Bu kez manzara farklı Tahrir, Taksim zincirinin bir halkası konumunda.

Mısırlılar, 30 yılın ardından Mübarek sonrası ilk kez sivil iktidara kavuştu. Müslüman Kardeşlerin adayı Muhammed Mursi, geçen yılki seçimlerde ikinci turda yüzde 52 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçildi.

Cumhurbaşkanına yemin edecek yer bırakmamak için Meclis feshedildi. Askeri vesayet, Mursi'nin yemin törenini anayasa mahkemesinin huzurunda yaptırdı.

Bir yıllık süreçte askeri vesayetin sivil iktidara müdahalesi, iktidarın anayasayı değiştirme çabaları ve tüm bu hamlelerin beraberinde gelen çatışmaları gördük.

Son olarak 4 Şii öldürüldü, Şiiler ayaklandı. Bu durum Suriye'deki çatışmaların Mısır'a sıçrama tehdidini gündeme getirdi.

Hemen ardından ülke yeniden büyük bir ayaklanmaya sahne oldu. Önce geçtiğimiz Cuma günü şiddet olayları patlak verdi, 2 gün süren çatışmalarla birlikte Pazar günü Tahrir Meydanı doldu.

Polisle ve Müslüman Kardeşler yanlılarıyla çatışan eylemcilerin ellerinde silahlar vardı. Birileri Mısır'daki olayları körüklemek için göstericileri silahlandırıyordu. Müslüman Kardeşlerin ofisleri basılıyor, ateşe veriliyor, yağmalanıyordu.

Ahmet Şefik liderliğindeki Ulusal Cephe, tüm muhalif grupları bünyesinde toplayarak, Mursi karşıtı fitili ateşledi. Ama muhalefetin sadece Mısır'da olmadığı belliydi, dışarda da Mursi'yi istemeyenler vardı.

Batı'nın Müslüman Kardeşler rahatsızlığı, Mısır'daki muhalifleri harekete geçirdi. 2011'de diktatöre karşı ayaklanan, gruplardan Müslüman Kardeşler dışında olanları, şimdi seçilmiş iktidarı devirmek için eyleme başladı.

Amerika ve Avrupa medyası Tahrir Meydanındaki olayları tıpkı 2011'deki gibi algılıyor. Mursi'yi Mübarek yerine koyarak, halk ayaklanmasına destek veriyorlar.

Ama kimse sormuyor. O zaman Mübarek'i neden devirdiniz diye. Devrimi yapan da sizdiniz, seçimle Mursi'yi başa getiren de. Şimdi "niye o seçildi de bizim istediğimiz seçilmedi" diye meydanlara dökülmek nereden çıktı? Madem demokrasi istiyordunuz, böyle bir demokrasi anlayışı nasıl olabilir?

Seçilmiş iktidarlara karşı, Batı'nın körüklemesiyle, "özgürlük istiyoruz" sloganıyla insanlar sokaklara salınıyor. Bu nasıl bir yöntemdir? Tutun ki Mursi'yi devirdiniz, başa geldiniz, bugün size gaz verenler yarın aynı tezgahı size kurmaz mı?

Ama 2011 Tahrir'i böyle değildi. 30 yıl halkına kan kusturan bir diktatörü devirmek için gelmişti insanlar oraya. Cuma namazları çıkışı, camilerde toplanıp, Tahrir'e yürüyorlardı. Onlar Tahrir'e çıkan köprüde saf tutup namaz kılarken, Mübarek'in polisi cemaatin üzerine su sıkıyor, rejimin arabalarını kalabalıkların üzerine sürüyordu.

Hani geçen ay Türkiye'de olaylar başladığında Taksim'i 2011'deki Tahrir'e benzettiler ya. Biz de onlara "hayır asla benzemiyor" demiştik. İşte şimdi benziyor. Geçen ay Taksim'deki oyunun benzeri bugün Tahrir Meydanında sergileniyor.

Mustafa Taha Dağlı
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız