Başbakanı sevmek suçmu

Sinan Çetin, “İlk kez adam gibi başbakan gördüm..” dedi...

Hemen höykürdüler;

“Vaay Sinan, iktidarın filmini mi cekecen, ne vaadettiler sana ha?!..”

Sezen Aksu, demokratik açılıma destek verdi.. Referandumda ‘Evet’ diyeceğini söyledi..

Koro halinde çemkirdiler;

‘Yuuh, yandaş sanatçı!..’ (Süheyl Batum ise ‘Sezen diye biliyorduk, meğer ‘Sazan’mış!’ diyerek ayrıca çemkirdi!...)

Ajda Pekkan, iktidarı ve Egemen Bağış’ı öven bir kaç söz sarfetti...

İlkeli, tarafsız ve de “sorunlu” yayıncılık anlayışının feriştahı eski enkırmen Uğur Dündar birden dellendi!.. Ve Ajda Pekkan için;

“Yalakalığın kitabını yazıyor adeta... Sanatçı dediğin bu kadar yalaka olmaz..” dedi...

Neydi bütün bu sanatçıların ortak suçu?...

“Başbakanı seviyorum” demek.., Ya da iktidarın şu veya bu politikasını beğeniyorum demek...

Ne ayıptı?!...

Tüh utanmazlardı!...

Derken, “Sanatta Çapul Dönemi” başladı...

Sanat sanat için mi, yoksa sanat, çapul için miydi?!...

Gezi’ye katılarak çapulcu olma şerefine nail olan sanatçılar, çapulu.., pardon paçayı kurtardı!...

Katılmayanlar ise çapula maruz kaldı!...

Murat Boz’a linç kampanyası başlattılar...

Başbakan’la görüşen Necati Şaşmaz’a, Polat’ın bile görmediği işkence şekillerini uyguladılar!...

Çapulculuğa yanaşmayan Şahan’a, ‘Recep İvedik hareketi’ çektiler!...

Bülent Ersoy’a fevkâlâdenin fevkinde çapul attılar!...

Zerrin Özer, Twitter hesabından; ‘Başbakanımı çok seviyorum’ dediğinde çapulcuların küfür edebiyatı zirve yaptı...

Son olarak Şafak Sezer de;

“Ağaç kesilmesin diye geldik, siz Başbakanı kesmeye kalktınız... İnsanların ölmüş ana babalarına küfür etmeyi ne zamandan beri demokrasi saydınız... Bir insanı sevmek döneklikse ben Başbakanımı seviyorum... Ne AK Parti’den anlarım, ne de siyasetten...” dedi..

Ve çapulcular sosyal medya aleminde küfür devrimi yaptılar!... Hadi onlar çapulcu... Çapulcu ruhu çoştuğunda gördük nasıl sövdüklerini...

Lakin Gezi’nin çapulcu sanatçıları da kudurdu...

Ne küfürler ama!.. ‘Yalaka, yavşak, saray soytarısı..vs, gibi sözler iltifat gibi kalır...

Sanatçı toplumun vicdanıydı, öyle mi?

Hadi sanatçısın aykırı olacaksın, anladık...

Lakin aykırı olurken de, halkın vicdanı olup makûlü bulacaksın!...

Sen dağdaki çobanın, ahmedin, eminenin, hasoların memoların değil.., eğreti burjuvazinin vicdanı olmuşsun...

Biri, “Başbakanı seviyorum” dese, başlıyorsun saydırmaya; ‘yalaka, yandaş, yavşak, yanaşma, yalama..’

Milyonlarca insanın tercihine, iradesine saygın yok ey çapul sanatçısı!...

Sanatçı dediğin ‘halk’a mâl olan kişidir...

Ama sen ‘halk’a rağmen mal olmuşsun!...

E maldan da iyi çapulcu olur...

Tam yerini bulmuşsun!...

Helâl olsun!...

Hikmet Genç
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız