ASIL HASTALIK OLAN KANSER YAPICI KUŞ GRİBİ İLUMİNATİNİN LABROTOVARLARINDA SALINMAYI BEKLİYOR

KUŞ GRİBİNİN ZARARI AZ VERSYONLARI DÜNYAYA SALINDI VE İNSANLAR BU HASTALIĞI DUYMAYA ALIŞTI . FAKAT ASIL HASTALIK OLAN KANSER YAPICI KUŞ GRİBİ İLUMİNATİNİN LABROTOVARLARINDA SALINMAYI BEKLİYOR. BUNU YAPTIKLARINDADA KUŞ GRİBİ VİRÜSÜ MUTASYONA URADI VE KANSER YAPICI HALE GELDİ DİYECEKLER.

ŞU AN SON VERSYONU H7N9 GÖRÜLDÜĞÜ ÜZERE Bİ HAYLİ HIZLANDIRIP SANIRIM işi 9/11 TAKINTILARI SEBEBİYLE H9N11 VERSYONUNDA KANSER YAPICI OLANINI SALACAKLAR.

Daha öncede dediğimiz gibi kendi kuyruğunu ısıran yılan figürü tarih boyunca birçok medeniyete ortaya çıkmış ve aslen şeytanın kadim projesi olan insana insanla zulmetmek ve dünyanın tüm finansal ,endüstriel ,tarımsal ,politik yapısına ufak müdahalelerle tüm dünyanın gelecekte aç kalacakları ve önce ölüleri sonra diri olanları yedirecek derecede dünyayı sosyal topyekün bir çıkmaza sürüklemek olarak özetlenebilir.

Bir yılan uzun müddet aç brakılırsa kendi kuyrunu yeme davraanışı gösterir .Açlık devam etinde ise yılan kendini öldürene dek kendini yer.

İluminatinin en büyük projes kurtulamayacağı şekilde
çıkmaza sokup insan soyunu tamamen yoketmek. Öyleki bu sistem tüm dünyayı kapsayacak ve kimsenin kurtulamayacağı şekilde dünya politikasına manuplasyonlarla yön vermek insanlığı nihayi yıkıma sürüklemektir.

Bu politikaya paralel dünya üzerinde binlerce birbiri ile alakasız görünen politik maniplasyonlar yapılmaktadır. Örneğin ABD IRAK'a girdinde kaçınız ortadoğunun en büyük tohum bankasının yoketiğini duydunuz. Yokedilmeliydi çünkü bu bankadaki tohumlar GDO lu bitkilerden daha verimli oldundan GDO lu tohumar onlarla rekabet edemezdi.

Aslında gezi olaylarını tertipleniş sebebi AKP nin iluminati gündemine tam ters politikalar üretmesiydi. Sayarsak.
Ekmeğin kepekli yapılıp yüzlerce hastalığın ilacının pazar payını daraltması.
Ahmet MARANKİ,Ömer COŞKUN gibi alternatif tıpçıları çıkarıp insanların bilinçlendirmeleri sağlanarak, ilaç olarak bitkilere yönelmesiyle ilaç tezgahlarının bozulması,

Türkiye şu an kendi tohumlarını üretiyor ve GDO lu bitkilere ciddi rekabet ediyor,

Birçok ilaç sağlık bakanlınca incelendi ve tedavi etmemek biyana ciddi yan etkileri olduğu bulundu.

Aslında dünyadaki tüm politik yapı bu iluminati gündemine paralel ilerlemektedir. Eyer araştırırsanız su havzalarına yakkın sanayi bölgeleri kuruldunu,yaygın tarım alanlarına yakın çimento ve termik santraler kuruldunu ,birçok çevresel felaketler yaşandığı fakat medyanın bu konuda hiç haber yapmadığını keşfedeceksiniz. Su ve tarım alanları daraltılırken GDO lu ölü tohumlarlada bitki çeşitliliği azaltılıyor en önemlisi arılar bu bitkilerden beslenince ölüyor. Gelecekte arılarda ortadan kalktında su kaynakları zehirlenip tarım alanları ekilmez hale geldiğini görmemiz çok fazla zaman almayacak.

Peygamberimiz S.A.S. bir hadisinde

Yeryüzünden kalkacak ilk nimet bal olacaktır. Bu yüzden ahir zamanda bal kıt olacaktır” buyurmuştur.


Albert Einstein ise arılar yokoldunda tüm ekosistemin 5 yıl içinde çöküp dünyanın çöle dönüşeceği öngörüsünde bulunmuştur.




KONUMUZ OLAN KUŞ GRİBİNE DÖNERSEK.


YAZIMIZIN KALAN KISMINDA BİR MAKALE VAR OKURSANIZ
SİZDE AYNI OLASI SENARYOYU GÖRECEKSİNİZ.

**********************************************

KUŞ GRİBİ PANİĞİ ve GDO’LU TAVUKLAR
Başkan Bir Arkadaşa Yardım Ediyor
1 Kasım 2005 tarihinde Başkan George W. Bush üst düzey yetkililerin katıldığı bir basın toplantısında, resmi olarak Grip Salgını Strateji Plânı ismi verilen 381 sayfalık bir plânı açıklamak üzere Bethasda Maryland’deki Ulusal Sağlık Enstitülerine (National Health Institutes - NHI) gitti. Bu pek çok yönden başkanın, Avrupa Birliği’nin GDO üzerindeki öteleme kararını kaldırmak için Dünya Ticaret Örgütü’nü (WTO) harekete geçirmek niyetinde olduğunu açıkladığı Mayıs 2003’deki basın toplantısı kadar önemli ve alışılmışın dışında idi.
ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü basın konferansı Bush için sıradan bir toplantı değildi. Bunun büyük bir olay olması gerekiyordu. Başkan, aralarında Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’m eşlik ettiği Ulusal Güvenlik, Tarım, Sağlık ve İnsan Hizmetleri, Ulaşım ve ilginç olarak Gönüllü İşler Bakanlarının da bulunduğu, kabinesindeki bakanların neredeyse yarısı ile çevrelenmişti. Bunun büyük bir olay olduğunu vurgulamak için Beyaz Saray, İsviçre Cenevre’den Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Genel Sekreterini de çağırmıştı.
Başkan sözlerine “Şu anda Birleşik Devletlerde veya dünyada bir kuş gribi salgını yoktur.” diyerek başladı. “Fakat tarih bizim rehberimiz ise kaygılı olmak için nedenlerimiz var. Geçen yüzyılda ülkemiz ve dünya, hepside kuşlardan kaynaklanan virüslerin neden olduğu üç tane grip salgını ile sarsıldı...”
Bush Amerikan toplumunun karşısındaki önemli ve yakın bir tehlikeden söz etti: “Bilim adamları ve doktorlar bir sonraki salgının nerede ve ne zaman ortaya çıkacağını veya ne kadar şiddetli olacağını söyleyemiyorlar. Fakat çoğu bir salgın ile bir noktada karşılaşacağımız konusunda aynı fikirdeler. Bilimsel komite H5N1 olarak veya kuş gribi olarak bilinen yeni bir grip virüsü hakkında giderek endişeleniyor.
Başkan uyarmaya devam etti:
Şu anda salgının yakın olduğu konusunda bir kanıta sahip değiliz. Güneydoğu Asya’da hastalanan kişilerin çoğu hasta kuşlarla uğraşıyordu. Kuş gribi Asya’dan Avrupa’ya doğru yayılırken, ABD’de hastalıklı kuşlar, hayvanlar veya insanlar olduğuna dair bir veri yok. Eninde sonunda bizim sınırlarımız içindeki kuşlarda bu virüs görülse bile, bu ülkemizdeki insanların hasta olacağı anlamına gelmez. Kuş gribi hâlâ öncelikli olarak bir hayvan hastalığıdır. Şu ana kadar, insanlar hasta kuşlarla doğrudan ve sürekli temasta bulunmadıkları müddetçe, kuş gribine yakalanmaları pek olası değildir.1
Bush bundan sonra, bu olası tehlikeye hazırlanmak üzere acil bir fon oluşturulması için, 7.1 milyar dolarlık yeni bir bütçeyi kabul etmesi için kongreye bir konuşma yaptı. Bu konuşma hükümet için, bu sefer de kuş gribine karşı olan, ‘önleyici bir savaş’ hazırlığı idi. Diğer öncelikli savaşlar gibi bu da, başka birçok gündemi de beraberinde getirdi.
Başkan’m listesindeki acil önlemler arasında öncelikli bir diğer konu da kongreyi, Kaliforniya’da geliştirilen bir ilaç olan Tamiflu için ek 1 milyar dolarlık harcamayı kabul etmeye çağırmaktı. Bu ilaç, Vaşington ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından, genel veya mevsimsel gribin belirtilerini azaltan tek uygun ilaç olarak ciddi bir şekilde öneriliyordu. Bu nedenle ‘muhtemelen’ kuş gribinin belirtilerini de azaltabilirdi.
İsviçre’deki büyük ilaç firması Roche, Tamiflu üretim lisansına sahip tek firma idi. Kuş gribi virüsünün öldürücü H5N1 türü ve insandan insana bulaşması hakkındaki korkunç hikâyelerin uluslararası ve ABD’deki basın yayınında gittikçe artması Roche şirketinde siparişlerin birikmesine sebep olmuştu.
Bush’un söylemeyi ihmâl ettiği nokta Tamiflu’nun, ilaca giderek artan ilgi nedeniyle pek göze batmak istemeyen “Gilead Bilim” adındaki ABD merkezli bir Kaliforniya biyo-teknoloji firması tarafından geliştirilip patent aldığı idi. Bunun nedeni, başkanın yakın arkadaşı olan Ronald H. Rumsfeld’in Bush yönetiminde Bileşik Devletler Savunma Bakanı olmadan önce, 1997 yılında Gilead Bilim Yönetim Kurulu Başkanı olması olabilirdi. Rumsfeld 2001 yılında Savunma Bakanı olana kadar bu görevde kaldı. Firmanın 3 Ocak 1997 basın bildirisine göre Rumsfeld, 1988 yılından beri Gilead Yönetim Kurulu’nda idi.2
2004 yılında Rumsfeld halen Savunma Bakanı iken, ona bağlı olan Sağlık İşleri Sekreter Yardımcısı Kuş Gribine yönelik bir önerge yayınladı. Bu belge “ ..oseltamir (Tamiflu) kuş gribini önlemede ve tedavi etmede kullanılacaktır. H5Nl’in oseltamire duyarlı olduğu konusunda kanıt mevcuttur. Bununla birlikte ilacın temini dünya genelinde sınırlıdır ve kullanımına öncelik verilecektir.”3 diye belirtmektedir. 2004 Pentagon önergesi, dünya genelindeki hükümetler tarafından panik halinde Tamiflu alınmasına önemli bir katkıda bulunmuştur.
Tam olarak doğrulanmayan raporlar, Rumsfeld’in halen Savunma Bakanı iken önceki firması olan Gilead Bilim’den 18 milyon dolar değerinde ek hisse senedi aldığını ve bunun onu Gilead hisse sahipleri arasında en büyük değilse de büyüklerden biri yaptığını açıklamaktadır. Rumsfeld hak sahipleri ve Gilead hisselerindeki artış üzerinden bir servet yapmak için uğraşırken, panik içindeki dünya, halen kuş gribine karşı tedavi kapasitesi belli olmayan bir ilacı almak için yarışmakta idi.4
Bu olay, önceki CEO’su Genel Sekreter Dick Cheney olan Halliburton şirketindeki yolsuzluklar ile aynı anda cereyan etti.
Cheney’in Halliburton’u, Irak ve diğer yerlerde milyarlarca dolar değerinde inşaat kontratları elde etmişti.5
Kuş gribi korkusu nihaî amacı bilinmeyen bir başka Pentagon hilesi miydi?
Kissinger ve Biyolojik Savaş
1970’lerin ortalarında Richard Nixon’un altında Ulusal Gü¬venlik Danışmanı olarak görev yapan, Nelson Rockefeller himayesindeki Henry Kissinger, kendi NSSM 200 projesini de içeren ABD, İngiltere, Almanya ve diğer NATO müttefiklerinin çok gizli 3.Dünya nüfusunu azaltma stratejisi için dış politikayı yürüttü. Birleşik Devletlerin 1975 kongre kayıtlarına göre Kissinger, CIA’nin biyolojik silah geliştirmesi için seçildi.6 Bu yeni insan yapımı biyolojik silahlar içinde olan mikroplar kuş gribinden çok daha öldürücü idi.7
1968 yılında Kissinger mikrop savaşı ve nüfus kontrolü için kullanılabilecek ‘sentetik biyolojik maddeler’ konusunda güncellenmiş bilgi istediğinde, genetik değişikliğe uğratılmış rekombinant grip virüsleri ABD hükümeti Özel Virüs Kanser Programı araştırmacıları tarafından henüz yeni üretilmişti. Bu program sırasında, kanseri tıpkı grip gibi hapşırma yoluyla yayacak silahlar üretilmesi için grip ve grip panzeri olacak virüsleri çabuk etki gösteren lösemi virüsleri ile birleştirildi. Kanser araştırmacısı Dr. Leonard Horovvitz’e göre bu araştırmacılar ayrıca insan ve maymunlardaki kanser yapıcı etkilerini saptamak için kanser (sarkoma) virüsü de topla¬mışlardı.8
Bu çabalara ek olarak, Birleşik Devletler hükümeti araştır¬macıları kuş gribi virüsünün kanser yapma potansiyelini radyasyon kullanarak artırmışlardı. Bu inanılmaz bilimsel gerçekler resmi olarak sansürlendi. 2003 yılındaki öldürücü Kuş Gribi virüsü türü hakkında ani olarak ortaya çıkan küresel korkuya biraz değil oldukça şüpheyle yaklaşmak gerekir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız