köprü ismine karşı çıkanlar tunceliye baksın

İstanbul boğazına yapılan 3.köprü adının Yavuz Sultan Selim Köprüsü olarak açıklanmasının ardından tartışmalarda beraberinde geldi. Özellikle ana muhalefet ve muhalefet partileri köprü ismini eleştirirken Aleviler de karşı çıktı. Peki Yavuz
Sultan Selim ismi neden tartışma konusu oldu.

Samet Tunçer'in haberi

İstanbul Boğazı'na inşa edilecek 3. köprü isminin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından açıklanmasının ardından farklı kesimlerden köprünün ismine eleştiri gelirken, köprünün isminin neden tartışma konusu olduğunu ve Yavuz Sultan Selim ismi yerine ne olabileceğini Tarihçi-Yazar Prof. Dr. Mehmet Çelik ile konuştuk. Boğaz'daki her üç köprünün yapımında da benzer tartışmaların ve senaryoların yaşandığını vurgulayan Çelik, "CHP önce Tunceli'deki cadde ismini sorgulasın" dedi.

TÜRKİYE'DE KÖPRÜLER SAVAŞI YAŞANIYOR

Her üç köprüde de aynı senaryoların yaşandığını ifade eden Çelik, "3. köprünün temelinin atılmasıyla birlikte cumhuriyet tarihinden bu yana uygulanmış en büyük projelerden bir tanesi gerçekleştirildi. Zaten Türkiye'de son 30 yıldan bu yana köprüler savaşı yaşanmaya başlandı. Boğaz Köprüsü'nün temeli atıldığı zaman önce medya bu köprüyü destekledi. O zaman otobüs garajı Harem idi. Harem'den çıkan vatandaşlar eşyalarıyla birlikte Avrupa yakasına geçmek için akşama kadar araba vapurları için beklerlerdi. Bu sıkıntıların yaşandığı dönemde gündeme gelen Boğaziçi Köprüsü büyük sevinçle karşılandı. Aradan iki ay kadar zaman geçti ve merkez medya aniden köprüye hayır kampanyası başlattı. Bu kampanyaya çok kısa zamanda aydınlar destek verdi. Türkiye çok kısa sürede ikiye bölündü. Solun ve özellikle merkez medyanın söylemi hep 'köprü, yol, su yok ve insanlar açken hükümet sadece bazı zenginlerin çocukları ve sevgilileriyle boğazı rahatla geçsinler diye bu köprüyü inşa ettiriyor' oldu" diye konuştu.

BİR YALI SEVDASINA KAMPANYA BAŞLATILDI

Köprü aleyhtarlığının her dönem yaşandığını ifade eden Çelik, "Daha sonra bütün bu tartışmalara rağmen köprü nihayet bitti. 1973 seçimlerinin ardından Bülent Ecevit'in hükümet kurdu. Yıllarca köprüye karşı olan Ecevit sonunda köprüyü açtı. Olaydan 20 sene sonra Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni bu kampanyanın Milliyet'in sahibinin sanatçı kız arkadaşının köprünün bir ayağının olduğu yerde yalısı vardı. 'Ben yalıdan çıkmam ya ben ya köprü. Bu yalıda hatıralarım var' deyince Milliyet'in sahibi her ne kadar boğazın farklı yerinden yalı alayım dediyse de olmadı. Ve o kampanyanın sırf bu sebeple başlatıldığını ve Türk solunun böyle çok basit bir olayın peşinden senelerce köprü aleyhtarlığı yaptıkları yıllar sonra ortaya çıktı" dedi.

BABA OĞLUNA BAĞ BIRAKMIŞ AMA BİR SALKIM ÜZÜM YOK

Osmanlı Padişahlarının isminin köprüye verilmesine tahammülün olmadığın söyleyen Çelik, "İkinci köprü olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yaptırıldığında bu hastalıklı kesim gene meydanlardaydı. Bu sefer köprünün adına itiraz ettiler. Hilafet geri geliyor. Osmanlı diriltiliyor. Cumhuriyetin kazanımları elden gidiyor. Laiklik tehlikede diye merkez medya ortalığı ayağa kaldırdı. Oysaki çok güzel bir söz vardır. Babası oğluna bağ bırakmış. Oğlu ise babasına bir salkım üzüm vermemiş. Osmanlı bize bu toprakları bırakmış ama biz isminin verilmesine karşı çıkıyoruz. Adının dahi köprüye verilmesine tahammül edemeyen bir kesim var. Bu kesimin kumaşı Anadolu topraklarında dokunmuş bir kumaş olmadığı için bu milletin tarihine ve değerlerine çarpık bakmaktadırlar" ifadelerini kullandı.

ÖNCE TUNCELİ'DEKİ CADDENİN İSMİNE BAKIN

CHP'yi eleştiren Çelik, "Bugün ise 3.köprü için benzer tartışmalar yaşanıyor. 3.köprünün yapımı gündeme geldiği günden beri malum muhalefet hemen 'nereye yapılacak? Orada ne rant var?' sorularını sormaya başladı. Ana muhalefet adına üzülüyorum. Bunların Türkiye'nin sorunlarıyla ilgili tek dosyaları bugüne kadar olmamıştır. Sadece günü kurtarmak için iktidar partisi ne dedi biz ona cevap verelim derdi içindeler. Bu seferde köprünün adına taktılar. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün ortalığı karıştıracak, birlik ve beraberliğimizi bozacak çok talihsiz bir demeci oldu. Milletimizin bu tür ucuz politikalara prim vermeyeceklerini biliyorum. Eğer Alevi vatandaşlarımızın o hassasiyeti üzerinde samimiyseler hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de Hüseyin Aygün Tunceli'nin ana caddesi üzerindeki isim üzerinde önce bir düşünsünler" dedi.

ABDULHAMİD GÖZLERİ AÇIK GİTTİ

3. köprü isminin ne olması gerektiği noktasında düşüncesini de açıklayan Çelik, "Osmanlı Padişahları içinde emperyalizm ile en çok mücadele eden II. Abdülhamid'dir. Eğer ortadoğu antiemperyalist bir liderin heykelini dikmek istiyorsa Abdulhamid'in heykeli dikilmelidir. Abdulhamid döneminde boğaz üzerinde köprü projesi vardı. Savaşlar buna müsaade etmedi. Aslında o gözleri açık gitti. Mesela II. Abdülhamid ismi daha uygun olabilirdi. Ayrıca Mimar Sinan ismi de olabilirdi. Fakat Yavuz Sultan Selim Osmanlı İmparatorluğu'nun, İslam dünyasının birlik ve bütünlüğünü sağlayan çok büyük bir padişahtır. Çaldıran seferini hatırlatıp bir şeyleri kaşımak bu ülkeye yarar getirmez. Yarın birileri de Türkiye'de katledilen Alevi vatandaşlarımıza karşı Safevi ve Şah İsmail'in 5 katı Sünni Kürtleri katlettiğini söylerse bu ülkeye zarar getirir. Köprü üzerinden bu tür olaylara çekmenin anlamı yok. Ben ülkemiz için hayırlı ve uğurlu olsun diyorum" diye konuştu
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız