Emek'te prova

Bir tarafta Osmanlı'yı yıkan ve bizi bize düşüren güçlerin izini silmeye çalışan Yeni Türkiye, diğer tarafta ise İngilizler'in seçtiği ailelerin gazlamasıyla sokağa çıkan sinemacılar ve solcular vardı!

Emek'te prova

Günlük koşuşturma içinde olan biteni anlamak hiç kolay değildir! Hele bir de üzerine kafa yorduğunuz yer Türkiye ise her adımda karşınızda duvar bulursunuz.
Gerçeklere ulaşmak, ilişkileri açıklamak, köküne inmek bir Hollywood filminde görebileceğiniz sahnelerden daha tehlikelidir!
Türkiye'yi anlamak için İngiltere'yi yöneten AKLIN içeride, yani burada, kimlerle İLİŞKİ kurduğunu bilmek zorundasınız!
Boğaz'ın kenarlarında kimler oturur?
Kim, kiminle nasıl bir ilişki içindedir?
Onların hiyerarşisi içinde apoletsiz liderleri kimdir?
Askerlerle ilişkiler hangi temelde yürür?
Sermaye dağılımı nasıl planlanır?
Anadolu sermayesine karşı tutumları nedir?
Bunun gibi cevap bekleyen onlarca soru vardır! İnanın sokakları dolduran milyonlarca vatanını seven insan GİZLİ PRANGAYI bilemez ve göremez!
Ellerine aldıkları TÜRK BAYRAKLARIYLA yürüyüp bu memlekete bağlılıklarını gösterse de son karede kazanan onlardır! Kabul etmesek de bizi sokağa iten motivasyon Boğaz'a kazandırır!
İstanbul merkezli hiçbir olay tesadüfi değildir!
İstanbul'u almak hem Anadolu'yu hem de Ortadoğu'yu almak anlamına gelir! Günlerdir Türkiye'nin yönünü değiştirmek için planlanan bir oyun sahnede! Birileri ülkenin büyümesinin ve genişlemesinin önüne geçmek istiyor!
Bu ideali yaşatan ve inanan Erdoğan da hedefte!
Peki, bu tepki bir anda mı oluştu?
Elbette hayır!
Çünkü ortada ancak kareleri üst üste getirdiğinizde görebileceğiniz bir FİLM var! Yapımcı da YABANCI üstelik!
Bakın geride bıraktığımız NİSAN ayında Beyoğlu EMEK SİNEMASI nedeniyle karıştı!
Cercle d'Orient'in yani diğer adıyla BÜYÜK KULÜP'ün ilk kurulduğu yer olan binanın yıkımı için eylem başlatılmış, polis de sert müdahalede bulunmuştu!
Seçilmiş ÖZEL isimlerin üye olduğu Cercle d' Orient ilk olarak Abdülhamit'e cuma namazı sonrası yapılan suikastla gündeme gelmişti!
Patlayan bombalardan bir-iki dakika farkla kurtulan Abdülhamit'e saldıranlar İKİ ERMENİ'ydi! Abdülhamit'in polis şefi gibi araştırmalara bizzat katıldığı soruşturma sonucunda iki saldırganın daha sonra Cercle d' Orient'i de havaya uçuracağı ortaya çıktı! Yani emri verenler kendi binalarının da yok olması için ellerinden geleni yapıyor ve olağan şüpheli olmaktan kurtuluyorlardı!
Osmanlı'yı yıkmak için ellerinden geleni yapsalar da görüntüde ZARAR GÖRMÜŞ olacaklardı!
İşte bizim İNGİLİZ ekolünden gelen SOLCULARIMIZ bunu hiç bilmedi ve görmedi! Kraliçe'nin istihbarat örgütleri tarafından meydana getirilen TÜRK SOLU kendisiyle hiç yüzleşmedi!
Tek mottoları "Her şeye karşı çıkmaktı!"
Emek Sineması olayı da böyleydi! Bir tarafta Osmanlı'yı yıkan ve bizi bize düşüren güçlerin izini silmeye çalışan Yeni Türkiye, diğer tarafta ise İngilizler'in seçtiği ailelerin gazlamasıyla sokağa çıkan sinemacılar ve solcular vardı!
Taksim Gezi Parkı'nda baş gösteren olayların provası işte orada yapıldı!
Sokağın nabzı ilk orada TEST edildi!
Burada istediklerini aldıktan sonra ellerinde tuttukları MEDYA vasıtasıyla propagandaya başladılar!
Tabii bunu sıradan insanların hissedemeyeceği CİNLİKLE yaptılar.
Manşetler, köşe yazıları buna hizmet ediyordu!
Temelde hedef yine Erdoğan'dı!
O giderse bahar gelecekti!
En çarpıcı eylemlerinden biri Emek provasından hemen sonra vizyona girdi!
Saygınlığı tartışılmayan bir haber kanalı fol yok yumurta yokken ANONS yapmaya başladı...
Milyonları etkiledi, milyonları büyüledi, milyonları sürükledi, milyonları katletti... Kötülük Nasıl Büyür? Hitler: Öldüren Karizma her Pazar saat 22.00'de...
Erdoğan'dan daha doğrusu Türkiye'yi götüreceği yerden rahatsız olan BARONLAR, Londra'da pişirilen ve adına DİKTATÖR denilen yemeği piyasaya sürmeye başladı!
Türkiye'de bir-iki ay önce vizyona sürülen bu DİL, Gezi Parkı eylemleri sırasında ne hikmetse bütün dünya basınında aynıydı!
Kraliçe ile randevusuz görüşen kudretli Musevi aileler, Türkiye'yi bölgenin baş aktörü yapacak olan Ankara'dan rahatsızdı!
Tabii Kraliçe de...
Bu nedenle SOROS gibi bilinen ya da bilinmeyen birçok VAKIF devreye girdi! Para adamlarda olduğu için burada KAYNAK sıkıntısı yaşamıyorlardı!
Emek eylemlerini başlatan, çok saygın bir kurumdu! Perde arkasındaki KOMUTAN ünlü BEYAZ TÜRK bir aileydi!
Hareket bu çok önemli Türk ailenin direktifiyle start almıştı!
Tıpkı GEZİ'de olduğu gibi!
İngilizler'in yıllar önce tespit ettiği bu ailelere Başbakan'ın uzun süre yanında dolaşan bazı işadamları da katılıyordu!
Tabii bunu kimse bilmiyordu!
Görüntüde Yeni Türkiye'ci aslında eski masanın şiddetli savunucusuydu!
Bu kadarla da bitmiyordu!
Emek'te ortaya iradesini koyan aile GEZİ'de bir başka büyük ailenin gözlüklü üyesini de yanına almıştı!
1960'tan beri İngilizler'le yürüyen aileler ilk kez net olarak ortaya çıkıyordu!
Gezi de biri acıktığı an araçlarla yemek servis ediliyor, yağmur atıştırmaya başladığı an da yüzlerce yağmurluk, parka gönderiliyordu! Bu ailelere yaslanan GÜZEL ve ALIMLI bir bayan da bütün organizasyonun mimarıydı!
Darbelerde, cuntalarda, krizlerde, IMF anlaşmalarında göremediğimiz aileler ilk kez net olarak ortaya çıkıyordu!
Vuruşmaktan ve yara almaktan korkmuyorlardı!
NEDEN?
28 Şubat'ta içeriye alınan bir PAŞA "Biz tankları yürütürken .......'lar milyarca doları götürdüler! Bunu anladığımızda geç oldu. Biz de suçluyuz!
Ama ülkenin asıl bunlardan kurtulması gerekir!" diyerek Ankara'nın bile bilmediği çok gizli ilişkileri anlatmış!
Yani BÜYÜK BARONLARA bağlı yaşayan bizim patronları korku sarmış!
Kurtulma ihtimalleri olmayan fırtınayı ancak halkı Erdoğan'a karşı örgütleyerek atlatacaklarını düşünmüşler!
Bu nedenle inandırıcı olması için eylemlerin bizzat içindeler!
Ama GEZİ'ye de gelseler, destek de verseler, gece uyku uyumadıkları bir gerçek!
Yıllarca ülkenin başına çorap örenleri neyin beklediğini kimse bilmiyor!
Amerika, ümüğünü sıkanların en önemlilerini Londra'ya postaladı!
Bakalım bizimkilere ne olacak?
Çok beklemeyeceksiniz!
Coming soon
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız