Duran ve Susan adamın duruşu

Duran ve Susan adamın duruşu

İnsan olmakla adam olmak farklı şeylerdir. Adam olmak, bir insanın kendi içindeki insana yani, kendine ve kendi değerlerine saygı duymasıyla başlar. Kendisine ve değerlerine saygısı olmayan bir insanın başkalarına saygısı olmadığı gibi kendisinin de bir değeri yoktur.

Dün Taksimde insanlığın bütün sınırlarını çiğneyerek başkalarının hak ve hukukuna tecavüz eden, sokaklarda meydanlarda anarşi çıkaranlar, bugün duran adam masumiyetine bürünerek yine yeni bir rol üstlendiler.Güya direniyorlar.

Duran adamın arkasında ülkemizi batıya kul köle etmek isteyenler duruyor. Birçok yazar, sanatçı, sermayedar, politikacı, yandaş Medya organları ve esen rüzgâra göre yelken açan yanardöner, hafif meşrep Müslümanlar da bu duranların arasında.

Çıkardıkları isyan sırasında olması gereken noktada bir türlü duramayanlar, şimdi çakılıp kaldıkları yerde efendilerinin emrettikleri şekilde put gibi duruyorlar. Yakında bazılarının bu kuklalara tapınmaya başladığını, durdukları yerleri kutsadıklarını, bir putperest tapınağa dönüştürdüklerini görürseniz şaşırmayın.

Dün o zapt edilemeyen yığınların gerçek niyetleri, hedefleri, foyaları, suç ortakları yabancılar meydana çıktı. Şimdi İyot gibi suç aletleri ile açıkta kaldılar. Şaşırdılar. Afalladılar. Sersemlediler. Donup kalan buzdan bir heykele dönüştüler.

Hayal dünyalarında oluşturdukları devrim masalının çıkmaz sokağında apışıp kaldılar. Şimdi meydanlarda dikilip ne yapacaklarını düşünüyorlar.

Milletimizin inanç, duygu, kültür ve medeniyet değerlerine düşman bu yerli münafıkların oynadıkları Trajikomik bir ihanet tiyatrosu olduğunu bu ülkede hala anlamayanlar/anlamak istemeyenler var. Şimdi bu oyun Duran adam adıyla yeniden rötuşlanarak sahneleniyor.

Tüm bu olaylara daha fazla demokrasi, daha çok özgürlük, daha geniş hak isteme eylemleri olarak bakıp bunların arkasında duran, bunların art niyetli olduğunu anlayamayan, ülkemize verdikleri zarar ve ziyanları görmek istemeyenler bu ihanet cephesiyle birlikte aynı suçu işliyorlar.

Dünün kıran, yakan, dağıtan, vuran adamı bu gün birden bire duran adam oldu ise, demek ki kuklacı yeni bir oyuna başladı. Tabi ki kuklalar oyunun farkında olamazlar.

Bu ülkeyi cephelere ayırmak isteyen ihanet odaklarına karşı aydınımızın, halkımızın, gencimizin en yüksek düzeyde uyanık olması bu son olaylarla birlikte daha çok anlaşılmıştır. Birden bire duran adam vuran adama, vuran adam kuduran adama dönüştürülerek canavarlaştırılan bir ülkede yaşıyoruz.

Hala batı medeniyet ve ahlakını putlaştıran, hala batının kuyruğundan bir türlü ayrılamayanlar ülkemizde inkârın, tuğyanın ve isyanın duruşunu sergiliyorlar.

Batının Dur! dediği yerde duran, Vur! dediği yerde vuran bu insanlar ne yapmak istiyorlar? Bunların hedefleri ne?

Taksim olayları Müslüman halkımızı yıllardır bu ülkenin zencileri gibi gören ve onların iktidara gelmesini bir türlü içlerine sindiremeyen batı uşağı ''Beyaz Türklerin'' çıkardığı bir isyan hareketidir. Bunların başkaldırıları yeni değil, Tanzimat'tan bu yana bu oyun iki asırdır zaman zaman sahneye konuluyor.

Bu ihanet şebekesine karşı sabır ve metanetle dimdik ayakta duranlar bu toprakların gerçek çocukları olan Müslümanlardır. Bugünlerde batının kulları Allahın kullarının varlıklarından gocunmaktalar, onların sabırlarını ve güçlerini sınamaktalar.

Bütün bu olup bitenler karşısında şimdiye kadar susan adamlar meydanlarda milyonları toplandığında bu ülkenin sahipsiz olmadığını, Türkiye'nin sırtındaki paslı hançeri kimlerin sapladığını tüm dünyaya deşifre ettiler.

Şimdi milletimiz Vuran adamın, Kuduran adamın, Duran adamın ve Susan adamın kim olduğunu ve kimin yanında durduğunu daha iyi biliyor.

Duran adama inat, Susan adam ‘'Durmak yok! Yola devam'' diyerek büyümek, ilerlemek, lider Türkiye'yi kurmak için susarak yürümeye devam ediyor.

‘'Kıyama durunca İslam erleri

Allah Allah diyen diller bizimdir

Münafıklar tasasından kudursun

Duran dursun yürüyenler bizimdir.''



Arif Altunbaş
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız