Bankalar 2008'deki oyunu oynarsa şaşırmayın!

Bankalar 2008'deki oyunu oynarsa şaşırmayın!

Gezi Parkı protestolarında olayların arka planında 3 lobinin olduğu iddia edildi. Kuşkusuz içlerinden en güçlüsü faiz lobisi. Borsadaki büyük oyunun ardından şimdi de 2008'deki senaryoyu yeniden işletmenin peşindeler. Faiz lobisi reel sektöre bu darbeyi ikinci kez vurursa şaşırmayın!

Gezi Parkı protestolarında olayların arka planında 3 lobinin olduğu iddia ediliyor. Faiz, içki ve reklam lobisi olarak bilinen bu lobilerden en güçlüsü kuşkusuz faiz lobisi...

Protestoları fırsat bilip 'eksilere düşen faizden kaybettiklerin hıncını siyasal iktidardan çıkarmanın peşindeler' gibi bir hava esti.

İddialara kanıt olarak gösterilebilecek çok sayıda argümanın olması da şüpheleri iyice güçlendiriyor.

Konunun iki tarafı var. Bir kesim protestoların masum apolitik "Y kuşağı" tarafından başlatıldığını söylüyor. İddiaya göre Y kuşağı apolitik.

Ama ne hikmetse tamamı AK Parti karşıtı!

Sonra AKM'ye asılan bayraklar, flamalar da Y Kuşağının apolitik olduğu tespitini doğrulamıyor. Dayanak olarak ısrarla apolitik bir kuşak olduklarından ve özgülük mücadelesi verdiklerinden bahsediliyor. Nedense o apolitik kuşağın hedefinde bir iktidar ve siyasi lider var.

İkinci kesimin iddiası ise şöyle: Önce masum bir hareket olarak başladı. Polisin sevimsiz müdahalesi ile çok sertleşti. Arada mağdur olanlar oldu ama arka planında güçlü lobiler var. Büyük oyunlar dönüyor.

Siyasal iktidar üzerine oynanıyor. Ekonomide kaos havası oluşturulmaya çalışılıyor. Güvenin kaybolmasının psikolojik etkilerini ekonomide somut olarak görmek için çabalıyorlar.

Gezi Parkı'ndan masum protestocuları tenzih ederek ikinci grubun tezlerine ben de katılıyorum. Gezi Parkı'nda iyi niyetli olarak hiçbir oyuna alet olmayan güruhu tenzih ediyorum. Ama bu kadar işgalci zihniyetin apolitik olduğunu kimse yutturmaya kalkmasın...

Sadece bu kadarla da değil yaşananlar ama şimdilik burada "es" vermekte fayda var.

Bir önceki yazımda yabancı spekülatörlerin ve yerli işbirlikçilerinin borsada "bomba taktiğini uygulayacağı" konusunda uyarmıştım. Borsa ilk sert düşüşünden sonra hafif bir yükseliş gösterip sonra hızla 75 binin altında indi. Bu yazıda da 2008'deki oyunun yeniden hortlayacağını tahmin ediyorum.

2008 YILINDA NE OLMUŞTU?

Küresel kriz dünyada fırtınalar estirince Türkiye'de durumdan nemalanmak isteyen fırsatçılar, kriz geliyor yaygarası ile ekonomide panik havası yaşatmaya kalkmıştı. Bazı medya kuruluşlarının ekonomist yazarları alttan alta piyasaya korku salıyor, kriz tamtamları çalıyordu.

Başbakan bu yaygaracılara cevap verdiği grup konuşmasında "Kriz Türkiye'yi teğet geçecek" demişti. 1 yıl boyunca alaycı üsluplarla köşelerinden eleştiri yağmuruna tuttular.

Kriz dönemlerinde ellerini ovuşturanlar doları yine yükselttiler. Dış borcu olan şirketleri sıkıntıya soktular. İş dünyası kriz korkusu ile yatırımlarını askıya aldı. İstihdam düştü. Sanayi üretimi düştü. Büyüme rakamları düştü. Kuşkusuz dışarıdaki şiddetli fırtınanın etkisi ile uçan ekonomi rayların üzerine indi. Tünelin ucunda ışık aradı.

Kriz nihayetinde teğet geçti. Hatta daha da ötesinde Türkiye krizden daha temkinli çıktı.

O ZAMAN DA SAHNEDEYDİLER

O dönemde bugün de faiz lobisi denilen ve çoğunluğu finans kuruluşlarından oluşan yapı krizi körükleyecek adımlar attı.

Küresel kriz nedeniyle ihracatı azalan ya da dışarıdan finansman sağlamış firmalara "kredini kapat" yazıları göndermeye başladılar. Teminatlarına el koymakla da tehdit ettiler.

Şirketler itibarlarına zarar gelmesin diye işleyen çarklarını bozdular. Mülklerini satıp bankaların borçlarını kapattılar. Borçlarını kapatamayan şirketler iflasını ilan etti. Reel sektörün ülke ekonomisi için canla başla çalışan şirketleri batarken, o dönemde bankacılık sektörü muhteşem karları ile övünüyordu.

AYNI OYUNA BAŞVURURSA ŞAŞIRMAYIN

Faiz lobisi Gezi Parkı olayları nedeniyle ekonomik belirsizliği bahane edip "kredileri geri çağırma oyununa yeniden başvurursa" şaşırmayın!

Nedeni sorarsanız onu da açıklayayım! Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler yani KOBİ'ler siyasal iktidarın icraatlarını destekleyen sermaye grubunda yer alıyor.

Çünkü KOBİ'ler, AK Parti iktidarına kadar TÜSİAD'ın tekelindeki sektörlerden pay alamadılar. Ak Parti'nin en büyük destekçileri arasında da işte bu KOBİ'ler var. Faiz lobisi de işin farkında.

Faizler yüksek değil mevduattan kazanamıyorlar. Kredi faizleri düşük istifade edemiyorlar. Ama bir bahanesini bulup kredileri geri çağırma yoluna gidebilirler. Bahane de Gezi Parkı olacak.

Bu yolla AK Parti'nin desteğini azaltacaklar. Çapulcu banka genel müdürlerini de unutmamak gerekir. BDDK gibi kurumların bu konuda gözlerini dört açması gerekiyor.

Protestoları destekleyen bankaların yaptıklarını tasvip etmeyen mevduat ve kart sahipleri şimdiden birikimlerini özel sektör bankalarından kamu bankalarına taşımaya başladı.

Kamu bankalarının da bunu teşvik edecek adımlar atması, bankacılık sektöründeki çapulculara iyi ders olacaktır.

Hakan GÖKSEL
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız