Ağaç baharı

Her ne kadar yüzde elli oy almış da olsa Erdoğan'a karşı büyük bir koalisyon kurulmuş durumda! Temeli çok önceden atılan bir oluşum!Laiklik, demokrasi, içki, yaşam tarzı denilerek Ankara'nın üzerine çullanmak isteyecekler...Sağ-sol-muhafazakar ne varsa koalisyonun gizli ortağı!

Ağaç Baharı !

Taksim Gezi Parkı, çatışmalar, biber ve portakal gazları, coplar, uçuşan tekmeler, maskeler, sopalar, taşlar, dayak yiyenler, çığlık atıp kaçışanlar, yardıma koşan ambulanslar, duvar yazıları, flamalar, dövizler, pankartlar, korna sesleri, tencereye kaşıkla vuran hanımlar, slogan atan genç kızlar, köpekleriyle eyleme katılan aktivistler, meydanlar, yürüyüşler, yol kesmeler, araçlarıyla yola dökülenler, tweet'ler, internet mesajları...
Bir haftadır neler oluyor? Ne tezgahlanıyor? Amaç ne?
Soru çok!
Bütün olanları anlatmak için KÖŞE yetmez!
Ama yine de özetlemeye çalışalım... "Tarih bana karşı nazik olacaktır.
Çünkü onu yazmayı planlıyorum!" diyen İngiliz devlet adamı Churchill ile ünlü yazar Bernard Shaw arasında ilginç bir diyalog yaşanmıştır!
Shaw, Pygmalion oyununun galası için Winston Churchill'e bir davetiye gönderir! Davetiye buram buram İrlandalı alaycılığı kokmaktadır! Yazar yolladığı davetiyeye şu notu düşer: Davetiye iki kişiliktir! Bir dostunuzu da getirin!
Eğer varsa!
Tabii karşıdaki de dünyayı yörüngesinden oynatmış bir AKILDIR.
Tartışmadan ve görüşmeden duramadığı Shaw'a şu cevabı verir: Galaya değil ama ikinci oyuna gelirim, tabii sahnelenirse!
Böyle bir kıvraklığa sahip olan Churchill bence dehasını "Siyaset ve sosis imalatı halkın önünde yapılmaz!" sözüyle göstermiştir!
İşte Türkiye'nin başında olan da budur!
Kısa bir süre önce "Dünya üzerinde mücadele eden iki güç var!
Bunların meydan muharebesi de İstanbul'da olacak" demiştim. Bu mücadele daha doğrusu savaş başladı! Bu nedenle ne meydanları dolduran insanlar, ne karşı koyan polis, ne atılan sloganlar beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor! Çünkü bunlar herkesin görebildiği ve takip edebildiği olaylar!
Maharet perde arkasında nelerin olduğunu anlamak ve o perdeyi aralamak!
Tunus'ta başlayan ARAP BAHARI'nın ardından Libya, Mısır, Bahreyn, Ürdün, Fas, Suriye, Yemen, Umman, Cezayir ve Kuveyt gibi ülkelerde DALGALANMA başladı. Bunun sonucu olarak da Tunus, Libya ve Mısır gibi ülkelerde YÖNETİM değişti! Suriye ise kendini çatışmanın içinde buldu! Taksim provası da tam bu ülkelerde görülen değişikliğin benzerini yaşatmak için kurgulandı!
Söylenmese de gözle görülmese de amaç ORDUYU olayların içine çekebilmekti!
Halk ile polisi karşı karşıya getirip, maça askeri dahil etmek ve darbeye gidecek yolu açabilmekti!
Çünkü ortada GEZİ PARKI üzerinden götürülen mücadelenin temelinde aslında "Türkiye BÜYÜK MÜ, KÜÇÜK MÜ olacak?" savaşı yatıyordu!
Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde insanlar sokakları doldursa da asıl mücadele PARAYI elinde tutan BARONLAR ile egemenliğini ilan etmeye çalışan Türkiye arasındaydı!
Bu oyunu ne yazık ki Türkiye hiçbir zaman okuyamadı!
Sokağa çıkanlar İstiklal Marşı, Onuncu Yıl Marşı, Türk Bayrakları ile yürüyordu!
Yani oyunu kuran AKIL öyle bir hamle yapıyordu ki sana bir şey kalmıyordu! Öğretilmiş reflekslerle hareket edip iyi niyetle protestolara katılanlar BÜYÜK FOTOĞRAFI göremezdi! Görmesi de beklenemezdi!
Hoş, Ankara'nın da birkaç gün göremediği ortadaydı!
Türkiye'nin büyümesine engel olmak isteyen güçler "ÜLKEM İÇİN!" mottosuyla yola koyuldu!
Ülkeyi küçültecek bu harekete destek verenler vatansever, karşı çıkanlar da işbirlikçi-hain olacaktı!
Bu kadar PİS bir oyun sahneye konuldu!
2001'deki gibi bütün partileri devredışı bırakacak GLOBAL bir tezgahın temeli atıldı!
Türkiye'nin gittiği İSTİKAMET değiştirilinceye kadar sokaklar boşalmayacak! Hedefleri bu!
Hep söylediğim gibi imparator kadar güçlü olan BARONLAR Türkiye'yi ellerinden kaçırmak istemiyor!
Kaybederlerse bu onların sonu olur!
Ellerinde tutabilecekleri ve oynayabilecekleri bir TÜRKİYE istiyorlar...
Defalarca yazdığım gibi bu kararlar BOĞAZ'da alındı!
İçerideki para sahipleri, paranın gerçek sahiplerinin dediğini yapmak zorunda!
Türkiye'nin büyümesini engelleyen içerideki UR'u koparıp atan polis de bu yüzden hedefte! Münferit çok ciddi hataları yapmış da olsalar POLİSLE HALK karşı karşıya geldi! Bu çatışma körüklenecek ve askerin tavır alması beklenecek!
Sadece asker mi? Elbette hayır!
İş dünyası da topa girecek!
Her ne kadar yüzde elli oy almış da olsa Erdoğan'a karşı büyük bir koalisyon kurulmuş durumda! Temeli çok önceden atılan bir oluşum!
Laiklik, demokrasi, içki, yaşam tarzı denilerek Ankara'nın üzerine çullanmak isteyecekler...
Sağ-sol-muhafazakar ne varsa koalisyonun gizli ortağı!
Kavgada yumruk sayılmaz!
Bakalım Londra'dan emir alanlar ile Büyük Türkiye'ye gönül verenlerin mücadelesi nasıl sonuçlanacak!
Kurguyu yapan akıl "Ağaç Baharı" ile askerin DNA'sına hitap etmeye çalışıyor!
Sonuçta Büyük Türkiye'nin askerle kurulacağını onlar da biliyor! Halk sokakları doldurmaya devam ederse askerin kayıtsız kalamayacağını hesap ediyorlar!
Baksanıza; 25 şehit verdiğimizde kıllarını kımıldatmayanlar şimdi İngiltere ve Amerika'dan "Türkiye'ye yardıma koşun" diye tweet yağdırıyor!
Anlayacağınız Hollywood, Bruce Willis üzerinden bile devrede!
Bu bile kurguyu kimin yaptığını açıklamıyor mu?
Ne dersiniz!

NOT 1: Türkler, Türkler için yürüdüğünde sokaklar anlamlı hale gelir!
Unutmayın, ne zaman sokaklar karıştıysa hep Türkiye kaybetti!
NOT 2: Tarihin yeniden yazımının gündeme gelmesi CHP ve arkasındaki güçleri rahatsız etti! Türkler'in tarih yazması yine engelleniyor..

ERGÜN DİLER
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız