Jönkürtler ve ötekileşmemiş Kürtler

Jönkürtler ve ötekileşmemiş Kürtler

Türkiye'de Irak, Suriye ve İran'ın aksine Türk-Kürt entegrasyonu çok güçlüdür. Kürtler bu ülkedeki ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal organizasyonların hemen hemen tamamında var olmuşlardır.

Tarih boyunca ve geniş halk kesimleri göz önüne alındığında Kürtler hiçbir zaman ‘öteki' olarak görülmemiş, hep ‘biz' kategorisinde değerlendirilmişlerdir. Milyonlar ile ifade edilen ortak aileler bunun en açık kanıtıdır.

İşte bu gerçek, ayrılıkçı Kürt hareketlerinin en büyük çıkmazı olmuştur. Etnik milliyetçi Kürt elitleri, siyasetçileri Kürtleri hep ‘öteki olma bilinci' ile donatmak istemişlerdir. Sadece aydınlar ve siyasetçiler değil, metropollerde gerçekleştirilen eylemlerin yöneldiği ana hedef de bu olmuştur. Kürtleri ötekileştirmek, toplumu ayrıştırmak ve bir iç çatışma ortamı gerçekleştirmek.

Aslında dikkatli bir gözlem yüz yıl önce bu topraklarda sahnelenen ve Osmanlı'nın parçalanmasına yol açan bir oyunun yeniden ve değişik aktörler marifetiyle vizyona konulduğunu görmekte zorlanmayacaklardır.

Yüz yıl önce Jöntürkler nasıl Osmanlı toplumunu etnik milliyetçiliğe göre şekillendirmeye çalışmış ve Türkçülük nasıl onların ‘seküler dini' haline gelmiş idiyse, bugün de Jönkürtler Kürtçülüğü etnik milliyetçi Kürtlerin yeni ‘seküler dini' haline getirmeye çalışmaktadırlar. Osmanlı'nın parçalanması sonucunu doğuran Jöntürkler hareketinin seyrettiği yol haritası bugüne ışık tutmaktadır.

Jöntürkler'in temsil ettiği ideoloji nasıl halka yabancı idiyse, Jönkürt'lerin de ideolojisi halka yabancıdır. Jöntürkler nasıl halkın desteğini kazanamamış,halka inememiş fakat devlet gücünü dayatarak tepeden inmeciliği benimsemişler idi ise, Jönkürtler de halka inememekte,ideolojilerini halka benimsetememekte ama örgüt,silah gücü,korku ve yerel yönetimlerdeki iktidar imkanları ile ayrıştırma ve parçalama senaryosunda rol üstlenmiş görünmektedirler.

Etnik milliyetçi Kürtlerin en büyük handikapı, Türkiye'nin bütününe serpilmiş durumda olan iş-güç ,meslek,mesken sahibi olmuş,eğitim görmüş,sanat, bürokrasi,iş ve siyaset dünyasında yer edinmiş ve Türkiye toplumu ile bütünleşmiş, kısacası ‘ötekileşmemiş' Kürtlerin varlığıdır. Üstelik bunlar etnik milliyetçi siyasete destek verenlerin karşısında büyük bir çoğunluğu temsil etmektedirler.

Ama kabul etmek gerekmektedir ki bu çoğunluk örgütsüzdür. Başsız ve güvenceden mahrum durumdadırlar. Onlara öncülük yapabilecek toplum önderleri ve manevi otoriteler de geçmiş iktidarlar ve derin devlet organizasyonları tarafından hırpalanmış, itibarsızlaştırılmaya çalışılmış ve taciz edilmişlerdir. Bunların bıraktığı boşluk da PKK'nın sivil temsilcileri tarafından doldurulmuştur.

Türkiye, Jöntürk'lerin siyasetteki yönlendirici etkilerini, baskı ve zorlamalarını ancak yarım asırlık zorlu bir sınavla dengeleyebilmiştir. Kürt halkı da barış süreci ile birlikte bu zorlu mücadeleyi vermeye başlayacaktır. Umarım ki; bu mücadele diğeri kadar sert ve uzun süreli olmaz.

Ömer Vehbi Hatipoğlu
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız