YAVUZ SULTAN SELİM'İN KÜRTLERE BEDDUASI YALANI

YAVUZ SULTAN SELİM'İN KÜRTLERE BEDDUASI YALANI

Yavuz Sultan Selim’in Kürtleri lanetleyen bir bedduasının olduğu hakkındaki bilgiler internet ortamında servis ediliyor. Yavuz Böylesi bir düşünceyi Mısır seferi esnasında Muş yakınlarındaki bir çeşme kitabesine yazdırmış. Ve Yavuz’un sözlerinin de Evliya Çelebi seyahatnamesinde yazılı olduğu bilgisine yer veriliyor. Yapılan araştırmalar sonucu Yavuz’un böyle bir bedduasının olmadığı ortaya çıkıyor.

Yavuz Sultan Selim’in 28 Ağustos 1516 da Ridaniye seferine giderken susuzluk çeken halkı görünce askere emir verir ve tam 12 musluklu büyük bir hayrat olarak Muş’ta bir çeşme yaptırır. Sultan Selim giderken yaptırdığı çeşmeyi dönüşte suyu kesilmiş ve harap vaziyette bulunca ; tekrar eskisi gibi inşa eder ve üzerine de aşağıdaki mısraları,bizzat kendisi kaleme aldırarak yazdırır.

KÜRD’E FIRSAT VERME YARAB,
DEHRE SULTAN OLMA’SIN,
AYAĞI’NI ÇARIK SIKSIN,
GÖNLÜ HUZUR BULMA’SIN.

VUR SOPA’YI AL HARACI,
KARNI BİLE DOYMA’SIN,
OL ÇEŞME’DEN GAVUR İÇSİN,
KÜRD’E NASİP OLMA’SIN
VASİYET’İM OLDUR KİM,
KÜRD BİN KERRE YALVAR’SIN,
İNAN’MA KAN’MA,
YAKANA BİT,KAPI’NA KÜRD DADANDIR’MA.

Kaynak: Evliya Çelebi, Seyehatname, Zuhuri Danışman Derlemesi, C.3, s.80

Not: Çeşme hala yerinde ve yerel halk suyundan yararlanmaktadır ancak, üzerindeki kitabe tekrar tahrip edilmiştir!

Bu bilgilere ulaştıktan sonra Evliya Çelebi kaynak gösterilerek söylenen bedduanın yazılı metnini görmek istedim, Zuhuri Danışmanın çevri ve yayınını yaptığı Evliya Çelebi Seyahatnamesinin üçüncü cildine ulaştım. Ve 80. sayfaya baktım. O sayfada Evliya Çelebi “Yavuz’un Kürtlere bedduası” konusunu işleyen bir çeşme yaptırdığı ve üzerine de beddua sözleri yazdırdığı hakkında bilgiler yok. “Yavuz’un Kürtlere bedduası” konulu Evliya Çelebi’nin yazılı metni olmamasına rağmen sadece ırkçılık ve düşmanlığı körükleyen bir görüş açısından bu yazılar neden yayınlanıyor. Aynı coğrafyada birlikte yaşayan insanlar kökenlerine ve inançlarına bakılmaksızın, ayırımcılık ve düşmanlık gözetilmeden bir arada barış içinde yaşayamazlar mı! Tarih bu sorunun cevabını da veriyor. Osmanlı ve İslam anlayışı dikkate alınırsa bu düşünce bu topraklarda tarih boyunca vardı. İslam kardeşliği ve Allahın yarattığı insanları insan olarak sevebilmek insanlığı yücelten bir düşüncedir. Mevlana, Yunus Emre , Hacı Bektaş gibi Anadolu’nun erenleri bu düşünceyi savunan sözler söylemişlerdir.

(KAYNAK:Cezmi YURTSEVER, 22 Eylül 2009)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız