Yassıada nın Sessiz Tanıkları

Yassıada'nın Sessiz Tanıkları' susmuyor

27 Mayıs darbesinin mağdurlarının aileleriyle yapılan söyleşilerin yer aldığı 'Yassıada'nın Sessiz Tanıkları' adlı kitabın 4. baskısı çıktı.
'Yassıada'nın Sessiz Tanıkları' susmuyor

Yassıada'nın sessiz tanıklarını dinlemeden bugünü anlamanın eksik kalacağını ifade eden Şen, "Tanıklar, Türkiye'nin gelişmiş ülke olamamasının başlangıç noktasının 27 Mayıs'ın kendisi olduğuna işaret ediyor" dedi. Şen, "Türkiye'nin 50 yıldır yaşadığı kaosu anlamak istiyorsanız, Yassıada'nın sessiz tanıklarına kulak verin" diye seslendi.

Cumhuriyet tarihinin ilk ve en kanlı darbesi 27 Mayıs'ın mağdurları ve mağdur yakınlarıyla yaptığı röportajları Zaman Kitap Yayınları'ndan çıkan 'Yassıada'nın Sessiz Tanıkları' kitabında yer veren Erdal Şen, darbeye ilişkin anlatılan sırların bugüne dair çok şeyi gözler önüne serdiğini söyledi. Kimi idam cezasına çarptırılmış, kimi ölüm cezasına, kimi de işkence sonucu hayatını kaybetmiş 30 ayrı aile ile yaptığı söyleşilerin her birinde ayrı ayrı dramın yer aldığına dikkat çeken Şen, "Acıklı hikaye gibi ama hepsi gerçek" şeklinde konuştu.

KARANLIK NOKTAYA IŞIK TUTTUM

Şen, yeteri kadar anlatılamadığı için o dönemlerin hep 'flu' kaldığını söyledi ve ekledi: " Bir keşfedilmemişlik vardı. Bende o karanlık noktayı gördüm ve ışık tuttum." Şen şöyle devam etti: "Anlatılanlar tarihi yanılgıya ve Türkiye'nin neden gelişmiş ülke olamadığının başlangıç noktasının aslında 27 Mayıs olduğuna işaret ediyor. Bu yönüyle Yassıada'nın sessiz tanıklarını okumadan bugünü okumak eksik kalır. Bu zamana kadar söz konusu ailelere yeteri kadar kulak verilmedi ve acıları paylaşılmadı. Halbuki darbeye ilişkin anlatılan sırlar bu güne dair çok şeyi bize fısıldıyor. Bu nedenle Türkiye'nin 50 yıldır yaşadığı kaosu anlamak için Yassıada'nın sessiz tanıklarına kulak verilmeli."

OKURLAR AĞLAYARAK OKUDU

İlk görüşmeyi 8 yıl önce Hasan Polatkan'ın ailesiyle yaptığını anlatan Şen, "O zaman 8 yıllık gazeteciydim ve bunca yıldır yaptığım bütün haberlerin en etkilisinin bu olduğunu düşünüyorum. Aldığımız tepkiler de oldukça olumluydu. Röportajı ağlayarak okuyan okurlarımız bile olmuştu" şeklinde konuştu.

Şen'in yıllardır izini sürdüğü 'sessiz tanıklar'ın söylediklerine ilişkin bazı başlıklar şöyleydi:

Hasan Polatkan'ın eşi Mutahhare Hanım: "Elinin üzerinde bir ben olduğunu gördüm. '0 ne?' diye sordum. 'Yok hiç bir şey' dedi ve elini sakladı. İdamından çok sonra öğrendim ki elinin üzerinde sigara söndürmüşler.

Fatin Rüştü Zorlu'nun kızı Sevin Hanim: Babamı daha idam için gereken imzalar tamamlanmadan infaz ettiler.

Celal Bayar'in kızı Nilüfer Hanim: Kendi milletinden olanlara 'kuyruk' diyenlerin bir eşinin tarihte mevcut olduğunu sanmıyorum.

Adnan Menderes'in oğlu Aydın Bey: Babamı asan celladın kirasını da, astıkları ipin parasını da bizden aldılar

Tevfik İleri'nin eşi Vasfiye Hanım: Orada kanser olan olup esimin, yediği dayakları anlatmak için bize vasiyeti şuydu: "Tekme izi olan pantolonumu saklayın"

Lütfi Kırdar'ın oğlu Erdem Kırdar: Salim Başol'un tavrı yüzünden ifadesini verirken babam Yassıada'daki mahkeme salonunda kalp krizi geçirip öldü. Cenazesine katılanlara bile mezar davası açtılar.

Yassiada'da yatan isimlerden Gıyasettin Emre: Tutuklular arasında Hava Kuvvetleri Komutanı Tekin Arıburnu da vardı. Çanakkale'deki meşhur 57. Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey'in oğlu. Askerler onun üzerini eşek yapıp binerlerdi.

Mehmet Erozan: Derste öğretmenler mahcup etmek için özellikle bizi kaldırıp "Hadi 27 Mayıs'ın anlamını bize anlat bakalım" derlerdi. Anlatmayınca da 'otur al sana sıfır' olurdu.

Aykut Kuranel: ölmüş kardeşimi yaşıyor gösterip, masrafların hesabını babamdan sordular.

Baysan Bayar: Menderes'i uykusuz bırakmak için 15 dakikada bir gelip uyandırırlarmış Babamı 19 gün boyunca Bizans mahsenlerinde suların içinde tutmuşlar.

Ersin Üner: Herkesin parasına el konmuştu. Geçinebilmek için taksi şoförlüğü yapan Demokrat Partili vekil eşleri vardı.

Mehmet Tekinel: Annem DP'li mebus olarak Yassıada'ya götürüldüğünde yeni hamileymiş. Orada dünyaya geldiğim için yakınlarımız bana 'Yassıadalı Mehmet' derdi. Ama anneme emzirme izni vermemişler ve beni ondan ayırmışlar.

İbrahim Kirazoğlu: Menderes babamı Yassıada'da son görüşünde, "Bolu Varyantını" soruyor. Adam idama gidiyor ama vatan sevgisine bakın.

Muzaffer Akşemsettinoğlu: Kendi evlatlarımızın ellerinde süngü ile bize cephe almalarına çok üzüldüm; çok kırıldım

Mehmet Arif Demirer: 27 Mayıs bir tertipti; darbe yapma kararı verdiklerinde Türkiye en iyi günlerini yaşıyordu.

Yassıada'da yatan isimlerden Abdulmelik Fırat: PKK'yı kuranlar onlardı. Özellikle DP'li olan Kürt ailelerini Sivas Kampı'na sürdüler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız