Şevki Yılmaz dan önemli açıklamalar

Bir zamanlar oldukça gündemde olan, yaptığı konuşmalar nedeniyle hakkında çok sayıda dava açılan ve 28 Şubat sürecinde bir çok zorluklar yaşamış, yıllarca yurt dışında kalmak zorunda bırakılmış siyasetçilerden biri Şevki Yılmaz...

Yılmaz aktif siyaseti bıraktı ancak bugünlerde okul açarak, fakir öğrencilere okuma imkanı sağlayarak hizmetlerine devam ediyor... Yılmaz'la Türkiye'nin gündemini, kamuoyunda çok tartışılan 4+4+4 eğitim sistemini, Ergenekon'u ve Türkiye'nin yüreğini kanatan terör olaylarını konuştuk.

İşte Yılmaz'ın özel açıklamaları:

1990'larda kürsülerde Türkiye'de yaşanan olayları anlatıyordunuz işiniz şimdi eğitim oldu bu iş nasıl başladı ?

Osmanlı'nın yükselmesi Türklüğünden değil iki hususa önem vermesindendir. Bunlardan biri ilim diğeri ticarettir. Bu okul meselesi zaten yıllarca önce teşvik ettiğimiz bir meseleydi. Kocaeli'de açılan ilk kolej bizim teşvikimizle açıldı. Bu fikir yeni bir fikir değil, kurtuluşun yolu aslında... Cahil toplumla iktidar tam bir intihardır. O ülkede iktidara gelirsiniz. Sonra dünyada iktidara gelirsiniz süper güç olursunuz. Sizde altıncı filo yoksa boşuna...

Amerika ve Rusya'ya kafa tutarak hiçbir yere varamazsınız. Kötü olaylar karşısında bağırmaktan ve ağlamaktan başka hiçbir şey yapamazsınız. Bugün ülkemizde yaşanan olaylara baktığımız zaman PKK' nın ne anaokulu, ne ilkokulu, ne de lisesi var. Peki bu teröristler nasıl yetişiyor. Kandil'deki çocuğu kim yetiştiriyor? Bunlar Türkiye'nin okullarında yetişiyor. Ülkemiz aslında kendi ayağına kurşun sıkıyor. Bunu nerden biliyoruz? Bugün Hakkari'de İmam- Hatip okuluna gidenlerin arasından taş atan çıkmıyor. Diğer illerde de öyle... Burada bir yanlışlık var demek ki eğitimde bir çarpıklık var. Eğitim işine girmemizin sebebi de bu... Herşey insan için insan da Rabbi için yaşar.

Peki bu eğitim serüveni ne zaman başladı?

1994 yılında belediye başkanı seçildikten iki gün sonra belediyenin önünde içinde 14, 15, 16, 17 yaşlarında çocukların olduğu iki otobüs durdu. Ellerinde bir mektup, öğretmenleriyle gelmişler. Mektupta: ''hocam bu çocukları Hakkari'den gönderiyoruz fakir yetim çocuklar. İster kabul et okut İster kandile gönder'' diyordu. Tabi onları geri gönderemezdik. O gün 2 tane yurt tuttuk. Vakfımızın kuruluş serüveni böyle başladı.

4+4+4 KARŞITLIĞI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ÇIRPINIŞI

Kamuoyunda çok tartışılan 4+4+4 eğitim sistemini siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sistem neden bu kadar çok eleştiriliyor?

4+4+4 karşı geliş terör örgütlerinin çırpınışıdır. Fabrikaların bombalanma sebeplerinden bir tanesi de Doğu'lu kardeşlerimize iş olanağı sağlayan kurumların yok edilmek istenmesidir. Çünkü işi olan kişinin aşı da olur, aş olunca yuvasını kurar dağa çıkmaz o kişi. Terör örgütünün amacı onları bu olanaklardan yoksun bırakıp dağa çıkarmak... Cahil insan kolay aldatılır. Onların amacı bu toplumu cahil bırakmak. Kızların ve erkeklerin okumasını engellemek...

Bizim bu durumda yapacağımız şey ise okul açıp bataklıkları kurutmak. Onların çırpınışı İmam Hatip Liseleri'nin yeniden açılmasına tepkidir. Çünkü İmam Hatip okulları Türkiye'de pansuman tedbiri olarak geçici bir çaredir. Veliler evlatlarını bu okullara imam olsunlar ya da vaiz olsunlar diye göndermiyor. Çocuk yanmasın alkole bağımlı olmasın, kötü huylar edinmesin diye gönderiyorlar. Normal okulların eğitimi düzelirse İmam -Hatiplere ihtiyaç kalmaz, sayıları da azalır.

28 Şubat'ın darbesi aslında siyasete değil okullara yapıldı. Siyaset devre dışı bırakılarak okullar mahvedildi. Ben o zaman da Erbakan Hocama söyledim "partimiz kapatılsın, parti kapatmak için ödün vermeyin, partiyi kapatmak bir ağacın dalını kesmektir ancak okulu kapatmak o ağacı kökten kesmektir" dedim.

Geçen yıla kadar sadece İmam-Hatipler değil İmam-Hatipler üzerinden bütün meslek okullarının da önü kesildi. Bunun Türkiye'ye herhangi bir zararı oldu mu?

Tabi ki oldu... Bu şekilde sanayimize darbe vuruldu... Fabrikatörümüze darbe vuruldu. Kalifiye eleman bulunmaz oldu, usta bulunmaz oldu. Bütün bunlar tabi ki bunların sonucunda gerçekleşti.

DİYANET ÖZGÜR OLMALI

1990'lı yıllarda yaptığınız konuşmalardan birinde Diyanet'in bağımsızlığından söz ediyordunuz. Diyanet'in parasının halktan toplanacağını ve bir televizyonunun olacağından bahsediyordunuz. Bugün Diyanet'in bir televizyonu kuruldu ve bir çok şey yapıldı. O gün aklınızda olup da bugün uygulanmayan şeyler var mı?

Diyanet'in özgürlüğü konusunda bugün Balkanlar bizi geçti. Balkan ülkelerinde müftüyü imamlar seçiyor. Diyanet İşleri Başkanını müftü ve vaizler seçiyor. Onların maaşını halkın vergileriyle ödüyorlar. Din özgür olmalı. Dine devlet ve ekonomi müdahale etmemeli. Türkiye iki kanadıyla uçar. Biri maddiyattır bunu siyaset sağlayacak, diğeri maneviyattır bunu da okullar ve Diyanet İşleri Başkanlığı yapabilir.

Başbakan Erdoğan dershanelerin gelecek yıl kapatılacağını açıkladı. Bu uygulamanın hükümetle bazı grupları karşı karşıya getirebileceği söyleniyor siz buna katılıyor muşunu? Türkiye dershanesiz bir eğitime kolayca adapte olabilecek mi?

Başbakanın derdi birilerinin dershaneleriyle oynamak değil, fakirlerin de çocuklarını okutabilmek. Zengin, çocuğunu dershaneye gönderebiliyor, peki fakir ne olacak, fakirin zeki çocuğu ne olacak? Avrupa dershane olmadan çocukları daha ilkokulda nasıl yönlendiriyorsa bizim de bunu yapmamız lazım. Bu konuda bazı grupların da hükümete yardımcı olacağına inanıyorum.

Geçmişte yaptığınız bir çok konuşmada Özel Harp Dairesi'ne özel vurgu yapıyordunuz. Bugün Darbe Komisyonunun yaptığı çalışmalar, MGK'dan çıkabilecek herhangi bir bilgi ışında Türkiye'nin yeniden gündemini değiştirecek yeni perdeler ve yeni şeyler çıkabilir mi?

Bugüne kadar uğraşılanlar, daha bu işin taşeronluğunu çıraklığını yapanlardı. Onların yönetici kadrolarına daha ulaşılmış değil. Bilmeden içine giren de var. Ama bunlar ayıklanıyor. Yargımız gerekeni yapıyor. Türkiye'de bugün Ergenekon çetesinin çöktüğünü düşüyorsak aldanırız. Ergenekon bir plaka, isim daha yeni verildi. Ben bunun ismini 1990'lı yıllarda söylemiştim. Özel Harp Dairesi'nden bahsetmiştim. PKK da buraya bağlı, diğer örgütler de buraya bağlı... Doğu'da milliyetçilik adına Kürdü evinden alıp faili meçhul cinayetleri işleyenler de Özel Harp Dairesi'nin elemanları... Bu şekilde Doğu'da güveni ortadan kaldırmak istediler.

MGK'nın ve Meclis'in gizli arşivleri açıklandığı zaman bunun ucu çoğu kişiye dayanacak. Çok tabular yıkılacak. Ama şöyle bir şey de var bütün bu bahsedilen müesseseleri ele geçirseniz bile bu sefer sahneye CIA ve Mossad çıkacak. Alman Adenauer Vakfı'nın çalışmalarını geriye atamazsınız.

Bugün terör konusunda Alman, Fransız ve bir çok Avrupa istihbaratları boş durmuyor. Bütün yataklık Avrupa'da... Avrupa Türkiye'nin güçlü bir devlet olmasını istemiyor. Onun için bütün bu kazanımlarımızı kaybetmemek için binlerce şehit versek de hükümetimizi destekten vazgeçmeyeceğiz.

Şuan ki terör olaylarının amacı mevcut iktidarın oy desteğini azaltmak ve sandıkta istediklerini yapmaktır. Amaç Türkiye'de bir 28 Şubat dönemini geri getirmek. Bütün dertleri bu... Bu iktidar bu kavgayı millet adına yapıyor.

BU 6 FORMÜL UYGULANIRSA DOĞU'DA TERÖR BİTER

PKK'nın tüm bu eylemleri gerçekleştirirken sırtını dayadığı bir mesele Kürt Meselesi... Bu konuda bir çok olumlu adım atıldı, birçok şey yapıldı. Sizin bu konuda eksik gördüğünüz, 'şunun mutlaka yapılması lazım' dediğiniz şeyler var mı?

1- Bir kere milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması lazım. Bu konuda geç kalındı. Bu insanlar terörle kucaklaşıyorlar. Bu insanlar terörün köprüsüdür. Bunların dokunulmazlığının kaldırılması ve yargılanmaları gerekiyor. Bu milletvekillerini CHP ve MHP meclise taşıdı. MHP hala Ergenekon'un içinde yer almış olanları meclise taşımaya çalışıyor.

2- İktidar doğu milletvekilleriyle, il, ilçe başkanlarıyla terör konusunda ne gibi tedbirlerin alınacağı ve olayların önüne nasıl geçileceği konusunda istişarelere ağırlık vermeli.

3- Doğu'da kanaat önderleri, tarikat liderleri, cemaat önderlerine büyük saygı var. Bunlarla toplantılar yapılmalı. Bunların görüşleri alınmalı. Bu alimler bir ordunun çözemeyeceği kavgayı bitirebilir. Biz bunu çok gördük. Malatya'da Fendoğlu öldürüldüğünde. Halk birbirine giriyordu. Halk ayaklanmasının önüne geçen şey bir alimin nasihati oldu. Doğu vilayetlerinde peygamber varisi alimlere büyük bir saygı vardır. Bu alimler Doğuda değerlendirilmeli. Bu konuda Mele Projesi çok güzel bir proje, ancak bununla yetinilmemeli.

4- Eğitime daha fazla önem verilmeli. Buralarda okullar yakılıyorsa. Orda ki çocuklarımıza buralarda mümkünse bedava okuma imkanı verilmeli.

5- Doğu sürgün olma yeri olmaktan çıkarılmalı. Gönüllü öğretmenler, doktorlar kaymakamlarla yola çıkılmalı. Devlet, Doğu'ya ateşi körükleyecek değil, o ateşe su dökecek kadrolar göndermeli.

6- Bugün Doğu'da Terörü sahipsiz bırakan teröre destek veren gücü sahipsiz bırakan güç aşiretlerdir. Aşiret liderleriyle toplantılar yapılmalı, onlar ödüllendirilmeli ve destekleri alınmalı. Bunlarla ittifak yapıldığında göreceksiniz ki terör zemin bulmakta zorluk çekecek ve bu iş kolayca hallolacaktır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız