Türk uçağı gizli silahla mı vuruldu

Enkazında mühimmat ve füze izine rastlanamayan uçağın yüksek frekans yayan yeni nesil silahlarla vurulduğu iddiası ortaya atıldı.

ABD, Rusya ve Çin, ünlü fizikçi Nikola Tesla'nın "yüksek frekans" çalışmalarından yola çıkan silah sistemlerini yıllardır test ediyor. Ancak sistemler yalnızca deneysel ortamlarda kullanıldı. Yüksek frekansın uzun menzilde kullanılabilmesi çok yüksek enerji gerektiriyor. Yani 20 kilometredeki uçağa karadan yüksek frekans gönderilebilmesi çok güç.

OTOPSİ RAPORLARINDAKİ SIR

Adli Tıp Kurumu uzmanları, Suriye'nin düşürdüğü uçakta şehit olan pilotların otopsi raporlarında önemli bulgulara ulaştı. Raporlar uçağın düşüş nedenini aydınlatabilecek bilgilerin de kapısını araladı.

Suriye tarafından hava sınırı ihlali yapıldığı gerekçesi ile 22 Haziran'da vurulduğu açıklanan RF-4 Türk jetine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı'nın 'Suriye tarafından düşürülen' söyleminin 'Suriye resmi makamlarınca düşürüldüğü iddia edilen uçak' olarak değiştirilmesi ve uçağın düşürülmesine ilişkin yapılan incelemede füze ile uçaksavar izine rastlanılmaması, kafaları karıştırdı. Uçağın Akdeniz'deki enkaz incelemesi sürerken, düşürülme nedeninin, cesetleri 4 Temmuz'da bulunan iki şehit pilota yapılan Adli Tıp incelemesinde büyük oranda tespit edildiği öğrenildi.

Adli Tıp Kurumu kaynaklarına göre, şehit pilotlar Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy'un aynı gün Malatya'da 17.30'da başlayıp 6 saatten fazla süren otopsisinde uçağın düşüş nedenini aydınlatacak bulgular elde edildi. Bulgular aynı gün raporlanarak Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce ve ekibinin incelemesi için İstanbul'a gönderildi.

Doku örnekleri İstanbul'a gönderildi

Star gazetesinin haberine göre, pilotlardan alınan kan, saç ve doku örnekleri de İstanbul'a gönderilerek burada Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın gelişmiş laboratuarlarında inceleme altına alındı. Bulgular, İnce'nin de bulunduğu uzman ekip tarafından tetkik edildi. İnceleme sonucunda pilotların ölüm nedenleri detaylı olarak raporlandı. Yapılan incelemenin, pilotların sağ olduğu izlenimini yaratan botları ile kasklarının nasıl çıktığı sorusu ile birlikte anlamlı bir yanıt oluşturacağı ifade edildi.

İncelememizi yaptık raporları gönderdik

ADLİTıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce, bu aşamada kurum olarak bilgi vermelerinin mümkün olmadığını söyledi. Uçağın düşüş nedenine ilişkin Adil Tıp roporunda aydınlatıcı bulgu bulunduğuna ilişkin doğrulama ya da yalanmamasını da yapamayacağını ifade eden İnce, "Kamuoyunda yanlış bir algılama var. 'Adli Tıp Malatya'da ön inceleme raporu hazırladı' denildi. Doğru değil. Ön inceleme raporu diye bir şey yoktur. Rapor vardır. Raporu ben değerlendirdim. Pilotlarımıza ilişkin fotoğrafları arkadaşlarımdan istettim. Onları bir adli tıp uzmanı olarak inceledim. Yetkililere raporları gönderdik. Açıklama kararı yetkililerde" dedi.

Otopsi raporundan çıkarsama yapılabilir

İSTANBUL Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi. Prof. Dr. Nevzat Alkan, bir jetin düşmesi sonucu yaşanan ölümlerde, saldırı ihtimali düşünüldüğünde pilotların vücudunda şarapnel parçası bulunma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Ölüm nedeninin otopside ortaya çıkacağını ifade eden Alkan, "Bir fikir sahibi olunur. Ama cesetler derinde bulunduysa bu basıncın etkisiyle ve soğuk su nedeniyle bazı bozulmalar yaşanabileceği anlamına da gelir. Uçağı düşüren etken için büyük oranda bir cevap otopside bulunmayamabilse de, ölüm nedenlerinden bir çıkarsama yapma oranı yüksektir" diye konuştu.

'Suriye gizli bir silah kullanmış olabilir'

SURİYE tarafından düşürülen Türk jetine ilişkin Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı "mühimmat izine rastlanmadığı" açıklaması tartışma yarattı.

AK Parti İstanbul Milletvekili, emekli Hava Tümgeneral Şirin Ünal, Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen son açıklamaları STAR'a değerlendirdi:

Düşse telsiz teması olurdu

"Halen çıkarılmayan parçalar var ve doğru bir değerlendirme için biraz daha beklenmeli. Ancak ihtimallere bakarsak şunları söyleyebiliriz: Uçak arıza dolayısıyla düşseydi, radarla telsiz teması vardı, 'acil durum' bildirebilirdi. Uçağa hakim olamayan pilotlar fırlatma koltuğuyla atlayabilirlerdi. Böyle bir emare yok. Motorundan vurulsa da yine koltukla ayrılma imkanları vardı. Ayrıca radarlarımız tarafından da görülürdü. Uçak kendiliğinden düşerek parçalansa, parçaların bu kadar geniş bir alana yayılması imkansız. 100-200 metreye kadar dağılmalıydı. Uçağın bulunduğu yer 8.6 mil açıkta. 12.6 milde vurulduğu düşünüldüğünde 2-3 millik bir alana parçalar dağılmış. Bu da ancak uçağın havada infilak etmesiyle olur. Uçak Suriye'nin açıkladığı gibi uçaksavarla düşürülmüş olamaz. 1-2 kilometre menzilli uçaksavarların bu uzaklıktaki bir uçağı vurması mümkün değil. Bu durumda Suriye, deşifre etmek istemediği bir füzesini kullanmış olabilir ve 'uçaksavarla vurdum' diyebilir."

Rusya ihtimali düşünülemez

"Bölgede bulunan bir Rus gemisinden ateş edilmiş olabileceği ihtimalini aklıma bile getirmem. Rusya'nın NATO'yla ilişkileri de birçok NATO üyesi ülkeden çok daha iyidir. Bir sürü Rus bürokrat alt komisyonlar düzeyinde NATO'da etkindir. Bir Rus gemi komutanının böyle bir şeye kalkışması dahi söz konusu olamaz."
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız