Çizgi filmler ne kadar masum? Çizgi film asla sadece çizgi film değildir

Çizgi filmler ne kadar masum? Çizgi film asla sadece çizgi film değildir!

Anadolu şairlerinden Hayali'nin, bu dizeleri yazmasının üzerinden 450 yıldan fazla bir zaman geçmiş. Bu kadar uzun zaman geçmesine rağmen, pek bir şey değişmiş mi? Açıkçası hayır. Hayali, günümüz Türkçesi ile şöyle söylüyor: "Dünyayı süsleyen şey aslında evrenin içindedir, ancak çoğu kişi aramayı bilmiyor / Aynı denizdekiler gibi, onlar da denizin içindeler ama denizi bilmezler"

Sözü buraya getirdikten sonra, hemen kendi kültürümüze ve oradan da batı kültürünün istila hareketlerine bakabiliriz. İyi animasyon çizerlerimizin ya da grafikerlerimizin olmaması, nükte ve mizah yönünden de zayıf olduğumuz anlamına gelmez. Nasreddin Hoca'nın sağlam bir çizgi filminin yapılamamış olması, hikâyelerindeki ince zekâya ve zarif nüktelere gölge düşüremez herhalde.

Hayali'nin dizesini hatırlayalım tekrar; "Ol balıklar ki deniz içredir, denizi bilmezler" diyor. Kendi kültürümüzün derinliğini bir kenara koyup, denizimizden aşırdıkları suyu şişeleyerek tekrar bize satanların peşindeyiz. Derinliğimizin de güzelliğimizin de farkında bile değiliz.
Pokemon'un tabancası Nasreddin Hocayı öldürür mü?

Yıllardır söylenir, bizim Nasreddin Hocamız var. Daha ince, daha zarif daha nüktedandır. Sözlerinin hepsi inceden bir zekâ barındırır. Saftır ama akıllıdır. Asla kurnaz değildir. Karşısındakini aşağılamaz, kırmaz, rencide etmez. Sözleri hep bir hikmet barındırır. Sadece çocukların değil, büyüklerin de öğreneceği çok şey olur, onun hikâyelerinde.

Yıllardır söylenen bu doğru sözlere bir yenisini daha ekleyecek değiliz. Nasreddin Hoca, Pokemon'u ve Warner Bros'un tüm karakterlerini de döver demiyoruz, diyemiyoruz. Bir gerçek var ki Bugs Bunny, Nasreddin Hocayı çoktan nakavt etmiştir. Yapacak bir şeyimiz yok, çünkü silah kullanan, şiddete başvuran, ahlaksızlığı şiar edinmiş olan onların çizgi kahramanlarıdır. Kurşun karşısında inceliğin bir faydası olmuyor zira.

Çocuklarımızı bombardımandan koruyabiliyor muyuz?

Gürültüde konuşmanızın bir faydası olmaz. Elli yıldan fazla bir zamandır ürettikleri çizgi film karakterleriyle, tüm dünya çocuklarının karakterlerini fazlasıyla bozdular. Ortada sıkıntılı bir anlayış var. Sağlık Bakanlığı, sigaraya ve sigara içenlere cüzamlı muamelesi yapıp, bu kötü davranışı gücünün yettiği her yerde yasaklamaya çalışıyor.

Buna güzel diyelim. Ama aynı sağlık bakanlığı, aynı saldırıları ve önlemleri, içkiye karşı alamıyor. Neden? Çünkü kendisini bir anda, laik - anti laik tartışmalarının içinde görmek istemiyor. Bu sakat yasak anlayışı uygulamalarına şunun için değindik. Aynı sakat düşünme toplumun bütün kesimlerinde de var. Bir yandan çocuk yetiştirmenin öneminden söz ediyoruz diğer yandan çocuklarımızı yetiştirmek için hiçbir şekilde harekete geçmiyoruz.

Çizgi filmlerde siyasi propaganda

Çocuklarınızı tamamen esir eden, çoğu Amerikan kökenli çizgi film kahramanlarına yakından bakalım istedik. Çocuklarımızın gizli öğretmenleri olan, çizgi film karakterleri, gerçekten televizyonda görüldüğü gibi mi? Aşağıdaki çizgi film karakterlerinin özelliklerini, izlediğimiz çizgi filmlerden çıkarıyoruz. Bu cümleler, Amerikan kültürünü aşağılamak için söylenmiş cümleler değil, tamamen karakterlerin yapımcılarının onları oluşturduğu şekilleridir. Kendilerini nasıl anlattılarsa onu söylüyoruz yani.

Bugs Bunny

Amerikan çizgi film sektörünün en güçlü karakterlerinden biri... Yediden yetmişe, dünyanın her yerinde tanınıyor. İnanç ve ideoloji farkı gözetmeksizin onu herkes biliyor. Oldukça şirin çizilmiş bu karakterin, gerçekten tertemiz olduğuna inanabilir miyiz? Resme bakıp aldanmayın, aslında ırkçı, sadist ve yılışık bir karakterdir. Sevgiyi, dostluğu ve yardımlaşmayı asla bilmez. Kurnaz ve hilebaz olarak tüm dünya çocuklarına ahlaksızlığı aşılamaktadır. Asla kaybetmez. Sürekli hile yapar, yalan söyler ve çevresindeki herkesi aldatır. Kazanmak için her yolu mubah görmeyi öğretir.

Ahlaksızca da olsa kazanmayı salık verir. Dalga geçmeyi, alaya almayı, aşağılamayı bayrak edinmiştir. Eşcinselliğin küçük dozlarda verildiği bu çizgi filmden dünya ne öğrenebilir ki. Çocuklar, Bugs Bunny'nin, ahlaksızlığı kazanca dönüştüren zekâsına hayran olarak büyürler. Çocuklarımızın ondan öğrendiği ilk şey, kafanı kullan karlı çık, ilkesidir. Kazanmak için aldatabilirsin!

Şirinler

Şirinlerin şirinliği, aslında uzun zamandır tartışılan bir mesele. Şirinler çizgi filminin çizerinin komünist olması nedeniyle, filmde de komünizm propagandası yaptığı öteden beri söyleniyor. Şirin babanın kırmızı şapkası, Karl Marx'ı andıran sakal yapısı, Şirin Köy'de hiçbir mabed veya tapınağın olmayışı, mabud görevini üstlenen ve materyalizme göndermelerde bulunan doğa ana - zaman baba gibi figürlerin oluşu Darwinist teorileri de hatırlatmaktadır.

Tüm şirinlerin komünal ve işçi-köylü bir yaşam sürmeleri, her şeyin elbirliği ile yapılışı, herkesin yeteneğine göre bir görevi oluşu ve hiç para kullanmayışları bu iddiaları tetikliyor. Ayrıca Şirinlerin düşmanı olan, Gargamel'in papaz cübbesi giyerek, dini sembolize ettiği ve devamlı şirinleri yemek istemesinden dolayı Amerika'ya benzetildiği de bir gerçek. (Kedisi Azman'ın da İngiltere olduğu söyleniyor) Bu iddialara söylenecek bir şey yok ama Şirinler çizgi filmi, yoğun Komünizm propagandasının yanı sıra, onunla da ilintili ateizm misyonerliği yapmaktan geri durmuyor. Hem eşcinselliğin hem de feminizmin savunulduğu bu çizgi filmden çocuklarımız ne öğrenebilir? Tekrar düşünmekte fayda var.

Red Kit

Çizgi roman döneminin en önemli tiplerinden olan Red Kid, bugün hem dünyada hem Türkiye'de orta kuşak tarafından çok yakından tanınıyor. Red Kit, gölgesinden daha hızlı silah çeken bir kovboydur. Devamlı yakalamaya çalıştığı, kötü karakterler ise Dalton Kardeşler'dir. Yüzeysel kandırmacaya inanacak olursak, bu çizgi film hakkında şunu söyleyeceklerdir; Kötülük ve kötüler kaybeder, iyiler kazanır. Aslında o kadar yüzeysel değil.

Büyük tartışmalar sonucu, çizerleri Red Kit'in ağzındaki sigarayı bir zaman sonra ot parçasına çevirdiler. Batıdaki özgür çocuklar ve yıkılan aile sistemi ile Red Kit'in bir ilgisi olabilir mi? Yakından bakalım; Red Kit, aslında psikolojik rahatsızlıkları olan yalnız biri. Bir ailesi yok, hayvanlardan başkası ile dostluk kurmuyor. (Batıdan öğrendiğimiz, çocuk yerine köpek fikrine ne kadar yakın) Hep tek dolaşıyor, işini bitirdikten sonra, atına atlayıp kimsenin olmadığı yerlere gidiyor, oralarda yaşıyor. Karısı ve çocukları da yok. Bütün bu özellikler iyi karakter olarak çizilen Red Kit'in. Bir de acımasız dörtlü, Dalton Kardeşler'e bakalım.

Ne olursa olsun, bir aile olarak birbirlerinden ayrılmıyorlar. Haydut olmalarına karşın, annelerinden çok korkuyorlar ve kesinlikle annelerine karşı gelemiyorlar. En büyükleri Co Dalton, annesinin yanında konuşamıyor bile. Annelerine saygıda kusur edemiyorlar. Bir aile olan ve aileyi önemseyen karakterler kötü karakterler olarak çizilmiş. Aileye karşı olan yalnızlığı ve tırnak içinde özgürlüğü önemseyen karakterimiz ise iyi. Ailesine rest çekip, tek başına evden ayrılan çocukların hikâyeleri, Amerika'da yayınlanan kadın programlarında fazlasıyla var. Bir daha düşünürsek Red Kit'den öğrenecek neyimiz var? Hiçbir şey diyebilirsiniz ama çocuklarımız, günlerinin büyük kısmını, bu yalancı kahramanla birlikte geçiriyor.

Temel Reis

Elbette bu kadar değil, yerimiz yettiğince söylemeye çalışalım. Ama yayınlanan çizgi filmlerin ortak özelliği, ahlaksız zekâya hayran olan tavırlarıdır. Temel Reis çizgi filminde de aynı seviyesizliği görmek mümkün. Bir dönem ıspanak sebzesini, çocuklara sevdiriyor diye alkışlanan bu çizgi film, bedeni güçlü ama ahlakı zayıf çocuklar istiyor. Hatırlayalım; Genel konu, Temel Reis'in Safinaz'ı Kabasakal'ın elinden kurtarmasıdır. Safinaz karakteri, filmde güce tapan bir karakterdir. Çoğu zaman Kabasakal'la birlikte olur, ama Kabasakal'ın kaba bir hareketinden dolayı Temel Reis'i yardıma çağırır. Sonuçta evlilik olmaz hep flört vardır. Safinaz karakteri, bazen Kabasakal'la bazen Temel Reis'le beraberdir. Altı yaşındaki kızınızın Safinaz'dan neler öğrenebildiğini hesaba katıyor musunuz?

Çözüm: Nasreddin Hoca'yı şehre çağırmaktır

Bu kadar tespitten sonra, çözümü de söylemek zorundayız. Batı kökenli çizgi filmlerin hemen hepsinde, siyasi propaganda vardır. 'Bizde iyi eser yok kardeşim' demeden önce, durup düşünelim. Yanılıyoruz. Birçoğu üç boyutlu animasyonlar olmak üzere İslam dünyasının her yerinde biri birinden harika çizgi filmler yapılıyor. Türkiye'de de bu anlamda çok ciddi ürünler çıkıyor. Bunları gösterebilecek televizyonlar var mı bilinmez ama takip edip, çocuklarımızın hayal dünyalarının oluşumunu daha sağlıklı kurmamız mümkün. Türkiye'de çizgi film üreten Müslümanlar da, yeni karakterlerin peşinde olmalı. Nasreddin Hoca'yı, yepyeni bir çizimle, hareketli, tatlı, tonton bir dede yaparak çocuklarımızın gündemine getirmek sanıldığı kadar zor değil. İş yapımcılara düşüyor.

Süpermen

Süpermen, üzerine ayrıca durulması gereken bir karakter... Amerikan ikonu olan ve çağdaş dünyanın yeni model evliyası olan Süpermen, tamamıyla Amerika'nın yıkılamayacağı tezini işler. O Amerika'dır. Adi ve ufak meselelerle uğraşmaz, tüm insanlığı ilgilendiren sorunlarla boğuşur ve o sorunların üstesinden gelir. Sonuç; dünya kurtulur. O olmasa, dünya berbat ve kötü bir yer olmaktan asla kurtulamazdı. Tüm insanlığın kafasına, Amerika yıkılmaz tezi böyle böyle işlendi. Süpermen'i üreten bir toplumun, dünyada terörü önlemek için Irak'ı işgal etmesi pek garipsenmemeli. Maalesef çocuklarımızın kafaları bu zırvalarla dolu...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız