Opus Dei

Opus Dei
Latince’de “Tanrı’nın İşi” anlamına gelen Opus Dei, 1928 yılında İspanyol papaz Josemaria Escriva de Balaguer tarafından kurulan bir Katolik tarikatıdır. Tarikatın Avrupa, Amerika ve diğer bölgelerde yaklaşık 2,000’i papaz 80,000 civarında üyesi bulunmakta, sempatizanlar ve gönüllülerle birlikte 1 milyona yaklaşan bir topluluk oluşturmaktadır. Tarikat üyeleri
geleneksel Katolik söylemlere sahip olup, Katolikliğin diğer Hıristiyan mezhepler arasında en iyisi olduğuna inanmaktadırlar. Opus Dei’nin temel felsefesi sadece rahiplerin değil, gündelik işlerini takip eden sıradan insanların da kutsal mertebelere ulaşabileceği yönündedir. Bu yüzden seküler işlerde çalışanlar arasında yayılmak hedefine sahiptir.

Üyeliğin ancak davetle gerçekleştiği, bir takım özel ritüellere sahip bu tarikata masonluğun Katolik versiyonu olduğu yönünde eleştiriler getirilmektedir. Ayrıca, tarikatın gizli ve manipülatif birtakım faaliyetlerde bulunduğu iddiaları dile getirilmektedir. Opus Dei yetkilileri bu iddiaları yalanlamakta ve açık bir organizasyon olduklarını ve gizli faaliyetlerde bulunmadıklarını, üyelerin istedikleri zamanda üyelikten ayrılmakta serbest olduklarını söylemektedir. Fakat bunun hangi tür üyeler için olduğu belirgin değildir.

Opus Dei'de birkaç tip üye bulunmaktadır. 'Numerari' (tam üyeler) hiç evlenmiyorlar, hatta Opus Dei evlerinde hep beraber yaşıyorlar. 'Süpernumerari' ise Opus Dei'ye tam üye olup evlenip, çocuk sahibi olan üyelerden oluşuyor. Bunlar yaşamlarını tarikatın evleri dışında normal bir biçimde yürütüyorlar ve aylık aidat ödüyorlar. Üyelerin % 80’ini bu grup oluşturuyor. 'Aggregati' adı verilen üçüncü tip üyeler ise evlenmedikleri halde çeşitli nedenlerle Opus Dei'in evlerinde yaşayamayacak insanlara tanınan bir üyelik biçimi. Bunların dışında 'cooperatori' adı verilen Opus Dei'in yardım ve eğitim çalışmalarına katılan gönüllüler var.

Resmen sahiplenmese de tarikatın dünya çapında belirlenebilen 15 üniversitesi, 11 ticaret koleji, 36 da ilk ve orta eğitim kurumu bulunmaktadır. Bunun dışında prestijli üniversitelere yakın kurulmuş gençlik merkezleri ve enstitüler vasıtasıyla üye edinme faaliyetlerine devam etmektedir. Dünya çapındaki faaliyetlerinin ticari büyüklüğü 3 milyar dolara yaklaşmaktadır.

Opus Dei tarikatının üyelerinden 'numerari' olanlar çok ilginç ritüeller uyguluyorlar. Bunların başında beden işkencesi geliyor. Üyeler günde 2 saat bacaklarına bir tür çivili zincir bağlıyorlar. Ayrıca haftada bir defa uyguladıkları başka bir beden işkencesi de sırtlarına ve kabalarına bir tür kamçı ile vuruyorlar.


Opus Dei tarikatı Papa II. John Paul tarafından 1982 yılında bir Toplumsal Piskoposluk olarak tanınmıştır. Bunun farkı, başındaki kişinin hükmünün bir bölgeye münhasır değil, her nerede olurlarsa takipçileri üzerinde geçerli olmasıdır. Sözkonusu kararla ayrı bir kilise de sayılmamakla birlikte, Vatikan hiyerarşisine dahil edilmiştir. Bir anlamda Opus Dei, dünyanın her yanında faaliyet gösterebilmekte, fakat Vatikan’ın yerel piskoposluklarının yetkisi dışında hareket edebilmektedir.

Opus Dei’nin 1975 yılında ölen kurucusu, azizliğin ilk mertebesi olarak önce 1992 yılında Papa tarafından kutsanmış, 2002 yılında da aziz ilan edilmiştir. Tarikat faaliyetlerine ilişkin söylentilerin kaynağı büyük ölçüde Papalıkla bu özel ilişkisidir. Papa II. John Paul’un Papa seçilmesini bu örgüte borçlu olduğu ve bunun karşılığı olarak örgüte özel statü kazandırdığı iddiaları dile getirilmektedir.

II. John Paul, 1978 yılında Papa VI. Paul’un ölümünden sonra toplanan Kardinaller Meclisi’nden hemen önce İspanya’ya tarikat merkezi’ne ziyarette bulunmuş ve Escriva’nın mezarında dua etmişti. Kardinaller Meclisi Papa olarak I. John Paul’u seçti fakat yeni papa sadece 33 gün yaşadı. Sonraki seçimde II. John Paul Papa seçildi. II. John Paul, Opus Dei’nin ikinci lideri Piskopos Alvaro del Portillo’nun ölümünde de İspanya’ya gitti ve piskoposun cenazesi önünde diz çöktü. Bu protokol sadece Kardinallere uygulanan bir protokoldü.

Papa 16'ncı Benedict'in geçen aylarda Opus Dei'nin kurucusu Escriva'nın heykelini binlerce insan önünde kutsaması büyük tartışma yaratmıştı. Tarikatın resmi web sitesinde 16. Benedict’in kurucu Escriva hakkındaki olumlu görüşlerini içeren bir yazısı yer almaktadır.

Opus Dei’ye ilişkin eleştiriler sadece Papalık’la ilişkisinden ibaret değildir. İsviçreli parlamenter ve toplum bilimci Jean Ziegler; Opus Dei kendisiyle Komünizm kadar mücadele edilmesi gereken, gizli çalışan aşırı sağcı bir harekettir. Nitekim, tarikat esas ekonomik gücünü, kurucusu papaz Escriva de Balaquer’in İspanyol diktatör Franco’ya verdiği destek karşısında aldığı ayrıcalıklarla kazanmıştır. Bununla birlikte, tarikatın bir kolunun Franco sonrası dönemle ilgili çalışmalar yaptığı da bilinmektedir. İngiliz araştırmacı Michael Walsh; Bu örgüte Opus Dei (Tanrının işi) değil Octopus Dei (Tanrının ahtapotu) denilmelidir.

Opus Dei tarikatı Latin Amerika ülkelerinde oldukça etkindir. Siyasi, bürokratik ve askeri elitler arasında ve iş çevrelerinde üyelere ve etkin bir güce sahiptir. Hatta Vatikan’ın yerel piskoposluklarını aşan bir etkinliğe sahiptir. Reagan döneminde ABD’de de etkin olmaya başlamıştır. Beyaz Saray ve Pentagon’da orta seviye bürokratlar arasında etkin olmaya başlamıştır. Clinton döneminde FBI direktörü olan Louis Freeh’ın da tarikat üyesi olduğu söylenmektedir. Kendisi bunu yalansa da kardeşinin tarikatın ABD’deki merkezlerinden birinin başında olduğu bilinmektedir.

Avrupa’da Belçika, Fransa, Almanya ve İtalya’da Opus Dei üyeleri ticaret, bankacılık ve hükümet bürokrasisinde etkin bir yere sahiptir. Opus Dei’nin Avrupa Katolik çevrelerine tanıtılması İspanyol Borbon Hanedanına akrabalık bağı bulunan önceki Kraliçe Fabiola sayesinde olmuştur. Buna rağmen 1997 yılında tarikat Belçika’da tehlikeli dini hareketler listesine dahil edilerek sıkı izlemeye alınmıştır.

Polonya gibi ağılıkla Katolik ülkelerde hükümetlerde bile yer almaktadır. Polonya’da bakanlardan biri Opus Dei üyesidir. Fransa’da Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın karısı Bernadette Chodron de Courcel güçlü bir Opus Dei sempatizanıdır. İngiltere’de devlet tarafından desteklenen birtakım dini okullar işletmektedir. Tarikatın Nijerya ve Kenya’da açtığı bazı okullar da İngiliz hükümeti tarafından desteklenmektedir. US AID, UNESCO gibi uluslar arası yardım kuruluşlarındaki etkin üyeleri sayesinde Opus Dei kendi faaliyetlerinin finanse edebilmektedir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız