Okültizm

Okültizm
Terim Latince’de “gizli, saklı” anlamındaki “occultus” sözcüğünden türetilmiş olup, “gizli ve saklı olanın bilgisi” anlamına gelir. “Gizli ve saklı olan” ifadesi hem görünmeyen aleme, hem doğaüstü denilen fenomenlere ilişkindir. Okült sözcüğü, okültizm adının sıfatı olup günümüzde “okültizm ile ilgili olan” anlamında kullanılır.

Okültiste göre gerçek görünen yüzeyin altındadır ve her zaman gözden uzaktır. Bu bilgiye ulaşmak büyü (maji), doğaüstü güçler, astroloji, spiritüalizm ve numeroloji gibi özel çalışma prensipleri ve yetenekler gerektirebilir.

Doğa, evren, insan ve evren ilişkileri ve gelecek hakkında doğaüstü yollarla ya da ezoterik tradisyonlar yoluyla edinilmiş derin bilgiler bütünü olarak tanımlanır. Okült bilgiye doğrudan ulaşılamaz. Çünkü nesnelerin görünen yüzüyle iştigal eden bilimin aksine okültizm, dünyanın ve evrenin görünmeyen yüzüyle ilgilenir.

Esasen, okültizm ve diğer metafizik ekoller şu ilkede bütünleşirler: "Görünen, görünmeyenin tezahürüdür." Her şeyin kökenindeki temel hakikat budur. Bu ilkeden hareketle "görünen"den yola çıkarak, "görünmeyen" esas güce, ana sebebe doğru uzanmaya çalışmaktadırlar.

Okültizm büyük dinler tarafından sahiplenilmeyen her türlü öğreti için kullanılabilen bir terim olagelmiştir. Fakat okültistler bunu kabul etmezler. Muhafazakar Hıristiyanlara göre okült, derin anlamda kötülük, günah, yıkıcılık ve yaşamın Şeytan’a satılmasıdır. İslam dini de özelikle büyü gibi doğaüstü arayışları hoş karşılamaz.

Günümüzde okültizm tarihte hiç olmadığı kadar karmaşık ve düzensizdir. Dinsel içerikli ama yaşayan dinlere karşı ruhçu hareketler, satanizm, kara büyü, Hinduizm’in maddeye yönelik çeşitli varyasyonları, Afrika kökenli ilkel inançlar, gizli maji ve simya cemiyetleri vb. hareketlerin hemen hepsi okültizmin karmaşık yüzünü temsil etmektedir.

Okültistler içinde en tanınmış simaların başında Antoine Fabre d'Olivet (1767- 1825) gelmektedir. Ondan etkilenen diğer ünlü okültistler, Eliphas Lévi (1810-1875) ve Alexandre Saint-Yves d'Alveydre (1842 - 1909) olmuştur. Fakat okült öğreti tarihsel olarak Paracelsus (1493-1541) ve ünlü kahin Nostradamus’a (1501-1566) kadar götürülebilir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız