Kutsal Kase

Kutsal Kase
Hristiyan mitolojisinde, Hz. İsa’nın havarileriyle yediği Son Yemek’te kullandığı kadeh olup gizemli bazı güçlere sahiptir. Önceleri iyiyken sonradan kötü olan melek Lucifer’in cehenneme atılması sırasında ondan düşen bir zümrütten meleklerce yontulmuştur. Adem’in cennetten çıkarken kaybettiği bu kupanın içinde ölümsüzlük içkisi vardır.

Joseph d’Arimathie adlı bir adam, Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesinden sonra onun kanını toplamak için bu kaseyi alır. Daha sonra, kase Britanya’ya götürülür. Joseph'in ailesinde nesilden nesile gizli olarak geçer. Kasenin bulunması Kral Arthur'un yuvarlak masa şövalyeleri için büyük bir araştırma konusu olmuştur. Kasenin gizli bir kalede balıkçı kralın (fisher king) korumasında tutulduğu söylenir.

“Graal kupası” olarak da adlandırılan kutsal kase efsanesinin kökenine ilişkin iki farklı teori mevcuttur. Birinci teoriye göre kutsal kase Kelt halk efsanelerine dayanan bir semboldür. Halk efsanelerinden özellikle gizemli güçlere sahip kazan hikayesi ile kutsal kase hikayeleri arasındaki bazı benzerlikler bu teoriye güç vermektedir. Diğer teori ise kutsal kasenin tamamiyle bir Hristiyan sembolü olduğu yönündedir.

Yakınlarda ortaya atılan bazı teorilere göre "kutsal kase” aslinda bir kap degil, Son Yemek’te Hz. İsa’nın yanında oturan Magdala’lı Meryem’in Hz. İsa ile bir araya gelmesini temsil eden soyut bir sembol olduğu iddia edilmektedir. Buna göre kutsal kasenin sembolize ettiği şey Hz. İsa’nın devam eden soyudur. Fransa’da hüküm sürmüş olan Merovenj hanedanının bu soyun temsilcileri olduğuna inanılmaktadır. Nitekim eski Fransızca’daki “sangreal” kelimesi san(kutsal) ve greal(kase) olarak ikiye bölünebileceği gibi “sang real” (gerçek kan) olarak da bölünebilir. Sang real aynı zamanda soylu kan, krallık kanı anlamlarını da taşımaktadır..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız