HAARP

HAARP
High Frequency Active Auroral Research Program – Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı. HAARP, ABD tarafından iyonesferdeki süreçlerin “iletişim ve gözetim” teknolojilerinin performansı üzerindeki olası etkileri anlamak, simüle etmek ve kontrol etmek üzere başlatılmış bir programdır. Fikir,
Sırp asıllı Amerikan bilimadamı Nikola Tesla’ya aittir. ABD Hava Kuvvetleri ve Donanması ile Alaska Üniversitesi tarafından desteklenmektedir. Bunun dışında 13 üniversite daha, çeşitli şekillerde projede rol almaktadır. Merkezi Alaska’da olan ve 1993 yılında başlayan projenin öngörülen ömrü yirmi yıldır.

HAARP araştırma merkezinde yüksek frekansta radyo sinyali yayımlayabilen toplam 48 adet anten bulunmaktadır. Projenin bir sonraki adımı olarak 180 antenden kurulu bir sistem inşa edilmiş, ama ileticiler henüz bitirilmemiştir.

Iyonesfer Araştırma Aracı (IRI- Ionospheric Research Instrument) HAARP’ın başlıca araştırma aracıdır. Yüksek frekanslı ileticilerle iyonosferin yapısı geçici olarak değiştirilmektedir. Daha sonra bu değiştirilmiş alan üzerine yapılan araştırmalarla doğal iyonosfer süreçleri hakkında bilgi edinilmesi amaçlanmaktadır.

İyonosfer deneyleri sırasında iletici sistemi ile üretilen sinyal, anten dizisine gönderilmekte ve yukarı yönlü yansıtılmaktadır. Bu sinyal, frekansının yüksekliğine göre yerden 100-350 km arasında bir yükseklikte emilmekte ve kalınlığı birkaç yüz metreyi, çapı ise 30-40 kilometreyi bulan bir disk oluşturulmaktadır. Yüksek frekanslı bu sinyalin yoğunluğu çok düşük olmakla birlikte merkezdeki hassas aletlerle algılanabilmektedir. Bu deneylerle plazma dinamiği ve güneş sistemindeki etkileşimler hakkında bilgiler edinilmektedir.

Elektromanyetik dalgalarla birçok deneyin yapıldığı bu alan uçaklar için tehlikelidir. Bu yüzden HAARP merkezinde uçak uyarı sistemi kurulmuş olup, bir uçağın yaklaşması durumunda antenler otomatik olarak faaliyetlerini durdurmaktadır.

Proje askeri ve bilimsel yanında ticari ilgiye de maruz kalmaktadır. Çünkü pek iletişim ve yön bulma sistemi, dalgaların iyonosferden yansıtılması veya uydularda olduğu gibi minimum kayıpla geçirilmesi esasıyla çalışmaktadır.

HAARP projesi ile ilgili pek çok komplo teorisi üretilmiştir. Kurulduktan daha birkaç yıl geçmeden antenlerin silah olarak kullanılabileceği fikri ortaya atılmıştır. Bazı bilimadamları HAARP’ın diğer ülkelerin hava taşıtlarını yoketmek için, veya gezegen üzerindeki iletişimi felç etmek için tasarlanmış olabileceğini fikrini ortaya attılar.

Şüpheleri artıran bir unsur da, HAARP’ın kurulmasına giden yoldaki fikirlerden bazılarında imzası bulunan bilimadamlarından Bernard Eastlund idi. Eastlund yüksek frekanslı radyo dalgalarıyla iyonosferdeki elektron ve iyonların aktif hale geçirerek füze saldırılarını etkisiz hale getirmeyi önermiş, bu fikir bir süre Pentagon tarafından itibar görmüştü. HAARP’ın kurucuları ise Eastlund’un fikirlerinin projede yer almadığını açıklamışlardır.

Bazı bilimadamlarının bu türden erken uyarıları daha sonra dünya çapında bir karşı harekete neden oldu. 1995 yılında Nick Begich, “Melekler Oyun Oynamaz: Tesla Teknolojisindeki Gelişmeler“ isimli kitabını yayımladı. Kitabında projenin bu haliyle bile jeofizik bir savaşta silah olarak kullanılabileceğini öne sürüyordu.

Bundan sonraki süreçte HAARP’ın nükleer bombaya eşdeğer bir enerji kütlesi oluşturabileceği, depremlere yol açabileceği, hava durumunu değiştirebileceği, zihin kontrolünde kullanılabileceği ve tüm küresel iletişimi durdurabileceği gibi fikirler ortaya atıldı.

Bu endişelere destek verir tarzda bir gelişme ise 2002 Ağustos’unda Rusya’da yaşandı. Duma tarafından hazırlanan ve Vladimir Putin’e sunulan bir raporda şöyle denmekteydi: “ABD, yüksek frekanslı dalgalarla dünya atmosferini etkileyebilecek yeni jeofizik silahlar geliştirmektedir. Bu gelişmenin bir benzeri kılıçtan ateşli silahlara, veya konvansiyonelden nükleer silahlara geçiş olarak düşünülebilir.” Fakat öte yandan Rusya’nın da HAARP kadar güçlü bir iyonosfer ısıtıcısı bulunmaktadır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız