Gülhaç Tarikatı

Gülhaç Tarikatı
Gül ve Haç, Rosenkreuz, Rosicrucia, veya Rosecroix olarak da ifade edilebilmektedir. Gülhaç tarikatı, varlığı 17. yüzyılda günışığına çıkan ezoterik bir cemiyettir. Hermetik bir karaktere sahip olan Gülhaç tarikatı, eski ve yeni takipçileri tarafından insanlığın ruhi gelişimi için yol gösteren gizli üstatların okulu olarak görülmüştür. Sıradan insanlarla karşılaştırıldığında bu üstatlar yarı-tanrısal özelliklere sahiptir.

Bugün, Gülhaç araştırmaları amacıyla oluşturulmuş birçok topluluk bulunmaktadır. Pek çok araştırmacıya göre modern Gülhaççıların 17. yüzyılda Gül Haç Kardeşliği ile organik bir bağlantısı bulunmamaktadır. Hatta bazıları 17. yüzyıldaki Gülhaç kardeşliği olgusunu edebi bir oyun veya aldatmaca olarak görmektedir.

Her şeye rağmen Gülhaç, Avrupa gizemci geleneğinde önemli bir yer tutmaktadır. Kendinden sonra pek çok akıma kaynaklık etmiştir. Sembolü de adı gibi gül ve haç olan Gülhaçlıların birbirini selamlamaları “Haçında güller açsın” şeklindedir.

Ayrıca, Gülhaççıların, Hz. İsa’nın hayatı hakkında kurumsal Hristiyanlığın reddettiği ve kadınları da ön plana çıkaran bir hikaye anlattıklarına inanılır.

17. yüzyılda Gülhaç Tarikatının ortaya çıkması bazı manifestolar sayesinde olmuştur. İsimsiz olarak basılan Gülhaç manifestoları şunlardı: Fama Fratertinatis (1614), Confessio Fratertinatis (1615), Hristiyan Gülhaçların Kimyasal Kardeşliği (1616).

Bu manifestolarda C.R.C. (üçüncü manifestoda Hristiyan Gül Haç olduğu belirtilecekti) adı verilen Alman bir hacının Ortadoğu’da çeşitli okült üstadlardan eğitim aldıktan sonra Gülhaç tarikatını kurması anlatılmaktadır. Amacı insanlığın evrensel reformasyonudur. C.R.C.’nin yaşadığı dönemde tarikatın üye sayısı ancak 8’e ulaşabilmiştir. 15. yüzyılda öldüğünde tarikat da, 17. yüzyılda yeniden ortaya çıkıncaya dek ortadan kaybolmuştur.

Hepsi zamanın hermetik ve simyasal metinlerindeki sembolizmle yazılmış bu manifestolarda Gülhaç’ın (C.R.C.) doğum ve ölüm tarihleri verilmemektedir. Fakat ikinci manifestoda “Hristiyan babamız”ın doğum günü olarak 1378 yılı verilmektedir. 106 yıl yaşadığı da söylenen bu kişinin 1484’te öldüğü hesaplanabilir. Bu durumda tarikatın kuruluşu da kabaca 1407’de gerçekleşmiş kabul edilmektedir. Çoğu okültist bu rakamları olduğu gibi değil sembolik olarak almaktadır.

Gülhaç ve Mason nitelikli “Altın ve Gül Haç Cemiyeti” tarafından ortaya atılan bir 18. yüzyıl teorisine göre, Gülhaç tarikatı M.S. 46 yılında İskenderiye’li gonstik Ormus tarafından kurulmuştur. Ormus ve 6 müridi, Hz. İsa’nın havarilerinden Markos tarafından Hristiyan yapılmıştır. Mısır ezoterizmi ile Hristiyan teolojisinin bu bileşiminden Gülhaç hareketi doğmuştur. Bu teoriye 14. yüzyıldaki Gülhaç, tarikatın kurucusu değil üstadlarından biridir.

Emile Dantinne (1884-1969), bir İslam bağlantısından sözetmektedir. Hac yolculuğuna 16 yaşında başlayan Gülhaç Arabistan, Mısır ve Fas’a gitmiş ve buradaki üstadlardan evrensel bilgiyi edinmiştir.

Dantinne özellikle 900’lü yıllarda Basra’da kurulan İhvan-ı Safa kardeşliğine büyük önem atfetmekte, ve Gülhaç’ın, sırlarının büyük çoğunluğunu Neo-Eflatuncu bu gruptan aldığını iddia etmektedir. Bir başka teoriye göre, Gülhaç, bütün üyeleri pagan-Hristiyan bileşimi inançları nedeniyle Alman prens Conrad tarafından öldürülen Germelschausen adlı Alman bir asilzade ailenin kurtulan tek üyesidir.

Günümüzde manifestolarda serdedilen görüşlerin karmaşıklığı ve öznelliği nedeniyle, Gülhaç tarikatı hakkında pek çok bakış açısı bulunmaktadır. Kimi olduğu gibi kabul ederken, kimi derin anlamları olan hikayeler, kimi de edebi bir şaka olarak görmektedir. Gülhaç’ın tarihi figür Francis Bacon’un takma adı olduğunu düşünenler de vardır.

Manifestolar 17. yüzyılın ilk yarısında yayınlandığında Avrupa genelinde bir heyecana neden olmuşlardı. Çünkü bu metinler Avrupa’da faal bir gizli örgütün varlığını faş ediyor ve örgütün üstadlarının Avrupa genelinde sanatta, bilimde, dinde ve siyasette bir dönüşüm hazırladıklarını söylüyordu. Bu manifestoların ardından pek çok lehte veya aleyhte şerhler yayınlanmıştır. 1614-1620 arasındaki 6 yıllık dönemde konuyla ilgili 400’e yakın yayın yapılmıştı. 1622 yılında Paris duvarlarında birkaç gün arayla görülen iki afiş heyacanı doruğa çıkarmıştır. İlkinde “Biz Gül-Haç Yüksek Konseyinin Üyeleri görünür ve görünmez bir şekilde bu şehirdeyiz” yazıyordu. İkincisi ise “Müridin gerçek arzularına eşlik eden düşünceler bizi ona, onu bize getirecektir”cümlesiyle bitiyordu.

Johanna Valentin Andreae (1586-1654), otobiyografisinde, üçüncü manifestoyu kendisinin yazdığını iddia etmiştir. Daha sonra bunu eğlence amacıyla yazdığını da eklemiştir. Fakat üçüncü manifesto da takipçileri tarafından halen geçerli sayılmaktadır.

Gülhaç metinlerinin yazarları genelde Lutherci yaklaşımı destekliyor görünmekle birlikte, ikisi arasındaki ilişkinin niteliği belli değildir. Martin Luther’in sembolünün açmış bir gül üzerindeki haç olması dikkat çekicidir. Gülhaç manifestoları da Katolikliğin bazı uygulamalarına karşı çıkmışlardır.

Jean Pierre Bayard’a göre, 18. yüzyıl sonlarında Gülhaç’dan esinlenen iki Mason riti ortaya çıktı. Bunlardan ilki Orta Avrupa’da yayılan ve bünyesinde Hristiyan grup “Altın ve Gül Haç” üyelerinin oldukça yoğun olduğu Düzeltilmiş İskoç Riti, diğeri de Fransa’da kurulmuş ve 18. derecesi “Gül Haç Şovalyesi” olan Antik ve Kabul Edilmiş İskoç Riti’dir. Bunlar dışında Gülhaç tarikatı etkisiyle Hermetik ve simyasal niteliklere sahip başka ritler de ortaya çıkmıştır.

19. yüzyılın ikinci yarısı ve 20. yüzyılın başlarında birçok grup kendini Gülhaç olarak vasıflandırdı. Hemen hepsi Gülhaç geleneğinin hakiki temsilcileri olduğunu öne sürdü. Kendilerini Gülhaç geleneğiyle ile ilişkilendiren gruplar iki sınıfa ayrılabilir. Birincisi ezoterik hristiyan tarikatlar, ikincisi ise Mason benzeri gruplardır. İki akım arasında organik bir bağlantı yoktur.

Ezoterik Hristiyan akım, Gülhaç tarikatında rönesansı temsil etmektedir ve tüm dünyayı dindeki yeni evreye hazırlama misyonuna sahiptir. Dünyanın sonunda Kova Çağına gireceği önümüzdeki altı yüzyıl boyunca devam edecek bu süreçte amaç insanları iç dünyalar ve enerjiler konusunda bilinçlendirmektir.

Masonluk benzeri gruplar ise kendilerini 15.-17. yüzyıllar arasında yaratılmış olan simyasal ve hermetik bilginin mirasçıları olarak görmektedirler, ve silsilelerini İngiltere, Fransa ve Mısır’daki ilk Gülhaç localarına dayandırmaktadırlar. İnisiyatik ve hiyerarşik bir yapıya sahiptirler. Bu tür gruplara aşağıdakiler örnek gösterilebilir:

Gül Haç Kardeşliği, (Fraternitas Rosae Crucis) 1861
İngiliz Gülhaç Topluluğu, (Societas Rosicruciana in Anglia) 1866
Altın Şafak Hermetik Tarikatı (Hermetic Order of the Golden Dawn) 1888
Gül Haç Tapınağı Tarikatı (Order of the Temple of the Rosy Cross) 1912
Antik Mistik Gül Haç Tarikatı (Ancient Mystical Order Rosae Crucis) 1915
Gül Haç Tarikatı (Rose Cross Order / Orden Rosacruz) 1988
Gül Haç Kardeşliği (Confraternity of the Rose Cross,) 1996
Sodalitas Rosae Crucis (S.R.C.) et Solis Alati (S.S.A.), 2002/3
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız