George Ivanovich Gurdjieff

George Ivanovich Gurdjieff
George Ivanovich Gurdjieff, 1866 yılında Kafkasya'da fakir Rum bir babadan ve Ermeni bir anadan doğdu. Çocukluğu Kars'ta geçti, 1949 yılında Paris'te öldüğünde dünyaca ünlü bir mistik idi.

İlk önceleri mistik dans eğitmeni olarak ismini duyuran Gurdjieff, Peter D. Ouspensky, Thomas de Hartmann ve John G. Bennet gibi ünlü öğrenciler ve takipçiler edindi. Kendi tecrübelerinden ve erken dönem seyahatlerinden edindiği antik dinlere ve kadim hikmete ilişkin öğretileri, batıya getirdiğini iddia etti. Düşüncesinin özü, kitaplarından üçüncü diziye verdiği başlıkta özetlenmiştir aslında: Hayat Ancak “Ben Olduğumda” Gerçektir (Life is Real Only Then, When “I Am”). Çünkü onun öğretisi kişisel ve evrensel mutluluk için kişisel farkındalık üzerine bina edilmişti.

Gurdjieff sistemini kurmadan önce bir gezgin olarak Hindistan, Tibet, Orta Asya, Anadolu, Orta-Doğu ve Mısır’ı kapsayan ve 20 yıl süren bir arayış yolculuğuna çıkmıştı. Bu seyahattan sonra 1913 yılında Moskova’ya, oradan da St. Petersburg’a giden Gurdjieff burada eğitim vermeye başladı. Bolşevik devriminden sonra anavatanı Ermenistan’a döndü, 1919 yılında buradan Tiflis’e geçmek zorunda kaldı. Orada da düzenin değişmesi üzerine 1920’de öğrencileri ile birlikte Batum’a kadar yürüyerek deniz yoluyla İstanbul’a ulaştı. İstanbul’da Galata Kulesi civarında kiraladığı bir apartmanda bir yıl kadar yaşadıktan sonra Avrupa’ya geçti. 1922’de Paris’te Uyumlu İnsani Gelişim Enstitüsü’nü kurdu. Kendi alanında pek çok insana ders verdikten sonra 1949 yılında Paris’te öldü.

Gurdjieff, hayat hikayesini içeren "Olağan Üstü İnsanlarla Görüşmeler"kitabında başından geçen bazı fantastik olayları anlatmıştır. Bazı taraftarları bu olayları mecazi olarak alınması gerektiğini aktarmışlardır. Örneğin, Mısırın kumlar öncesi kadim haritasının eline geçtiğini ve bununla Mısır'da keşifler yaptığını, at üstünde gözleri bağlı olarak getirildiği Pamir dağlarında varlığı saklanan kadim ezoterik bir merkeze girdiğini, Gobi çöllerinde kayıp bir uygarlığın kalıntılarını bulmaya çalışan başarısız bir keşif ekibine katıldığını anlatmıştır. Ayrıca, bu gezileri sırasında bazı kadim ezoterik okullara girdiğini iddia etmiştir. Anlattığına göre bu arayışta yalnız değildi ve kendilerine "Hakikati Arayanlar" diyen bir grubun bir üyesiydi. Bu grubun amacı çeşitli kadim öğretilerden bilgi kırıntıları toplamaktı.

En ünlü öğrencisi matematikçi Peter D. Ouspensky 1915 yılında Gurdjieff'le tanıştığında, RusyaBirinci Dünya Savaşına girmek üzereydi. Dokuz yıllık beraberlikleri olaylı geçti. İstanbul'a birlikte göçmüşlerdi. Bir süre sonra Batıya iltica ederek 1922 yılında Fransa'da okulunu kurduğunda da Ouspensky onunla birlikteydi. Bütün bu olayları Ouspensky "Mucizeler Peşinde Bir Arayış, Bilinmeyen bir Öğretinin Parçaları" kitabında aktarmıştır.

Gurdjieff etrafındaki insanlar üzerine güçlü bir etki bırakmıştır. Birçok Batılının Sufizmi anlamasına ve benimsemesine yol açmıştır. Gurdjieff'in Modern okültizmdeki yeri bir sır açıklayıcısı olarak yaşayacaktır.

Asıl öğretileri sözlüdür ve öğretmen öğrenci ilişkisine dayanır. Yazılı eserleri üç seri şeklinde yayınlanmıştır: Bunları bazı dizilere bölmüştü: İlk dizi "Beelzebub'un Torununa anlattığı Masallar", bin sayfaya aşkın fantastik bir felsefi romandır. İkinci dizi "Olağandışı İnsanlarla Görüşmeler" ise Gudjieff'in yaşam öyküsüdür. Üçüncü dizi ise "Hayat Ancak 'Ben Olduğumda' Gerçektir" (Life is Real Only Then, When “I Am”) adlı eserlerdir.

Gurdjieff'in öğretileri dünyanın çeşitli merkezlerinde özel olarak yetiştirdiği kişiler tarafından halen yürütülmektedir. Antik Enegram öğretisini modern dünyaya ilk duyuran G.I. Gurdjieff ve öğrencisi Rus felsefeci Peter D. Ouspensky’dir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız