Fatımiler

Fatımiler
Afrika'nın kuzeyinde büyük bir Müslüman İsmaili Şiî devleti kurmuş olan soyun adıdır. Fatımîler, soylarının Hz. Muhammed'in kızı Fatımat-üz Zehra'dan geldiğini iddia ederler. İsmaililer, 9. yüzyılda geniş bir propaganda faaliyetine giriştiler. İran, Irak, Yemen ve Kuzey Afrika’da faaliyet gösteren “dai” adı verilen misyoner ajanlar, Mağrib’deki Berberi kabileler arasında da taraftar edindiler. İsmaili hareketi tehlikeli bir hal aldığından, Bağdat’taki Abbasi halifesi önlem almak istedi. İsmaili reisi Ebu Muhammed Ubeydullah’ı sıkıştırınca Mısır’a kaçtı.

Ubeydullah, Mısır’dan Mağrib’deki Sicilmase şehrine geçti. Şehrin hakimi Ziyadetullah el-Yera, Ubeydullah’ı huzursuzluk çıkarmaması için yakalatıp, hapsettirdi. Bunun üzerine, dailer kuvvetli bir propagandaya girişip, isyan ettiler ve Ağlebi Devletine son verdiler. Ubeydullah’ı hapisten kurtarıp, El-Mehdi lakabını ve Emirü’l-Mü’minin ünvanını verip tahta geçirdiler. Böylece Karmatiler yanında ikinci bir İsmaili devleti kurulmuş oldu.

İlk önce başkentleri Tunus’ta kurdukları Mehdiye şehriydi. Mısır’a yaptıkları bir dizi sefer sonunda 969 yılında İhşidler hanedanını yıkarak burayı tamamen ele geçirdiler. Başkentlerini de Kahire olarak belirlediler. Hicaz ve Batı Arabistan Fatımilerin eline geçti. Suriye’de Karmatilerin direnişiyle karşılaştılar. Fakat çetin mücadelelerden sonra Şam’ı ele geçirip, sınırlarını genişlettiler ve Karmatiler üzerindeki egemenliklerini yenilediler.

Fatımi toprakları Afrika'nın kuzeyinden Hicaz'a kadar olan ülkeleri, Suriye, Mekke, Medine, Malta ve Sicilya'yı içine alacak kadar genişlemiştir. Fatimîler, 1171 yılında Selahaddin Eyyubî tarafından ortadan kaldırılmışlardır.

Fatımiler zaman zaman Abbasi halifelerine ve Selçuklulara karşı Hıristiyanlarla birleşerek Müslümanlar aleyhine ittifak kurmuşlardır. Kurdukları medreselerde, İsmaili dailer yetiştirmişler ve İslam dünyasının her tarafına göndermişlerdir. Özellikle Kayrevan ve El-Ezher medreseleri bu gayelerine hizmet etmiştir.

Fatımi desteğiyle İsmaililik ve Batınilik İslam dünyasının her tarafında gizli olarak varlığını sürdürmüştür. Hatta ünlü Haşhaşi hareketinin kurucusu Hasan Sabbah’ın dailer tarafından harekete kazandırıldığı ve hatta Mısır’a giderek bir süre eğitim aldığı kaynaklarda yer almaktadır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız