Hüseyin velioğlu kimdir

Hüseyin velioğlu kimdir

“Hazere’nin, Favlus’un, Saro’nun, Melküm’ün çocuklarının İslamiyet aşkı nereden geliyor…”


Türkiye’nin bugününü anlayabilmek için geçmişine bakmak lazım diyen büyüklerimi biraz tebessüm havasında dinlediğim günler geldi aklıma…

İnsan bazen aklına bazen de önüne gelen bilgilere şaşırır.

Düşer şaşkınlık vadisine…

Türkiye’nin bugününü anlayabilmek için geçmişine bakmak lazım diyen bir dostuma hafif tebessüm ederek sormuştum. Tamam, da efendim hangi yıllarına bakalım. Dostum hiç düşünmeden cevap vermişti. Üzerinde kafa yorduğun, anlamaya çalıştığın olaya bağlı.

Üzerinde kafa yorduğum konular geldi aklıma.

Aklım alabora oldu.

Bu akıl ne ilginç bu hafıza ne müthiş bir yaratılış mucizesi.

1979 yılında Batman’da Petrol İş Sendikasının Şube Başkanı olmak isteyen Durmaz PKK’nın adayı karşısında seçimi kaybeder.

O yıllarda Batman’da Temel Cingöz yüzbaşı olarak bulunuyordu. Durmaz ile Cingöz dostluğu ya da tanışıklığı böylece başladı.

Bülent Orakoğlu yıllar sonra 1991 yılında Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Temel Cingöz’ün yanında sık sık gördüğü kişinin kimliğini anlayınca şok olacaktı.

Batman’ın Gercüş ilçesinin Asliye Hukuk Mahkemesinin 08 Temmuz 1981 gün ve 1981/65–198178 doya numaralı kararı ile bir adam Durmaz olan soyadını değiştirdi.

Ve evlendi. Bu evlilikle nüfuz ve saygınlık kazandı. Evlendiği kadının abisi İslami Hareket Örgütü’nün önemli kararlarının alındığı ve örgütün beyin takımının bulunduğu şurasında yer alıyordu.

İslami Hareket Örgütü adını Çetin Emeç ve Turan Dursun’u öldürerek duyurdu. 7 Mart 1990’da Suadiye’de ki evinin önünde saldırıya uğrayan Çetin Emeç öldürüldüğünde 55 yaşındaydı. Haftalık yazı yazarken günlük yazlar yazmaya Erol Simavi tarafından ikna edilmişti. Rahmi Turan’a bıraktığı Genel Yayın Yönetmenliği koltuğunu Mayıs’ta tekrar devralmayı bekliyordu. İslami Hareket Örgütü’nün hazırladığı ölüm listesinde adı vardı. Örgüt bir yazısında başörtülülere “Karafatma” diyen Emeç’i kara listeye almıştı.

Çetin Emeç’in asistanı Nebahat Ercan yıllar sonra konuyla ilgili 14 Şubat 2010 tarihinde Sanem Altan’a konuşurken yetkililerin her defasında şu soruyu sorduklarını açıklıyordu:‘Haberleri kimden alıyordu, kimlerle ilişkisi vardı, Ortadoğu haberlerinin kaynağı kimdi? Anlaşılan o ki birileri Emeç’in Ortadoğu ile ilgili yazılarından rahatsız olmuştu. Ya da bu yazıların 2000 yıllardaki yol haritalarına bir çelme olacağını hesap etmişlerdi.

Dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Emeç’lerin evine taziyeye gittiğinde ‘Olay burada mı oldu, gazetenin önünde mi?’diye sorarken aslında meseleye bakışının kodlarını da açık etmiş olmuştu. Cinayetten beş gün sonra Erol Simavi’nin karısı tarafından Emeç’in oğlu Mehmet’in doğum günü dolayısıyla hediye edilen güneş gözlüğünün anlamını Emeç ailesi bugün dahi çözebilmiş değil.

İslami Hareket Örgütü’nün şurasında yer alan ve kardeşi Durmaz soyadı 1981 yılında değiştiren adamla evli olan İhsan Deniz kamuoyunun yakından tanığı ama hayat ayrıntıda gizlidir sözünün anlamından uzak tanıdığı bir isim.

İhsan Deniz’in yani İslami Hareket Örgütü’nün liderinin annesinin adı Hazere, anneanesinin ismi Favlus, Dedesinin ismi Saro, Halasının ismi Kumri, Peyruze Anne tarafından akrabaları ise esaslı misyonerdir.

Fotoğrafın bu yüzünü gören nasıl bir cümle kurar merak ediyorum.

İhsan Deniz’in kız kardeşi Hüseyin Durmaz’la yani kamuoyunun domuz bağı ve mezar evlerle tanıdığı Hizbullah’ın lideri Hüseyin Velioğlu’yla evli.

Hüseyin Velioğlu’nun dedesinin annesinin ismi Nure, abisinin çocuklarının ismi Helen, Juan.

Hüseyin Velioğlu’nun yerine Hizbullah’ın liderliğine getirilen ve şu an arananlar listesinde ilk sırada bulunan, şimdilik el altında bekletilen İsa Altsoy’un dedesinin ismi Melküm, Babaannesini ismi Mecme’dir.

Bu akrabalık ilişkilerine bakan ya da bu fotoğrafı gören kişi ve kurumlar nasıl olurda böyle bir örgütün yaptığı eylemlerden yola çıkarak Türkiye’nin ana damarı olan din ve dindarlığı suçlu olarak görürler.

Bu tür vahşi cinayetleri işleyenlerin ve din, dindarlara havale edenlerinden akrabalarının isimlerine bakmadan önce geldiğini yola bakmak lazım.

Hüseyin Durmaz, soyadını 1981 yılında Velioğlu, yaparak çıktığı yolun bu kadar kanlı olabileceğini düşündü mü? Birde soruyu şöyle sormak lazım Velioğlu’nu ve Deniz’i yetiştirenler bugün boş duruyorlar mı? Yazıoğlu’nun tabiriyle “Hangi tarlayı sürüyorlar?” Hazere, Favlus, Saro, Kumri, Peyruze,Nure,Helen,Mecme bu isimlerin görevi bu kadroyu yetiştirmek ve Türkiye’yi hep sorunlu tutmak mı? Bu ailelerin kutsal görevi bu mu?



Sadettin Tantan, İçişleri Bakanlığı döneminde Tapınak Şövalyeleri’ne bakmak lazım derken nasıl bir perdeyi aralamak istemişti.



Bu cümleyi söyledikten sonra nasıl savrulmuştu siyaset dışına.



Türkiye’nin derin devleti ve kozmik odası üzerine esaslı yazılar yazmak güzel. Ama Tapınak Şövalyelerini bu kadar hafife almak ise büyük bir saflık oluyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Videolarımız